İngiltere’de başbakanlık görevini Keir Starmer’dan devralan Burnham, ülke ekonomisini yeniden sanayileştirmeyi ve karar alma yetkisini yerel yönetimlere devretmeyi hedefleyen kapsamlı bir ekonomik dönüşüm programını duyurdu. Yeni hükümet, ilk adım olarak enerji faturalarındaki Katma Değer Vergisi’ni (KDV) geçici süreyle sıfırlayarak hem hane halkını rahatlatmayı hem de enflasyonu aşağı çekmeyi amaçlıyor.
Enerji Faturalarında Vergi Altı Ay Kaldırılıyor
Burnham hükümeti, 1 Ekim’den itibaren enerji faturalarına uygulanan yüzde 5’lik KDV’yi altı aylığına kaldıracak. Düzenleme sayesinde her hanenin yıllık ortalama 45 sterlin tasarruf etmesi beklenirken, uygulamanın enflasyonu yaklaşık 0,1 puan aşağı çekebileceği öngörülüyor.
Hükümet, bu adımla artan yaşam maliyetlerinin vatandaşlar üzerindeki etkisini hafifletmeyi hedeflerken, ekonomik güveni de güçlendirmeyi planlıyor.
Yeniden Sanayileşme Hedefi Öne Çıkıyor
Göreve başlamasının ardından yaptığı ilk konuşmada Burnham, İngiltere’nin uzun yıllardır sanayisizleşmenin etkilerini yaşadığını belirterek yeni dönemde üretim odaklı bir ekonomik model uygulanacağını söyledi.
1980’li yıllarda ekonomik ve siyasi yapıda yapılan değişikliklerin ülkenin birçok bölgesini olumsuz etkilediğini ifade eden Burnham, kamu alımlarının İngiliz sanayisini desteklemek amacıyla kullanılacağını ve yıl içinde ülkenin gelecek 10 yılına yön verecek kapsamlı bir ekonomik plan açıklayacağını duyurdu.
“Manchesterism” Modeli Ülke Genelinde Uygulanacak
Ekonomi uzmanlarına göre Burnham’ın programının merkezinde, Manchester Belediye Başkanlığı döneminde uyguladığı yerel kalkınma modeli yer alıyor.
“Manchesterism” olarak adlandırılan bu yaklaşım, ekonomik kararların Londra merkezinden çıkarılarak yerel yönetimlere devredilmesini, bölgelerin kendi kalkınma stratejilerini oluşturmasını ve üretim kapasitesinin artırılmasını hedefliyor. Modelde yalnızca ekonomik büyüme değil, daha dengeli ve sürdürülebilir kalkınma anlayışı ön plana çıkıyor.
Mali Kaynak Sorunu Hükümeti Zorluyor
Yeni hükümetin en önemli sınavlarından biri ise dönüşüm programının finansmanı olacak. Burnham, çalışanların vergilerini artırmama ve yaşam maliyetlerini düşürme sözünü korurken, aynı zamanda savunma harcamalarını yükseltmeyi, kamu yatırımlarını genişletmeyi ve sosyal destekleri artırmayı planlıyor.
Bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için yeni gelir kaynaklarının oluşturulması ve bazı bütçe kalemlerinde yeniden düzenlemeye gidilmesi bekleniyor. Burnham ise mali disiplin kurallarına bağlı kalacaklarını vurgulayarak bütçe yönetiminde temkinli hareket edeceklerini belirtti.
Resolution Foundation’dan Bütçe Uyarısı
İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Resolution Foundation, hükümetin mali hareket alanının önemli ölçüde daraldığına dikkat çekti.
Kuruluşun değerlendirmesine göre, bütçe kuralları kapsamında kullanılabilecek mali esneklik 23,6 milyar sterlinden yaklaşık 10 milyar sterline geriledi. Bu nedenle hükümetin yeni harcama programlarını finanse etmekte zorlanabileceği ve ilave kaynak oluşturmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.
IMF Kamu Harcamalarında Temkinli Olunmasını İstedi
Uluslararası Para Fonu (IMF) da İngiltere’nin bütçe görünümüne ilişkin değerlendirmesinde kamu harcamalarını artıracak geniş bir mali alan bulunmadığını vurguladı.
Fon, enerji desteklerinin diğer harcama kalemlerinde yapılacak tasarruflarla dengelenmesi gerektiğini belirtirken, yeni mali yükümlülükler karşısında ihtiyatlı bütçe politikalarının önemine işaret etti.
Enerji Fiyatları Enflasyon Riskini Artırabilir
IMF tahminlerine göre İngiltere ekonomisinde büyümenin 2025’te yüzde 1,4 seviyesinden 2026 yılında yüzde 1’e gerilemesi bekleniyor.
Özellikle Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını artırması halinde enflasyonun yeniden hız kazanabileceği belirtiliyor. Böyle bir gelişmenin İngiltere Merkez Bankası’nın faiz indirimleri konusunda hareket alanını daraltabileceği ve ekonomik toparlanma sürecini zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.