Dubai’nin 42 kilometrelik yeni Altın Hat (Gold Line) metro projesi, uluslararası inşaat ve demiryolu sektörünün önde gelen şirketlerini karşı karşıya getirdi. Yaklaşık 9,2 milyar dolarlık yatırım için ön yeterlilik başvurusu yapan altı konsorsiyumun üçünde Türk müteahhitlik şirketleri yer alıyor. Doğuş İnşaat, Limak, MAPA ve IC İçtaş, uluslararası ortaklarıyla projeyi üstlenmek için yarışa hazırlanıyor.
Dört Türk Şirketi Üç Ayrı Konsorsiyumda Yer Alıyor
Ortadoğu’nun önde gelen ekonomi ve proje yayınlarından MEED’in 13 Ekim 2026 tarihli haberine göre, altı uluslararası konsorsiyum 9 Ekim’de Dubai’nin yeni metro projesi için ön yeterlilik başvurularını sundu. Başvuruda bulunan grupların üçünde Türkiye’den dört büyük müteahhitlik şirketi bulunuyor.
Doğuş İnşaat, Fransız demiryolu teknolojileri şirketi Alstom, Çinli China Railway Engineering Corporation ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli National Projects Construction ile aynı konsorsiyumda yer alıyor.
Limak ve MAPA, Çinli demiryolu ekipmanları üreticisi CRRC ile ortak hareket ediyor. IC İçtaş ise Mısırlı Hassan Allam ve Alman teknoloji şirketi Siemens ile birlikte ihaleye katılmayı hedefliyor.
Diğer üç konsorsiyumda da Hitachi, China Harbour Engineering, China State Construction, Larsen & Toubro ve PowerChina gibi uluslararası şirketler bulunuyor.
Böylece Dubai’nin yeni metro yatırımı, Türk şirketlerinin farklı uluslararası ortaklıklarla aynı projede rekabet edeceği önemli bir altyapı ihalesine dönüşüyor.
Limak Ve MAPA’nın Dubai’de 5,6 Milyar Dolarlık Proje Deneyimi
İhaledeki Türk şirketleri arasında Limak ve MAPA, Dubai’de daha önce üstlendikleri büyük ölçekli metro projesiyle öne çıkıyor. İki şirket, Çinli CRRC ile oluşturdukları konsorsiyumla Aralık 2024’te Dubai Metrosu Mavi Hat (Blue Line) ihalesini kazanmıştı.
Dubai Yollar ve Ulaştırma Otoritesi (RTA) tarafından açıklanan sözleşmenin bedeli 20,5 milyar dirhem, yaklaşık 5,6 milyar dolar olarak duyurulmuştu.
Limak ve MAPA, şimdi aynı Çinli ortaklarıyla birlikte yaklaşık 9,2 milyar dolarlık Altın Hat projesi için de yarışıyor. Ancak bu kez ihalede Doğuş İnşaat ve IC İçtaş da farklı uluslararası ortaklıklarla karşılarına çıkıyor.
Yeni proje, Türk müteahhitlik şirketlerinin Dubai’deki demiryolu yatırımlarında daha fazla rol üstlenme hedefi açısından da önem taşıyor.
Şahenk, Özdemir, Günal Ve Çeçen Grupları Aynı Yarışta
Dubai’deki ihale, Türkiye’nin önde gelen iş gruplarını uluslararası altyapı pazarında aynı rekabetin tarafı haline getiriyor.
Ferit Şahenk’in Doğuş Grubu bünyesindeki Doğuş İnşaat, Fransız ve Çinli ortaklarıyla projeye talip oluyor. Ebru Özdemir’in yönetiminde bulunduğu Limak ile Mehmet Nazif Günal’ın MAPA’sı, CRRC ile önceki Dubai metro projesinden edindikleri deneyimi yeni ihaleye taşımayı amaçlıyor.
İbrahim Çeçen tarafından kurulan IC Holding bünyesindeki IC İçtaş ise Siemens ve Hassan Allam ile birlikte yarışa katılıyor. IC İçtaş İnşaat’ın yönetim kurulu başkanlığını Fırat Çeçen yürütüyor.
Üç ayrı konsorsiyumda yer alan dört Türk şirketi, bu projeyle uluslararası demiryolu yatırımlarında güçlü ortaklıklar üzerinden rekabet etme konumlarını ortaya koyuyor.
42 Kilometrelik Altın Hat 18 İstasyondan Oluşacak
Dubai Yollar ve Ulaştırma Otoritesinin 22 Nisan 2026’da açıkladığı proje planına göre, Altın Hat kentin ulaşım altyapısını genişletecek büyük yatırımlardan biri olacak.
Tamamı yer altında inşa edilmesi planlanan hattın toplam uzunluğu 42 kilometre olacak. Projede 18 istasyonun yer alması ve hattın 9 Eylül 2032’de hizmete açılması hedefleniyor.
İhale sürecinin sonucunun ise 2027 yılında belli olması bekleniyor. Projenin tamamlanmasıyla Dubai’nin toplu taşıma ağının genişletilmesi ve kent içi ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
İhalede Henüz Kazanan Belli Değil
Dubai Altın Hat projesi için açıklanan 9,2 milyar dolarlık tutar, yatırımın toplam büyüklüğünü ifade ediyor. Bu rakam, Türk şirketlerine verilmiş bir sözleşme bedeli ya da konsorsiyumların sunduğu kesin teklif tutarı anlamına gelmiyor.
Ayrıca altı konsorsiyumun ön yeterlilik başvurusu yapması, grupların ön yeterlilik aşamasını geçtiğini veya ihalenin kısa listesine alındığını göstermiyor. MEED’in aktardığı konsorsiyum listesi de henüz Dubai’nin resmî makamlarınca yayımlanmış bağımsız bir katılımcı listesiyle doğrulanmış değil.
Dolayısıyla ihale süreci devam ederken herhangi bir şirketin projeyi kazandığını söylemek mümkün değil. Bununla birlikte dört Türk müteahhitlik şirketinin üç ayrı uluslararası konsorsiyumda yer alması, Türkiye’nin büyük ölçekli demiryolu ve altyapı projelerindeki uluslararası rekabetinin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.