Siemens Mobility, Berlin-Spandau’daki test hattında kendi kendine hareket edebilen hidrojen yakıtlı trenini tanıttı. Mireo tipi tren; güzergâh üzerindeki engelleri algılayabiliyor, frenleme yapabiliyor ve çeşitli sürüş işlemlerini insan müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Almanya’da tanıtılan ilk otonom tren olarak öne çıkan proje, ilerleyen dönemde makinistin tren içerisinde bulunmasına gerek kalmayacak bir sisteme geçişi hedefliyor.
Kendi Kendine Sefere Hazırlanıyor
Siemens Mobility tarafından Deutsche Bahn ve sanayi ile bilim dünyasından çeşitli ortakların katkısıyla geliştirilen tren, hareket komutunun verilmesinin ardından bir dizi işlemi otomatik olarak gerçekleştiriyor. Mireo önce gerekli sistem kontrollerini tamamlayarak sefere hazırlanıyor.
Kontrollerin ardından depodan kendi başına çıkan tren, başlangıç noktasına doğru ilerleyebiliyor. Seferin tamamlanmasıyla birlikte yeniden park alanına dönme işlemi de otomatik olarak gerçekleştirilebiliyor. Böylece trenin hazırlanmasından park edilmesine kadar birçok operasyonun insan müdahalesine ihtiyaç duyulmadan yapılması amaçlanıyor.
Çevresini Sensörlerle Takip Ediyor
Otonom tren teknolojisinin en önemli özelliklerinden biri, çevresindeki koşulları sürekli olarak değerlendirebilmesi. Trende kullanılan sensörler, dijital haritalar ve hassas konumlandırma teknolojileri sayesinde raylar üzerindeki olası engeller tespit edilebiliyor.
Sistem herhangi bir tehlike algıladığında otomatik olarak tepki verebiliyor. Frenleme ve sürüş yönü gibi güvenlik açısından kritik işlemler de otonom sistem tarafından yönetiliyor. Siemens ayrıca meydana gelebilecek arızalarda trenin kendisini güvenli bir duruma getirmesini sağlayan mekanizmaların da geliştirildiğini belirtiyor.
Testlerde Makinist Hâlâ Görev Yapıyor
Tanıtılan trenin teknolojisi tam otomatik sürüşe yönelik olsa da sistem henüz normal yolcu taşımacılığında tamamen insansız olarak kullanılmıyor. Mevcut testlerde makinist trenin içerisinde bulunuyor ve hareket komutunu veriyor.
Projenin uzun vadeli hedefi ise makinistin sürücü kabininde bulunma zorunluluğunu ortadan kaldırmak. Bunun yerine trenlerin uzaktan bir kontrol merkezinden izlenmesi ve gerektiğinde yönetilmesi planlanıyor. Böylece tren işletmeciliğinde insan kaynağının kullanım biçiminin de değişmesi öngörülüyor.
GoA4 Seviyesinde Otonom Sürüş
Siemens, yürütülen çalışmalarla GoA4 olarak adlandırılan en yüksek otomasyon seviyesinin teknik açıdan uygulanabilir olduğunu göstermeyi amaçlıyor. Bu seviyede trenin normal sürüş operasyonlarını bir sürücüye ihtiyaç duymadan gerçekleştirmesi öngörülüyor.
Projeyi öne çıkaran unsurlardan biri de teknolojinin yalnızca metro gibi diğer demiryolu araçlarından ayrılmış sistemlerde değil, farklı trenlerin de kullandığı açık demiryolu ağlarında uygulanabilmesinin hedeflenmesi. Bu durum, otonom sürüş teknolojisinin kullanım alanının genişletilmesi açısından önem taşıyor.
Makinist Eksikliğine Alternatif Çözüm
Almanya’da demiryolu sektörünün karşı karşıya olduğu personel eksikliği, otonom tren çalışmalarını daha önemli hale getiriyor. Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı da otomasyon teknolojilerinin özellikle makinist açığının arttığı dönemlerde demiryolu hizmetlerinin sürdürülebilmesine katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.
Tam otomasyonla birlikte trenlerin daha esnek şekilde işletilmesi ve mevcut insan kaynağından daha verimli yararlanılması hedefleniyor. Ancak teknolojinin günlük yolcu taşımacılığında kullanılabilmesi için testlerin yanı sıra standartlaştırma ve resmî onay süreçlerinin de tamamlanması gerekiyor.
İlk Test, Yeni Dönemin Habercisi
Siemens’in Berlin’de gerçekleştirdiği test, Almanya’da makinistsiz trenlerin normal demiryolu ağı üzerinde işletilmesine yönelik önemli bir teknolojik aşama olarak değerlendiriliyor. Tren henüz düzenli yolcu seferlerinde tamamen insansız çalışmasa da gerçekleştirilen gösterim, sürüş, güvenlik ve operasyon süreçlerinin otomatikleştirilebileceğini ortaya koyuyor.
Şirket, testlerin ardından teknolojinin standart hale getirilmesi ve gelecekte resmî olarak onaylanabilmesi için çalışmalarını sürdürecek. Bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte uzaktan izlenen ve sürücüsüz çalışan trenlerin Almanya’nın demiryolu sisteminde daha geniş bir kullanım alanına kavuşması hedefleniyor.