Koç Üniversitesi Hastanesi doktorları dünyanın en etkili bilim insanları listesinde ilk 10’da yer aldı. Koç Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzm. Prof. Dr. Selçuk Peker, “ScholarGPS” tarafından açıklanan verilere göre “Radyocerrahi” alanında dünya 8.si, Prof. Dr. Yüksel Peker ise “Uyku Apnesi” alanında dünya 5.si oldu.
Eylül 2014’te Koç Üniversitesi’nin eğitim ve araştırma hastanesi olarak hizmete açılan ve Koç Healthcare çatısı altında faaliyet gösteren Koç Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Selçuk Peker ve Prof. Dr. Yüksel Peker, isimlerini dünyanın “En Etkili 10 Bilim İnsanı” listesine yazdırdı.
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzm. Prof. Dr. Selçuk Peker, uluslararası akademik sıralama platformu “ScholarGPS” tarafından açıklanan verilere göre, son 5 yılda “Radyocerrahi” alanında yayın yapan bilim insanları arasında dünyada 8. sırada, Prof. Dr. Yüksel Peker ise “Uyku Apnesi” alanında dünyada 5. sırada yer aldı.
Elde edilen sonucun Türkiye’de yürütülen bilimsel çalışmaların dünya ölçeğinde karşılık bulduğunu gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Selçuk Peker şu açıklamalarda bulundu: “ Böylesi değerli bir başarıyı ülkeme getirdiğim için oldukça mutluyum. Sadece kendi başarım olarak görmediğim bu sonuçta klinik altyapı, bilimsel süreklilik ve ekip kültürünün katkısı oldukça büyük. Türkiye’de yapılan bilimsel çalışmaların, doğru ekip çalışması ve uzun yıllara dayanan emekle dünya çapında görünür olabileceğini de kanıtlamış olduk. Bu başarı, ülkemizin hem tedavi sunan hem de bilim üreten bir merkez olabileceğini fazlasıyla gösteriyor. Bölgesel merkez olmak yalnızca hasta kabul etmek anlamına gelmez, aynı zamanda bilgi üretmek, eğitim vermek, uluslararası araştırmalar yürütmek ve genç hekimler için çekim merkezi haline gelmek demektir. Türkiye bunu başarabilecek kapasiteye sahip.”
Prof. Dr. Yüksel Peker de şöyle konuştu: “Bilimsel çalışmaların gerçek değeri, yalnızca yayımlandıkları ya da ödüllendirildikleri anda değil, hastaların yaşamına dokunduğu ve yeni araştırmalara ilham olduğu ölçüde ortaya çıkar. Bu nedenle, bu başarıyı bir varış noktası değil, daha büyük hedefler için önemli bir kilometre taşı olarak görüyorum. Türkiye, güçlü hekim kadrosu, gelişen teknolojik altyapısı ve akademik birikimiyle uluslararası sağlık ve bilim dünyasında çok daha etkin bir rol üstlenebilecek potansiyele sahip. Biz de bu potansiyeli görünür kılmak ve ülkemizden çıkan bilimsel üretimin küresel ölçekte daha fazla karşılık bulmasını sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz. En büyük motivasyonumuz ise bilimin hastalara umut olması ve gelecek nesil hekimlere ilham vermesi.”