Avrupa Birliği’nin sanayi politikasını yeniden şekillendirecek Industrial Accelerator Act taslağı üzerindeki müzakerelerde “Made in Europe” kapsamı önemli başlıklardan biri haline geldi. Fransa, desteğin mümkün olduğunca AB içinde üretilen ürünlerle sınırlandırılmasını isterken Almanya, Gümrük Birliği ve serbest ticaret ortaklarının da belirli koşullarla sistem içerisinde tutulmasını savunuyor.
Türkiye açısından ise kritik konu, Avrupa Komisyonu’nun mart ayında sunduğu taslakta Gümrük Birliği ülkelerine tanınan menşe eşdeğerliği yaklaşımının nihai düzenlemede korunup korunmayacağı olacak. Komisyonun mevcut teklifinde, AB’nin serbest ticaret alanı veya Gümrük Birliği kurduğu ortaklardan gelen belirli içeriklerin “Birlik menşeli” kabul edilmesi öngörülüyor.
Fransa “Made In Europe” Kapsamını Daraltmak İstiyor
Fransa, kamu alımları ve devlet desteklerinde kullanılan kaynakların doğrudan AB içinde üretim yapan şirketlere yönlendirilmesini savunuyor. Paris’in yaklaşımında “Made in Europe” kriterlerinin daha sıkı uygulanması ve sanayi teşviklerinin AB dışındaki üretim merkezlerine yönelmesinin önlenmesi öne çıkıyor.
Bu yaklaşımın benimsenmesi halinde AB dışındaki ticaret ortaklarının Avrupa’nın sanayi desteklerinden yararlanma imkanları daha sınırlı hale gelebilecek. Tartışmanın özellikle otomotiv, batarya, çelik, alüminyum ve temiz teknoloji gibi stratejik sektörler üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.
Komisyonun mart ayında sunduğu teklif de kamu alımları ve kamu desteklerinde “Made in EU” veya düşük karbonlu ürünlere yönelik şartlar getirilmesini öngörüyor. Düzenleme ilk aşamada çelik, çimento, alüminyum, otomotiv ve net sıfır teknolojileri gibi sektörleri kapsıyor.
Almanya Ticaret Ortaklarını Kapsama Almak İstiyor
Berlin ise daha geniş bir uygulama alanından yana. Almanya’nın desteklediği yaklaşımda yalnızca AB üyelerinin değil, Birlik ile güçlü ticaret ilişkileri bulunan ülkelerin de belirli şartları karşılamaları halinde sistemde yer alması öngörülüyor.
Komisyonun mevcut teklifinde de AB’nin serbest ticaret alanı veya Gümrük Birliği kurduğu ülkelerden gelen içeriklerin, belirli koşullarda Birlik menşeli kabul edilmesi düzenleniyor. Kamu alımları açısından ise ilgili anlaşmalardan doğan karşılıklı yükümlülükler dikkate alınıyor.
Bu çerçeve Türkiye açısından önem taşıyor. Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği 1996’da yürürlüğe girerken, sanayi ürünlerinde Türkiye ile AB arasında kapsamlı bir ticaret bağlantısı oluşturdu.
Türkiye İçin Mevcut Düzenleme Önem Taşıyor
Avrupa Komisyonu’nun 4 Mart 2026’da sunduğu Industrial Accelerator Act teklifinde Türkiye açısından dikkat çeken hükümler bulunuyor. Taslakta, AB’nin Gümrük Birliği veya serbest ticaret anlaşması bulunan ortaklardan gelen içeriğin belirli koşullarda Birlik menşeli kabul edilmesi öngörülüyor.
Bu düzenleme Türkiye’yi AB Tek Pazarı’nın bir parçası haline getirmiyor ve Gümrük Birliği’nin hukuki yapısını değiştirmiyor. Ancak stratejik sektörlerde kamu destekleri ve kamu alımlarında uygulanacak yerli içerik hesaplamaları açısından Türkiye’de üretilen bazı parça ve girdilerin avantajını koruyabilecek bir çerçeve sunuyor.
AB’nin mevcut kuralları da Türkiye’nin sanayi ürünlerinde Gümrük Birliği ve Pan-Avrupa menşe kümülasyonu sistemleriyle bağlantısını ortaya koyuyor.
Otomotivde Menşe Ayrımı Öne Çıkıyor
Türkiye açısından en hassas sektörlerden biri otomotiv olarak öne çıkıyor. Türkiye’de üretilen parçaların ve girdilerin belirli koşullarda Avrupa menşeli içerikle eşdeğer kabul edilmesi, Türk otomotiv sanayisinin Avrupa üretim zincirindeki konumu açısından önem taşıyor.
Ancak bu durum, Türkiye’de monte edilen bir aracın otomatik olarak AB’de üretilmiş kabul edileceği anlamına gelmiyor. Dolayısıyla müzakerelerde yalnızca Türkiye’nin kapsama dahil edilip edilmeyeceği değil, hangi ürünlerin, parçaların ve destek mekanizmalarının hangi menşe kurallarına tabi olacağı da belirleyici olacak.
Avrupa Komisyonu’nun önerisi, otomotivin yanı sıra batarya, alüminyum ve diğer stratejik sanayi alanlarında Avrupa üretimini desteklemeyi amaçlıyor.
Nihai Metin Türkiye’nin Konumu İçin Belirleyici Olacak
Industrial Accelerator Act henüz nihai hale gelmiş değil. Komisyonun önerisinin Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi tarafından müzakere edilmesi gerekiyor.
Üye ülkeler arasında “Made in Europe” kapsamının ne kadar geniş tutulacağı konusunda farklı yaklaşımlar bulunurken, Türkiye açısından asıl kritik başlık Gümrük Birliği ortaklarına yönelik mevcut yaklaşımın korunması olacak.
Nihai düzenlemede Türkiye’nin mevcut konumunun korunması, Türk sanayisinin Avrupa değer zincirleri içerisindeki yerinin devamı açısından önem taşıyor. Özellikle otomotiv, makine, metal ve temiz teknoloji gibi alanlarda uygulanacak yeni kamu destekleri ve alım kuralları, Türkiye’deki üreticilerin Avrupa pazarındaki fırsatlarını doğrudan etkileyebilecek.