Türkiye’de uzun yıllar yabancı ot olarak değerlendirilen pelemir, biyoyakıt sektöründe alternatif ham maddeler arasında öne çıkmaya başladı. Yağlı tohumlu bitkiler arasında yer alan pelemirin tohumlarından elde edilen yağın biyoyakıt üretiminde kullanılabilmesi, ürüne yönelik ilgiyi artırdı.
Az su istemesi, düşük miktarda gübre ve tarımsal ilaçla yetiştirilebilmesi ve nadasa bırakılan arazilerin üretime kazandırılmasına imkan sağlaması, pelemiri diğer tarımsal ürünlere kıyasla avantajlı hale getiriyor. Sözleşmeli tarım modeliyle desteklenen üretim, son yıllarda hızlı bir büyüme gösterdi.
9 Çiftçiyle Başlayan Üretim 237 Üreticiye Ulaştı
Pelemir üretiminde önemli genişleme 2021-2022 sezonunda başladı. İlk dönemde 9 çiftçinin 350 dekarlık alanda gerçekleştirdiği üretim, 2023 yılında 3 bin 500 dekara yükseldi.
Üretim alanı bu yıl 35 bin dekara ulaşırken sözleşmeli üretim yapan çiftçi sayısı da 237’ye çıktı. Son beş yıllık süreçte yaklaşık 400 üreticinin pelemir yetiştiriciliğine yöneldiği belirtiliyor.
Böylece ekim alanı, projenin başladığı döneme göre yaklaşık 100 kat büyümüş oldu. Sektör temsilcileri, üretimin sözleşmeli tarım modeliyle genişletilmesinin çiftçilerin ürüne yönelik ilgisini artırdığını ifade ediyor.
Otomobilden Uçağa Geniş Kullanım Alanı
Pelemirin biyoyakıt açısından önem kazanmasının temelinde elde edilen yağın farklı ulaşım araçlarında kullanılabilmesi bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen Karahan çeşidinden elde edilen yağ üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar, ürünün kara, deniz ve hava taşımacılığında kullanılan yakıtlarla harmanlanabileceğini ortaya koydu.
Biyoyakıt Sanayi Derneği Başkanı Selçuk Borovalı, pelemir yağına havacılık sektöründen de ilgi oluşmaya başladığını belirtti. Borovalı, sektörün uzun vadeli anlaşmalar üzerinde çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.
Bitkinin kullanım alanı yalnızca yakıt üretimiyle sınırlı kalmıyor. Yağı biyoyakıt sektöründe değerlendirilen pelemirin geriye kalan küspe kısmı da yem sanayisinde kullanılabiliyor. Böylece ürünün hem enerji hem de hayvancılık alanlarında değerlendirilmesi hedefleniyor.
Hedef 100 Bin Dekarlık Üretim Alanı
Pelemir üretimindeki artışın önümüzdeki yıllarda da sürdürülmesi planlanıyor. DB Tarımsal Enerji Projeler Yöneticisi Nezih Suyaran, gelecek yıl ekim alanını 100 bin dekara çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı.
Hedefin gerçekleşmesi halinde, birkaç yıl önce yalnızca yarım kilogram tohumun çoğaltılmasıyla başlayan çalışma, Türkiye’de büyük ölçekli biyoyakıt ham maddesi üretimine dönüşmüş olacak.
Pelemire yönelik üretim alanının genişlemesi, nadas arazilerinin ekonomiye kazandırılmasının yanı sıra yerli biyoyakıt ham maddesi üretiminin artırılmasına da katkı sağlayabilir. Üründen elde edilen yağ ve küspe sayesinde farklı sektörlerde ithal girdilerin azaltılması da projenin uzun vadeli hedefleri arasında yer alıyor.