Türkiye, Asya ile Avrupa arasında köprü olmanın ötesine geçerek Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasındaki ticaret akışlarının yönlendirildiği stratejik bir lojistik merkez haline gelmeyi hedefliyor. 2029 vizyonu kapsamında ulaştırma yatırımlarının uluslararası ticaret koridorları, demir yolu bağlantıları ve çok modlu taşımacılık altyapısı ekseninde hızlandırılması planlanıyor.
Türkiye’nin ulaştırma altyapısına yönelik planlamalarda doğu-batı ve kuzey-güney yönündeki ticaret güzergâhlarının ülke üzerinden birbirine bağlanması amaçlanıyor. Böylece Türkiye’nin çevresinde geniş bir ekonomik ve lojistik havza oluşturulması, küresel ticaretteki stratejik konumunun daha da güçlendirilmesi öngörülüyor.
Üretim Merkezleri Demir Yolu Ve Limanlara Bağlanacak
Yeni ulaştırma yatırımlarında Türkiye’deki üretim merkezlerinin uluslararası lojistik ağlarla daha güçlü şekilde bütünleştirilmesi öncelikli hedefler arasında bulunuyor.
Organize sanayi bölgeleri ve üretim tesislerinden çıkan yüklerin doğrudan demir yolu hatları ve limanlara ulaştırılmasıyla taşıma sürelerinin ve lojistik maliyetlerin azaltılması planlanıyor. Bu bağlantıların güçlendirilmesiyle sanayi üretiminin dış pazarlara daha hızlı ve düşük maliyetle taşınması, Türkiye’nin ihracat kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Demir yolu ve liman bağlantılarının yaygınlaştırılması aynı zamanda özel sektörün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün desteklenmesi açısından da önem taşıyor.
Stratejik Noktalar Birbirine Bağlanacak
Türkiye’nin lojistik altyapısında liman, havalimanı, lojistik merkez ve sınır kapıları arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi de planlanıyor.
Çok modlu taşımacılık altyapısının geliştirilmesiyle yüklerin farklı ulaşım türleri arasında daha hızlı aktarılması ve taşıma kapasitesinin artırılması amaçlanıyor. Böylece Türkiye’nin uluslararası ticaret rotalarında yalnızca geçiş güzergâhı değil, yüklerin toplandığı, aktarıldığı ve dağıtıldığı merkezi bir konuma ulaşması hedefleniyor.
Zengezur Koridoru Avrupa Bağlantısını Güçlendirecek
Türkiye’nin Orta Koridor stratejisinde demir yolu yatırımları önemli bir yer tutuyor. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’na ek olarak Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu hattı ve Zengezur Koridoru bağlantılarının geliştirilmesi planlanıyor.
Bu güzergâhların güçlendirilmesiyle Hazar havzasından Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan demir yolu ağında güzergâh çeşitliliğinin ve taşıma kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu hattının Zengezur bağlantısını destekleyeceğini ve Orta Koridor’un yük kapasitesini artıracak yatırımların sürdüğünü belirtiyor.
Avrupa yönündeki bağlantının güçlendirilmesinde İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi Projesi de kritik projeler arasında yer alıyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçmesi planlanan yüksek kapasiteli demir yolu hattıyla İstanbul Boğazı’ndaki mevcut demir yolu yük taşıma kapasitesinin önemli ölçüde artırılması öngörülüyor.
İstanbul Kuzey Geçişi Yük Taşımacılığını Artıracak
İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi’nin hayata geçirilmesiyle Asya ve Basra Körfezi yönünden gelen yüklerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya daha yüksek kapasiteli ve kesintisiz demir yolu bağlantılarıyla taşınması amaçlanıyor.
Proje kapsamında 127 kilometrelik elektrikli ve yüksek kapasiteli bir demir yolu hattının oluşturulması planlanırken, hattın devreye girmesiyle İstanbul Boğazı üzerinden yıllık demir yolu yük taşıma kapasitesinin 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkarılması hedefleniyor.
Kalkınma Yolu Kuzey-Güney Hattını Güçlendirecek
Türkiye’nin uluslararası ulaştırma vizyonunun bir diğer önemli ayağını ise Kalkınma Yolu Projesi oluşturuyor.
Basra Körfezi’nden Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak demir yolu ve kara yolu bağlantılarının geliştirilmesiyle kuzey-güney eksenindeki ticaret güzergâhlarının güçlendirilmesi planlanıyor. Liman, kara yolu ve demir yolu bağlantılarının daha etkin şekilde bütünleştirilmesiyle Türkiye’nin bölgesel ve küresel ticaretteki merkezi rolünün artırılması hedefleniyor.
Bu yatırımların Orta Koridor ve diğer uluslararası ulaştırma güzergâhlarıyla bütünleştirilmesi, Türkiye’nin Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasındaki ticaret akışlarında daha etkin bir lojistik merkez haline gelmesini amaçlıyor.