Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından Bursa’nın İnegöl ilçesinde düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı’nda iklim kriziyle mücadelede yerel yönetimlerin üstleneceği rol masaya yatırıldı. Konferansta konuşan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iklim krizinin etkilerine karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini belirterek, sanayide enerji tüketiminin azaltılması, tarımda suyun verimli kullanılması ve düşük karbonlu ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Konferansa Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi, Azerbaycan ve Gürcistan Ülke Direktörü Mariam A. Khan ile çok sayıda belediye başkanı, akademisyen, kamu kurumu temsilcisi ve sivil toplum kuruluşu katıldı. Programda iklim krizi, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefleri doğrultusunda yerel yönetimlerin sorumlulukları ele alındı.
İklim Krizinin Etkileri Giderek Artıyor
Konuşmasında iklim değişikliğinin uzun yıllardır dünyanın gündeminde bulunduğunu hatırlatan Dr. Cemil Tugay, 1970’li yıllardan itibaren kuraklık, orman yangınları, düzensiz yağışlar ve tarımsal üretimde yaşanan sorunların iklim krizinin somut sonuçları olarak görülmeye başlandığını söyledi.
Sanayi Devrimi sonrasında artan fosil yakıt kullanımının karbon salımını hızla yükselttiğini ifade eden Tugay, yaşam standartlarını artıran sanayileşmenin çevresel maliyetinin ise çok geç fark edildiğini belirtti. İklim krizinin ciddiyetinin zaman içinde daha iyi anlaşıldığını dile getiren Tugay, kamu kurumları ve tüm paydaşların ortak anlayışla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Yerel Eylem Planları Ön Plana Çıkıyor
İklim değişikliğiyle mücadelede yerel çözümlerin önemine değinen Tugay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak yerel COP toplantılarının ülke genelinde yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi.
Her kentin farklı ihtiyaçları ve çevresel sorunları bulunduğunu belirten Tugay, bu nedenle şehir bazlı eylem planlarının hazırlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Dünyanın ortak bir ekosistem olduğuna dikkat çeken Tugay, yalnızca belirli ülkelerin önlem almasının yeterli olmayacağını, en fazla karbon salımına neden olan ülkelerin daha büyük sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ancak tüm ülkelerin mücadeleye katkı sunmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
Bireysel Katkının Önemi Vurgulandı
İklim krizine karşı bireysel sorumluluğun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Tugay, herkesin günlük yaşamında yapacağı küçük değişikliklerin büyük çevresel kazanımlar sağlayabileceğini söyledi.
Enerji verimliliğinin karbon emisyonlarını azaltmada önemli bir araç olduğunu ifade eden Tugay, elektrik tüketiminin basit tasarruf yöntemleriyle düşürülebileceğini belirtti. Ayrıca doğanın, bitkilerin ve tüm canlıların korunmasının insan yaşamıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
İzmir’de hayata geçirilen ikinci el pazarlarını örnek gösteren Tugay, kullanılmayan eşyaların yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem israfı önlediğini hem de sürdürülebilir tüketimi desteklediğini ifade ederek, bu uygulamayla ihtiyaç sahiplerinin de desteklendiğini kaydetti.
Sanayi, Tarım Ve Ulaşımda Sürdürülebilirlik Öne Çıkıyor
Konuşmasında sanayi, tarım ve ulaşım alanlarında uygulanacak çevreci politikaların önemine de değinen Tugay, akıllı sayaç sistemleri, modern sulama yöntemleri, daha az su tüketen ürünlerin tercih edilmesi ve bilinçli hayvancılık uygulamaları üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Sanayide enerji tüketiminin azaltılması, tarımda su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve şehirlerde düşük karbon salımlı toplu ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılmasının iklim krizine karşı mücadelede kritik rol oynayacağını belirtti.
Ortak Mücadele Mesajı Verildi
İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da iklim değişikliğinin artık geleceğin değil bugünün sorunu olduğunu belirterek, kuraklık, orman yangınları, seller ve azalan su kaynaklarının bu gerçeği her geçen gün daha net ortaya koyduğunu ifade etti. Taban, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kalkınmayla ilgili bir mesele olduğunu belirterek, güçlü iş birliklerinin önemine dikkat çekti.
İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise sürdürülebilir şehirlerin ancak merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak aklıyla oluşturulabileceğini belirterek, konferansta ortaya çıkacak fikirlerin Türkiye’nin sürdürülebilir şehircilik anlayışına katkı sağlayacağına inandığını söyledi.
Yerel Cop’a Uluslararası Destek
Konferansta tema konuşmacısı olarak yer alan UNFPA Türkiye Temsilcisi, Azerbaycan ve Gürcistan Ülke Direktörü Mariam A. Khan, İzmir’de başlayan yerel COP sürecinin İnegöl’de yeşil dönüşüm odağıyla devam etmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
Sağlık ve refahın temiz hava, güvenli gıda, sürdürülebilir üretim ve sağlıklı yaşam alanlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Khan, UNFPA Türkiye’nin bu alanlarda yerel yönetimlerle iş birliği yapmaya ve ortak projeler geliştirmeye hazır olduğunu söyledi.
Konferans, “İnegöl 2050: İklim Nötr Ve Dirençli Kent Vizyonu”, “Kentte Yeşil Dönüşüm”, “Temiz Hava Ve Düşük Karbonlu Üretim”, “İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler Ve Yerel Dirençlilik” ile “COP31’e Giderken Yerel İklim Taahhütleri” başlıklı oturumlarla devam etti.