Soğuk Savaş’ın en gergin dönemlerinden biri olan 1968 yılında, ABD Hava Kuvvetleri’nin Grönland semalarında gerçekleştirdiği rutin bir nükleer devriye uçuşu, tarihin en büyük nükleer kaza ve çevre felaketlerinden birine dönüştü. Kokpitte ısınmak amacıyla havalandırma menfezinin üzerine bırakılan minderlerin alev almasıyla başlayan yangın, dört termonükleer bomba taşıyan bir B-52 bombardıman uçağının düşmesine neden oldu.
ABD’nin “Chrome Dome” adı verilen sürekli hava devriyesi programı kapsamında görev yapan B-52 bombardıman uçakları, Sovyetler Birliği’ne karşı caydırıcılığı sürdürmek amacıyla günün 24 saati nükleer silahlarla havada devriye geziyordu. Ancak bu görevlerden biri, beklenmedik bir ihmal nedeniyle kontrolden çıktı.
Yangın Sonrası Mürettebat Uçağı Terk Etmek Zorunda Kaldı
Şiddetlenen yangın kısa sürede kokpiti ve uçağın iç bölümünü sardı. Mürettebatın alevleri kontrol altına alma çabaları sonuç vermeyince, Grönland üzerindeyken uçağın tahliye edilmesine karar verildi.
Kontrolden çıkan B-52, buzlarla kaplı Wolstenholme Fiyordu’na çarparak parçalandı. Uçakta bulunan dört adet B28FI tipi termonükleer bomba çarpmanın etkisiyle konvansiyonel patlamaya maruz kaldı. Nükleer patlama meydana gelmese de bombaların içindeki radyoaktif maddeler geniş bir alana yayılarak ciddi çevre kirliliğine yol açtı.
Dokuz Ay Süren Temizlik Operasyonu Başlatıldı
Kazanın ardından ABD ve Danimarka ortaklığında tarihin en kapsamlı radyoaktif temizlik çalışmalarından biri başlatıldı. Dokuz ay boyunca devam eden operasyonlarda ABD askerleri ile bölgedeki İnuit halkı zorlu kutup koşullarında birlikte çalıştı.
Radyoaktif kar tabakaları, metal parçaları ve enkaz kalıntıları özel konteynerlere yüklenerek Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındı. Buna rağmen kazada taşınan dört bombadan birine ait tüm parçaların hiçbir zaman tamamen bulunamadığı yönündeki tartışmalar yıllarca gündemde kaldı.
“Thulegate” Skandalı Diplomatik Krize Yol Açtı
Kaza yalnızca çevresel etkileriyle değil, siyasi sonuçlarıyla da büyük yankı uyandırdı. O dönem Danimarka yönetimi, Grönland’ın nükleer silahlardan arındırılmış bir bölge olduğunu savunurken, yıllar sonra ortaya çıkan belgeler ABD’nin bölgeyi gizlice nükleer devriyeler için kullandığını gösterdi.
“Thulegate” olarak tarihe geçen skandal, ABD ile Danimarka arasında ciddi güven krizine neden oldu. Kamuoyuna uzun süre eksik bilgi verildiği ortaya çıkarken, olay Soğuk Savaş döneminin en tartışmalı diplomatik krizlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
ABD Tarihinin En Tartışmalı Nükleer Kazalarından Biri
Kazada kurtarma çalışmalarına katılan ekiplerden bir kişi yaşamını yitirirken, olay ABD’nin yaşadığı en önemli nükleer güvenlik kazalarından biri olarak tarihe geçti. Uzmanlar, nükleer patlama yaşanmamış olmasının çok daha büyük bir felaketin önüne geçtiğini belirtirken, Thule B-52 kazası günümüzde hâlâ nükleer silah güvenliği konusunda en önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.