Uluslararası danışmanlık şirketi EY tarafından hazırlanan Lüks Tüketici Endeksi 2026 araştırmasının sonuçları yayımlandı. Farklı kuşaklardan 1.631 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, lüks ürün ve hizmet satın alan tüketicilerin beklentilerindeki değişime ışık tuttu.
Araştırma sonuçları, lüks markaların tüketicilerle daha güçlü ilişkiler kurabilmesi için sertifikalı ikinci el seçenekleri, kişiye özel deneyimleri ve yapay zekâ destekli kişiselleştirme uygulamalarını daha fazla gündemine alması gerektiğini ortaya koydu.
Sertifikalı İkinci El Pazarı Büyüyor
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, tüketicilerin lüks markaların doğrudan sunduğu sertifikalı ikinci el ürünlere yönelik ilgisinin artması oldu.
Katılımcıların yüzde 62’si markalar tarafından sunulan sertifikalı ikinci el ürünleri satın almaya açık olduğunu belirtti. Bu oran bir önceki yıla kıyasla 8 puan yükseldi.
İkinci el ürünlerin lüks markaların ayrıcalıklı konumuna zarar vereceğini düşünenlerin oranı ise oldukça düşük kaldı. Katılımcıların yalnızca yüzde 24’ü sertifikalı ikinci el ürünlerin marka ayrıcalığını azaltabileceğini ifade ederken, sadece yüzde 6’sı bu ürünlerin yeni lüks ürün satın alma ihtimalini düşüreceğini belirtti.
Buna karşılık tüketicilerin yüzde 46’sı sertifikalı ikinci el ürünlerin lüks ürün satın alma olasılıklarını artırdığını söyledi. Z kuşağında bu oran yüzde 53’e kadar çıktı.
Yapay Zekâ Alışveriş Deneyimine Giriyor
Araştırmada yapay zekânın lüks tüketimde giderek daha fazla rol üstlendiği de görüldü. Katılımcıların yüzde 94’ü yapay zekânın alışveriş deneyimini geliştirebileceğine inanıyor.
Yapay zekânın kullanım alanları arasında çevrim içi aramaların daha verimli hale getirilmesi yüzde 56 ile ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 50’si kişiselleştirilmiş ürün önerilerini önemli bir kullanım alanı olarak değerlendirirken, mağazalarda akıllı ayna gibi yapay zekâ destekli teknolojilere ilgi gösterenlerin oranı yüzde 47 oldu.
Tüketici İnsan Etkileşiminden Vazgeçmek İstemiyor
Teknolojiye yönelik yüksek ilgiye rağmen araştırma, lüks alışverişte insan unsurunun önemini koruduğunu ortaya koydu.
Katılımcıların yüzde 72’si dijital uygulamaların alışveriş sırasında insan etkileşimini azaltmasından endişe duyduğunu belirtti. Bu sonuç, tüketicilerin yapay zekâyı insan ilişkilerinin alternatifi olarak değil, alışveriş deneyimini destekleyen bir araç olarak görmek istediğine işaret etti.
Lüks markalar açısından da teknolojik dönüşümün kişisel hizmet anlayışıyla birlikte yürütülmesi gerektiği ortaya çıktı. Özellikle yüksek beklentilere sahip tüketiciler için danışmanlık, iletişim ve birebir ilgi alışveriş deneyiminin temel unsurları arasında yer almaya devam ediyor.
Fiziksel Mağazalar Hâlâ İlk Tercihlerden
Çevrim içi alışverişin yaygınlaşmasına rağmen fiziksel mağazalar lüks tüketicilerin satın alma kararındaki önemini sürdürüyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 71’i gerçekleştirdiği son alışverişi marka mağazasından yaptığını belirtti. Mağazalarda yaşanan deneyimden son derece memnun olduğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 67 olarak ölçüldü.
Mağazalarda tüketici deneyimini güçlendiren unsurların başında insan odaklı hizmetler geliyor. Katılımcıların yüzde 44’ü özel ilgi ve hizmeti, yüzde 42’si insan etkileşimini, yüzde 41’i ise stil önerilerini mağaza deneyimini zenginleştiren başlıca unsurlar arasında gösterdi.
Araştırmanın sonuçları, lüks tüketimde dijital teknolojilerin ve yapay zekânın yükselişine rağmen fiziksel mağazaların sunduğu kişisel iletişim ve özel hizmetin önemini koruduğunu ortaya koydu. Lüks markaların önümüzdeki dönemde teknolojik kişiselleştirmeyi insan odaklı deneyimlerle birleştirmesi, tüketici bağlılığında belirleyici unsurlardan biri olacak.