İzmir Büyükşehir Belediyesi, UNICEF Türkiye ve Ege Sağlık Vakfı iş birliğiyle çocuk haklarının yerel politikalarda daha güçlü şekilde yer almasını hedefleyen yeni bir projeyi hayata geçiriyor. Kadın dayanışma merkezlerinden hizmet alan 10-17 yaş grubundaki yaklaşık bin çocuğu kapsayan program kapsamında çocukların ihtiyaçları bilimsel yöntemlerle analiz edilecek, elde edilen veriler doğrultusunda çocuk odaklı sosyal hizmet politikaları geliştirilecek.
Çocuk Hakları İçin Güçlü İş Birliği
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun eş finansmanıyla, UNICEF Türkiye’nin ACAR Programı kapsamında desteklenen ve Ege Sağlık Vakfı yürütücülüğünde gerçekleştirilecek “İzmir’de Kadın Dayanışma Merkezleriyle Bağlantılı Çocuklara Yönelik Çocuk Hakları İzleme ve Kanıta Dayalı Savunuculuk Programı” için tanıtım ve koordinasyon toplantısı düzenlendi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya UNICEF Türkiye, Ege Sağlık Vakfı, ilgili kamu kurumları ile 19 ilçe belediyesinin temsilcileri olmak üzere yaklaşık 60 kişi katıldı.
Türkiye genelinde desteklenmeye hak kazanan 21 proje arasında yer alan çalışma, Ege Sağlık Vakfı’nın akademik birikimi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin saha deneyimini bir araya getiriyor. Projenin koordinatörlüğünü ise İzmir Demokrasi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hande Şahin yürütüyor.
Çocuk Dostu Kent Yaklaşımı Ele Alındı
Toplantının açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Anıl Kaçar, çocuk haklarını merkeze alan yerel yönetim anlayışının ve çocuk dostu kent yaklaşımının önemine dikkat çekti.
UNICEF Türkiye ACAR Program Sorumlusu Dr. Oğulcan Çelik, programın amaçlarını ve yerel yönetimlerin çocuk haklarının korunmasındaki rolünü anlattı. Ege Sağlık Vakfı Genel Müdürü Aynur Demirtaş Ergun ise proje kapsamında yürütülecek faaliyetler hakkında bilgi vererek kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı.
Proje Koordinatörü Prof. Dr. Hande Şahin de araştırma yöntemi, etik süreçler, saha uygulamaları ve çalışma takvimine ilişkin katılımcıları bilgilendirdi.
Saha Çalışmalarının Yol Haritası Oluşturuldu
Toplantıda ilçe belediyeleri ve proje paydaşlarıyla uygulama süreci, saha iş birliği modeli ve kurumlar arasındaki görev paylaşımı değerlendirildi.
Soru-cevap bölümünde belediyelerin projeye sağlayacağı katkılar, saha çalışmalarının planlanması ve koordinasyon süreci ayrıntılı şekilde ele alındı. Böylece çocukların ve ailelerinin ihtiyaçlarına bütüncül şekilde yanıt verebilmek amacıyla kurumların sorumluluk alanları yeniden gözden geçirildi.
Yaklaşık Bin Çocuğa Ulaşılması Hedefleniyor
Proje kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerine bağlı 14 kadın dayanışma merkezinden hizmet alan 10-17 yaş grubundaki yaklaşık bin çocuğa ulaşılması planlanıyor.
Araştırmada çocukların psikososyal iyi oluş düzeyleri, ihtiyaçları ve karşı karşıya kaldıkları riskler bilimsel yöntemlerle değerlendirilecek. Elde edilen veriler doğrultusunda çocuk koruma hizmetleri, eğitime erişim olanakları ve psikososyal destek mekanizmalarının geliştirilmesi hedefleniyor.
Destek Gereksinimi Olan Ailelere Yönlendirme Yapılacak
Program yalnızca veri toplamakla sınırlı kalmayacak. Çocukların ve ailelerinin ihtiyaçları sosyal hizmet yaklaşımıyla değerlendirilecek, desteğe ihtiyaç duyduğu belirlenen çocuklar ve aileleri uygun sosyal hizmet mekanizmalarına yönlendirilecek.
Bu kapsamda çocukların güçlendirilmesi, koruyucu ve önleyici hizmetlerin yaygınlaştırılması ile mevcut sosyal desteklere erişimin artırılması amaçlanırken, elde edilecek bilimsel verilerin İzmir’de çocuk hakları odaklı yerel politikaların geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor.