Manş Tüneli demiryolu işletmecisi Eurostar, gelecekte 50 adet çift katlı trenden oluşacak yeni filosundaki temel sistemlerin aşırı sıcak hava dalgalarında bile sorunsuz çalışabilmesini sağlamak amacıyla dev bir modernizasyon hamlesi başlattı. Şirket, geçtiğimiz hafta Fransız üretici Alstom ile imzaladığı 2 milyar avroluk (1,7 milyar sterlin) orijinal anlaşmanın şartlarında tarihi bir değişikliğe giderek, yeni “Celestia” trenlerindeki tüm ekipmanlar için çok daha sıkı ısıya dayanıklılık kriterleri getirdi.
Londra St Pancras İstasyonu’nda gelecekte hizmet verecek olan Eurostar Celestia treninin yayımlanan göz alıcı CGI tasarımı, çift katlı aerodinamik yapısıyla dikkat çekiyor. Geçen yılın Ekim ayında duyurulan orijinal sipariş, yolcuları en sıcak günlerde bile serin tutacak klima ve işletim mekanizmalarının maksimum 45°C sıcaklıkta çalışmasını zorunlu kılıyordu. Ancak Fransa’nın geçtiğimiz ay tarihindeki en sıcak üç günü üst üste kaydetmesi ve Bordeaux yakınlarındaki Pissos’ta termometrelerin 44,3°C’yi göstermesi, Eurostar yönetimini bu hayati standardı acilen gözden geçirmeye itti.
Eurostar 55C Tren Hattının Yenilenmesi Ve Uzun Vadeli İklim Stratejisi
Eurostar’ın CEO’su Gwendoline Casenave, Avrupa’da bu yıl yaşanan üçüncü büyük sıcak hava dalgasının ek yatırımları zorunlu kıldığını açıkladı. Fransa’da sıcaklıkların bu hafta yeniden 40 dereceye ulaşması ve Londra’da da benzer rekorların kırılması bu kararın doğruluğunu kanıtlıyor. Celestia trenlerinin teslimatının 2031 yılına kadar tamamlanmayacağını ve bu araçların yaklaşık 30 yıl boyunca raylarda kalacağını belirten Casenave, 2060’lı yıllarda Kuzey Avrupa ikliminin bugün Kuzey Afrika ve Arabistan ile bağdaştırılan seviyelere gelebileceğini vurguladı.
The Telegraph gazetesine demeç veren CEO Casenave, ilk başta burayı İngiltere, Almanya, İsviçre ve Fransa’nın kuzeyini kapsayan serin bir bölge olarak düşündüklerini ancak son sıcak hava dalgasından sonra strateji değiştirerek “55°C seçeneğini” masaya koyduklarını belirtti. St Pancras İstasyonu’nda şu an hizmet veren mevcut Eurostar e320 trenlerinin operasyonel tecrübelerinden de yararlanan şirket, bu yüksek maliyetli ama geleceği garanti altına alan pakete “Sahara seçeneği” lakabını taktı. Bu özel paket, standartların çok üzerinde bir klima gücünün yanı sıra aşırı yüksek ısıda bile kilitlenmeyen birinci sınıf mikroişlemciler ve teknik bileşenler içeriyor.
(Demiryolu taşımacılığında güvenlik önlemleri tüm dünyada sıkılaştırılıyor; nitekim şu sıralar Kanada’nın Quebec eyaletinde yaşanan Repentigny tren raydan çıkması olayı da yetkililerce titizlikle soruşturuluyor.)
Solstice Planı İle Aşırı Sıcaklardaki Operasyonel Hazırlıklar
Eurostar, teknik yatırımların yanı sıra üçüncü yılına giren acil durum müdahale çerçevesi “yaz gündönümü planı” (Solstice) ile operasyonel hazırlıklarını da en üst seviyeye çıkardı. Alışılmadık bahar sıcaklıkları nedeniyle bu yıl Mayıs ayında erkenden devreye alınan plan kapsamında, her tren vagonunun klima performansı ve su tedariki anlık olarak izleniyor. Ayrıca bakım depolarında, olası soğutma arızalarına karşı acil müdahale ekipleri hazır kıta bekletiliyor.
Aşırı sıcakların mevcut trenlerin yaklaşık onda birini olumsuz etkilediğini ifade eden Casenave, geçtiğimiz ay Belçika’da arızalanan bir trende yolcuların iki saat boyunca klimasız mahsur kaldığı zor anları hatırlatarak, altyapı sağlayıcılarıyla koordinasyonu artırdıklarını ekledi. New Celestia programı kapsamında 30’u kesin, 20’si opsiyonlu olmak üzere sipariş edilen 50 adet çift katlı tren, Manş Tüneli’ndeki ilk çift katlı vagon deneyimi olacak ve vagon başına 1.000’den fazla yolcu taşıyacak. Mayıs 2031’de ticari seferlerine başlayacak olan trenler, Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda ve İngiltere genelinde hizmet verecek.
Sıcaklığın Demiryolu Altyapısına Etkisi Ve Mühendislik Çözümleri
Aşırı ısı yalnızca tren sistemlerini değil, doğrudan demiryolu altyapısını da tehdit ediyor. Güneş ışığını doğrudan emen çelik raylar, çevre havasından 20°C daha sıcak hale gelebiliyor. Bu durum çeliğin tehlikeli biçimde genleşmesine ve raylar arasındaki genleşme boşlukları kapandıktan sonra rayların bükülerek trenlerin raydan çıkma riskini doğurmasına yol açıyor. Demiryolu ağlarındaki bu küresel sorunu kökten çözebilmek adına, bilim insanları ve mühendisler tarafından ısı karşısında daha az genleşen yenilikçi yeni metal alaşımları üzerinde çalışmalar hızla sürdürülüyor.