Avrupa Birliği (AB) ile Çin arasındaki ticari gerilim, Avrupa sanayisinin rekabet gücü ve dışa bağımlılık tartışmalarıyla yeni bir aşamaya taşınıyor. AB’nin Çin ile ticaret açığı 2025’te 359,8 milyar avroya ulaşırken, Brüksel Pekin’den ticari dengenin yeniden sağlanmasına yönelik somut adımlar bekliyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in AB Komisyonuna gönderdiği ortak mektupta ise gerektiğinde Avrupa pazarına erişimin sınırlandırılmasını da içeren yeni koruma mekanizmalarının oluşturulması talep edildi. Bu gelişmelerin ardından AB ve Çin heyetleri, ticaret ve yatırım ilişkilerindeki sorunları ele almak üzere Pekin’de iki günlük görüşmelere başladı.
Ticaret Açığı 359,8 Milyar Avroya Ulaştı
Eurostat verilerine göre AB’nin Çin’e ihracatı 2025’te yüzde 6,5 azalarak 199,6 milyar avroya gerilerken, Çin’den yapılan ithalat yüzde 6,4 artışla 559,4 milyar avroya çıktı. Böylece AB’nin Çin ile mal ticaretindeki açığı 359,8 milyar avroya yükseldi.
Çin’den yapılan ithalatta elektronik ürünler, makineler, kimyasallar ve otomobiller öne çıkarken, elektrikli makineler ve parçaları 164,9 milyar avroluk değerle en büyük ithalat kalemini oluşturdu. Makineler ve mekanik cihazlar ise 106,5 milyar avroyla ikinci sırada yer aldı.
Avrupa Sanayisi Yeni Bir Çin Şoku Riski Görüyor
Avrupa tarafında, Çin’in yüksek üretim kapasitesi ve devlet destekleri sayesinde düşük maliyetli ürünleri küresel pazarlara yönlendirmesinin Avrupa’daki üreticiler üzerindeki baskıyı artırdığı değerlendirmesi yapılıyor.
Özellikle otomotiv, çelik, makine ve teknoloji gibi sektörlerde Çinli şirketlerin artan rekabet gücü, Avrupa’nın sanayi politikalarında daha korumacı adımların tartışılmasına neden oluyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de daha önce yaptığı değerlendirmelerde Avrupa’nın yeni bir “Çin şoku” ile karşı karşıya olduğu görüşünü dile getirmişti.
Avrupa’nın Gündeminde Yeni Ticaret Araçları Var
AB içerisinde kritik sektörlerde tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi, ticari misillemelerden etkilenen şirketlerin desteklenmesi ve Komisyona yeni gümrük tarifeleri uygulama yetkisi verilmesi gibi seçenekler değerlendiriliyor.
Fransa ve Almanya ise ekonomik baskı veya ticari kısıtlamalarla karşılaşılması halinde Avrupa pazarına erişimin hızlı biçimde sınırlandırılmasına imkan verecek bir mekanizma oluşturulmasını istiyor.
AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında da kamu ihalelerinde Avrupa menşeli ürünlere öncelik verilmesi ve Avrupa’daki üretim kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Pekin’den Korumacılık Uyarısı
Çin yönetimi ise Avrupa’nın gündeme getirdiği ticari önlemlerin Çinli şirketlere karşı ayrımcı uygulamalara dönüşmemesi gerektiğini savunuyor. Pekin, korumacı politikaların ekonomik sorunları çözmek yerine ticari ayrışmayı ve tedarik zincirlerindeki kopuş riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Çin tarafı, Avrupa ile ticari sorunların müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtirken, yeni kısıtlamaların karşılıklı ekonomik ilişkilere zarar verebileceği görüşünü dile getiriyor.
Pekin’de Kritik Ticaret Görüşmeleri
AB Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic ile Çin Ticaret Bakanı Vang Vıntao başkanlığındaki heyetler, 8-9 Ekim tarihlerinde Pekin’de bir araya geliyor. Görüşmelerde ticaret dengesinin yanı sıra Çin’in Avrupa pazarına ihracatı, Avrupalı şirketlerin Çin’deki pazara erişimi ve nadir toprak elementleri başta olmak üzere ihracat kontrolleri ele alınıyor.
Görüşmeler, tarafların ticaret ilişkilerinde yeniden denge sağlanması için somut sonuç elde etmesi yönündeki baskının arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. Görüşmelerden çıkacak sonuçların, 15-16 Ekim’de yapılacak AB liderler zirvesinde Çin ile ilişkilerin değerlendirilmesine temel oluşturması bekleniyor.