Güney Kore Merkez Bankası (BOK), 16 Temmuz 2026 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,50’den yüzde 2,75’e yükseltti. Yedi üyeden oluşan kurulun oy birliğiyle aldığı bu karar, Ocak 2023’ten bu yana yapılan ilk faiz artırımı olarak kayıtlara geçti. Kararın arkasında tırmanan enerji maliyetlerinin yanı sıra yapay zekâ yatırımlarıyla ivme kazanan güçlü büyüme, konut fiyatlarındaki artış ve rekor hanehalkı borçları gibi çok boyutlu riskler bulunuyor.
Ortadoğu Gerilimi ve Enerji Fiyatları Enflasyonu Tetikledi
Güney Kore’de haziran ayı tüketici enflasyonu, Ortadoğu’daki askeri gerilimlerin petrol ve gıda fiyatlarına yansımasıyla yüzde 3,2’ye tırmanarak son iki buçuk yılın zirvesine ulaştı. Enflasyonun merkez bankasının yüzde 2’lik hedefinin belirgin şekilde üzerinde kalması, sıkılaşma adımlarını kaçınılmaz kıldı:
-
Çekirdek Enflasyon: Gıda ve enerji kalemleri hariç tutulduğunda haziran ayında yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşti.
-
Kur Baskısı ve İthal Maliyetleri: ABD doları karşısında değer kaybeden ve 1.400-1.500 won bandında dalgalanan Güney Kore wonu (KRW), ithal hammadde maliyetlerini yukarı çekerek enflasyonist baskıyı daha kalıcı hale getiriyor. Banka, enerji maliyetlerindeki artışın ekonomiye gecikmeli yansıyacağını öngörüyor.
Yapay Zekâ ve Yarı İletken İhracatı Büyümeye Alan Açtı
Güney Kore ekonomisinin küresel yapay zekâ yatırımları sayesinde beklentilerin ötesinde bir performans göstermesi, merkez bankasının faiz artırım kararını kolaylaştıran en büyük etken oldu:
-
İhracat Rekoru: Yarı iletken sektörünün öncülüğünde, ülkenin haziran ayı ihracatı tarihte ilk kez 100 milyar dolar barajını aşarken bilişim teknolojileri ürünlerindeki yıllık artış üç haneli oranlara ulaştı.
-
Büyüme Tahminleri: Güney Kore hükümeti, 2026 yılı büyüme beklentisini yüzde 3’e revize etti. Bu tahminin gerçekleşmesi halinde ülke, 2021 yılından bu yana en güçlü büyüme performansına imza atmış olacak.
Konut Piyasası ve Hanehalkı Borçları Alarm Veriyor
Seul ve Gyeonggi gibi metropol bölgelerde konut fiyatlarının yeniden hızlanması faiz kararında belirleyici bir rol oynadı. Merkez bankası verilerine göre, finans sektöründeki hanehalkı kredileri aylık 8 ila 9 trilyon won bandında artış göstermeyi sürdürüyor. Teknoloji ve yapay zekâ hisselerindeki ralliyle birlikte bireysel yatırımcıların borçlanarak piyasaya girmesi finansal istikrar kaygılarını artırırken, atılan bu adımın konut ve kredi piyasasını soğutması hedefleniyor.
Yeni Sıkılaşma Adımları Masada
Para Politikası Kurulu, enflasyon beklentilerinin yüksek kalması ve ekonomik büyümenin gücünü koruması durumunda faiz artırım döngüsünün tek adımla sınırlı kalmayacağının sinyalini verdi. Piyasa ekonomistleri, BOK’un yıl sonuna kadar politika faizini yüzde 3 seviyesine çekebileceğini öngörüyor. Güney Kore’nin bu hamlesi; Avustralya, Yeni Zelanda ve Endonezya gibi ülkelerin ardından Asya-Pasifik bölgesinde para politikasındaki sıkılaşma eğiliminin genişlemeye devam ettiğini gösteriyor.