ABD Kongre Bütçe Ofisi (CBO), ABD Donanması’nın geliştirmeyi planladığı yeni nesil nükleer tahrikli savaş gemisi programına ilişkin dikkat çeken bir maliyet analizi yayımladı. Rapora göre, 15 gemiden oluşması planlanan Trump sınıfı güdümlü füze savaş gemisi (BBG(X)) programının toplam maliyetinin yaklaşık 275 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor.
Analize göre ilk geminin maliyeti yaklaşık 23,4 milyar dolar olurken, sonraki 14 geminin her birinin yaklaşık 18 milyar dolara inşa edilmesi bekleniyor. Bu rakamlar, programı ABD Donanması tarihindeki en pahalı su üstü savaş gemisi projelerinden biri haline getiriyor.
Donanmanın En Büyük Su Üstü Savaş Gemisi Olacak
CBO raporunda yer alan değerlendirmeye göre BBG(X), yaklaşık 35 bin ton deplasmana sahip olacak ve bugüne kadar ABD Donanması tarafından inşa edilen en büyük su üstü savaş gemisi unvanını alacak.
Raporda, geminin;
- Uçaksavar füzeleri,
- Gemisavar füzeleri,
- Kara saldırı füzeleri,
- Hipersonik silahlar,
- Nükleer seyir füzeleri,
- Yüksek enerjili lazer sistemleri,
- Elektromanyetik top (rail gun)
gibi gelişmiş silah sistemleriyle donatılmasının planlandığı belirtiliyor.
CBO, söz konusu platformun Arleigh Burke sınıfı destroyerlerden yaklaşık üç buçuk kat, Zumwalt sınıfı destroyerlerden ise yaklaşık iki kat daha büyük olacağını vurguluyor.
2028-2056 Döneminde 15 Gemi İnşa Edilmesi Planlanıyor
ABD Donanması’nın planlamasına göre Trump sınıfı savaş gemilerinin inşasına 2028 yılında başlanması ve 2056 yılına kadar toplam 15 geminin filoya katılması hedefleniyor.
Karşılaştırma açısından bakıldığında, ABD Donanması’nın mevcut en pahalı savaş platformlarından biri olan USS Gerald R. Ford uçak gemisinin maliyeti yaklaşık 13,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Buna göre ilk BBG(X) gemisinin maliyeti Ford sınıfı uçak gemisini de geride bırakıyor.
Tersaneler İçin Büyük Üretim Baskısı Oluşacak
CBO raporu, yalnızca maliyetlere değil, gemi inşa sanayisinin kapasitesine ilişkin önemli uyarılar da içeriyor.
Rapora göre 2058 yılına kadar inşa edilmesi planlanan büyük savaş gemilerinin toplam tonajı mevcut planlara göre yaklaşık yüzde 60 artacak. Bu durumun ABD gemi inşa sanayisi üzerinde ciddi baskı oluşturabileceği ifade ediliyor.
Ayrıca tersanelerin;
- Her yıl iki adet DDG-51 Arleigh Burke destroyeri üretmeye devam etmesi,
- Buna ek olarak 2028-2056 döneminde yaklaşık iki yılda bir yeni Trump sınıfı savaş gemisini inşa etmesi gerekecek.
Bu üretim temposunun mevcut sanayi kapasitesi açısından önemli bir zorluk oluşturacağı değerlendiriliyor.
GAO Daha Önce de Gemi İnşa Programlarını Eleştirmişti
ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO) da mart ayında yayımladığı raporda, Amerikan gemi inşa programlarında uzun süredir devam eden yapısal sorunlara dikkat çekmişti.
Raporda;
- Gemilerin planlanan takvimin gerisinde teslim edildiği,
- Yeni platformların beklenen performansa zamanında ulaşamadığı,
- Maliyet tahminlerinin gerçekçi olmadığı,
- Gemi yapım programlarının sürekli kriz yönetimiyle yürütüldüğü
tespitlerine yer verilmişti.
GAO yetkilileri, iyimser bütçe ve zaman planlamalarının kaynak kullanımını olumsuz etkilediğini ve gecikmelerin kronik hale geldiğini vurgulamıştı.
Nükleer Tahrik Uzun Vadede İşletme Maliyetlerini Azaltabilir
CBO raporu, yüksek ilk yatırım maliyetine rağmen nükleer tahrik sisteminin uzun vadede önemli işletme avantajları sağlayabileceğine de işaret ediyor.
Yakıt ikmali ihtiyacının büyük ölçüde ortadan kalkması sayesinde gemilerin operasyonel maliyetlerinin düşebileceği değerlendirilirken, bu tasarrufun miktarına ilişkin herhangi bir hesaplama paylaşılmadı.
Ford Sınıfı Reaktör Teknolojisi Kullanılacak
ABD Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Daryl Caudle daha önce yaptığı açıklamada, Trump sınıfı savaş gemilerinin Gerald R. Ford sınıfı uçak gemilerinde kullanılan nükleer reaktör teknolojisini temel alacağını belirtmişti.
Caudle, geminin radar, savaş yönetim sistemi ve füze altyapısının da büyük ölçüde mevcut Ford sınıfı teknolojilerinden yararlanacağını ifade etmişti.
Özellikle Pasifik Okyanusu gibi geniş harekât alanlarında uzun süre ikmal yapmadan görev icra edebilmenin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Caudle, nükleer tahrikin yeni platformun en önemli avantajlarından biri olacağını vurgulamıştı.
Trump yönetiminin “Altın Filo” vizyonunun parçası olarak duyurulan BBG(X) programı, ABD Donanması’nın gelecekteki yüksek yoğunluklu deniz harekâtlarına yönelik en iddialı modernizasyon projelerinden biri olarak öne çıkarken, maliyet ve üretim kapasitesi konularındaki tartışmaların da önümüzdeki yıllarda sürmesi bekleniyor.