Çin ekonomisinde uzun süredir tartışılan düşük fiyat ve deflasyon görünümünde yeni bir tablo ortaya çıkıyor. Ağustos ayında hem tüketici hem de üretici fiyatları yükselirken, özellikle sanayide kullanılan enerji, metal ve kimyasal girdilerindeki sert artışlar dikkat çekti.
Tüketici Enflasyonu Yüzde 0,8’e Çıktı
Çin’de tüketici fiyat endeksi ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 yükseldi. Yıllık enflasyon temmuz ayında yüzde 0,5 seviyesindeydi.
Tüketici fiyatları aylık bazda da yüzde 0,4 artış gösterdi. Böylece yılın ilk sekiz ayındaki ortalama enflasyon yüzde 0,9 olarak kaydedildi.
Fiyat artışında enerji maliyetleri önemli rol oynadı. Enerji fiyatlarının yıllık artış oranı temmuzdaki yüzde 0,6’dan ağustosta yüzde 4,1’e yükseldi. Benzin fiyatlarında ise yıllık artış yüzde 9,3’e ulaştı.
Gıda fiyatlarında ise ters yönde bir hareket yaşandı. Gıda fiyatları yıllık bazda yüzde 1,4 gerilerken domuz eti fiyatları yüzde 11,8 düştü. Gıda fiyatlarındaki bu gerileme, tüketici enflasyonundaki yükselişin daha belirgin olmasını engelledi.
Fabrikaların Girdi Maliyetleri Daha Hızlı Yükseliyor
Tüketici fiyatlarından daha dikkat çekici gelişme üretici fiyatlarında görüldü. Çin’de üretici fiyat endeksi ağustosta yıllık bazda yüzde 3,8 yükseldi. Temmuz ayında bu artış yüzde 3,5 düzeyindeydi.
Üretici fiyatları aylık bazda yüzde 0,4 artarken, üreticilerin satın aldığı girdilerin fiyatları yıllık yüzde 5,8 yükseldi.
Ortaya çıkan fark, fabrikaların karşı karşıya olduğu maliyet baskısının nihai ürün fiyatlarından daha hızlı arttığına işaret ediyor. Özellikle enerji ve hammaddeye yoğun şekilde ihtiyaç duyan sektörlerde bu durumun şirketlerin kâr marjlarını sıkıştırması veya ilerleyen dönemde ürün fiyatlarına yansıtılması beklenebilir.
Metal Ve Enerji Girdilerinde Sert Artış
Ağustos verilerinde sanayinin kullandığı temel girdilerdeki fiyat hareketleri öne çıktı.
Demir dışı metal malzemeleri ve kablo fiyatları yıllık yüzde 19,8 yükseldi. Yakıt ve enerji girdilerindeki artış yüzde 9,8 olurken kimyasal hammaddelerin fiyatı yüzde 9,5 arttı.
Madencilik sektöründe üretici fiyatları yüzde 17,8 yükselirken hammadde sanayisindeki artış yüzde 6,7 oldu. İşlenmiş ürünlerin fiyatlarında ise yüzde 3,1’lik yükseliş kaydedildi.
Veriler, fiyat baskısının henüz tüketici ürünlerinin tamamına güçlü biçimde yansımadığını, ancak üretim zincirinin daha erken aşamalarında belirgin şekilde yoğunlaştığını gösteriyor.
Kömür Ve Metal Sektörlerinde Çift Haneli Artış
Sektör bazındaki veriler, maliyet baskısının kaynaklarını da ortaya koyuyor. Kömür madenciliği ve işleme sektöründe üretici fiyatları yıllık yüzde 26,6 yükseldi. Demir dışı metal eritme ve işleme sektöründe ise artış yüzde 20,8 olarak gerçekleşti.
Petrol ve doğal gaz çıkarma sektöründeki fiyat artışı yüzde 10,5’e ulaştı. Petrol ve kömür ürünlerinde yüzde 11,1, kimyasal ürünlerde ise yüzde 9,1 artış görüldü.
Elektrikli makine ve ekipman fiyatları yüzde 5,9 yükselirken bilgisayar, iletişim ve elektronik ekipman imalatında yüzde 5,3’lük artış kaydedildi.
Söz konusu sektörlerdeki yükselişler, Çin’in üretici fiyatlarındaki genel artışın önemli bölümünde etkili oldu.
Teknoloji Ürünlerinde De Fiyatlar Yükseliyor
Çin’deki fiyat baskısı yalnızca enerji ve geleneksel hammadde sektörleriyle sınırlı kalmadı. Elektronik ve teknoloji ürünlerinde de dikkat çekici fiyat artışları görüldü.
Altın takı fiyatları yıllık yüzde 33,6 yükselirken tablet bilgisayarlarda yüzde 21,5, bilgisayarlarda yüzde 19,6 ve cep telefonlarında yüzde 11 artış yaşandı.
Çinli istatistik yetkilileri, bilgi işlem talebindeki yükselişin bazı teknoloji ürünlerinin fiyatlarını desteklediğini belirtiyor. Yapay zekâ yatırımlarının artması, veri merkezi kapasitesinin genişlemesi ve elektronik cihazlara yönelik talebin büyümesi, sanayi zincirinin belirli bölümlerinde maliyet ve fiyat baskısını artırıyor.
Çin’deki Maliyet Artışı Küresel Ticareti Etkileyebilir
Çin, dünyanın en büyük üretim merkezlerinden biri olmasının yanı sıra elektronik, makine, kimya, metal ürünleri ve tüketim mallarında küresel tedarik zincirinin önemli halkalarından birini oluşturuyor.
Bu nedenle ülkedeki üretici maliyetlerinin yükselmesi yalnızca Çinli şirketlerin kârlılığını ilgilendiren bir gelişme değil. Metal, enerji ve kimyasal girdilerindeki artışın uzun süre devam etmesi halinde üreticilerin yükselen maliyetleri ihracat fiyatlarına yansıtması gündeme gelebilir.
Böyle bir gelişme, yıllardır düşük maliyetli Çin üretiminin küresel fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü etkisinin zayıflaması anlamına gelebilir. Özellikle elektronik, makine, otomotiv yan sanayi, tekstil ve tüketici ürünlerinde Çin’den yüksek miktarda ithalat yapan ülkeler açısından gelişmeler yakından takip edilecek.
Deflasyon Tartışmasında Yeni Bir Dönem
Çin ekonomisinde son yıllarda zayıf iç talep, gayrimenkul sektöründeki sorunlar ve düşük tüketici güveni nedeniyle deflasyon riski sık sık gündeme geliyordu. Ağustos verileri ise özellikle üretici tarafındaki fiyat dinamiklerinin farklılaşmaya başladığını gösteriyor.
Tüketici enflasyonu hâlâ düşük seviyede bulunmasına karşın üretici fiyatlarının ve sanayi girdilerinin daha hızlı yükselmesi, ekonomi yönetimi açısından yeni bir denge sorununu beraberinde getiriyor.
Pekin yönetimi bir yandan ekonomik büyümeyi ve iç tüketimi desteklemeye çalışırken diğer yandan enerji ve hammadde maliyetlerindeki yükselişin kalıcı olup olmadığını izleyecek.
Önümüzdeki dönemde piyasaların yakından takip edeceği temel konu ise üretici maliyetlerindeki yükselişin tüketici fiyatlarına ne ölçüde ve ne hızda yansıyacağı olacak.