Türk savunma sanayisinin lider şirketlerinden ROKETSAN tarafından özgün olarak geliştirilen Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi SUNGUR, icra edilen son atışlı test faaliyetinde belirirlenen hava hedefini tam isabetle imha etmeyi başardı. Savunma dünyasındaki bu kritik gelişmeyi, 3 Temmuz 2026 tarihinde “Gök Vatan’da kesin hâkimiyet, sahada mutlak başarı!” mesajıyla kamuoyuna duyuran Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, “Katmanlı hava savunma mimarimizi yeni teknolojik kabiliyetlerle tahkim ederek Çelik Kubbe sistemimizi güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu.
Farklı askeri platformlara entegre edilebilen esnek mimari
SUNGUR Hava Savunma Sistemi; muharebe sahasında aktif görev yapan ya da geri bölgede konuşlu bulunan hareketli veya sabit askeri birlikler ile kritik tesislerin kısa menzilli hava savunmasının sağlanmasında rol alan gelişmiş bir hava savunma füze sistemidir. Sistem, farklı kara ve hava platformlarının entegrasyonlarına tam uyumlu olacak şekilde esnek bir mimariyle tasarlanmıştır.
Mevcut durumda askeri araçlar üzerine monte edilen (BMC Vuran taktik tekerlekli zırhlı aracı üzerinde EO/IR elektro-optik sistemiyle birlikte 4 adet füze taşıyan) konfigürasyonu ve piyadelerin omuzdan atabileceği tek er versiyonu başarıyla kullanılmaktadır. Kara konuşlu bu operasyonel kullanım senaryolarına ek olarak, Türkiye’nin gururu olan Bayraktar TB2 silahlı insansız hava aracı ile AKINCI TİHA platformlarına da SUNGUR füzelerinin entegre edilmesi yönündeki mühendislik çalışmaları yoğun şekilde yürütülmektedir.
Gelişmiş kızılötesi arayıcı başlık ve yüksek etkili harp başlığı
Sistemde aktif olarak kullanılan 8.5 kilometre menzilli yeni nesil hava savunma füzesi, SUNGUR’u küresel ölçekteki muadillerinden ayıran en ayırt edici teknik özellik olarak öne çıkmaktadır. Füze sistemi, sahip olduğu Görüntüleyici Kızılötesi Arayıcı Başlık (IIR) teknolojisi sayesinde düşman unsurlarına karşı hedef vuruş hassasiyetini maksimum seviyeye çıkarırken, envanterde yer alan eski benzer sistemlere kıyasla çok daha yüksek tesir gücüne sahip kısmi delici titanyum parçacıklı harp başlığı yapısıyla hava hedeflerinin kesin olarak imha edilmesinde orduya büyük bir operasyonel avantaj sunmaktadır.
Bunun yanı sıra, rakiplerine kıyasla daha uzun mesafelerde etkin olmasını sağlayan gelişmiş sevk motor teknolojisi ve ateşleme aşaması öncesinde askeri personelin hedefi çok uzak mesafelerden algılayıp görüntülemesine olanak tanıyan termal nişangâh altyapısı, füzenin sahadaki etkinliğini ve vuruş olasılığını yukarı taşıyan diğer kritik teknolojiler olarak envanterdeki yerini sağlamlaştırmaktadır.