ABD ile Avrupa Birliği arasında uzun yıllardır devam eden Airbus-Boeing rekabeti, Airbus için hazırlanan 3 milyar Euro’luk finansman paketi nedeniyle yeniden ticari gerilim konusu oldu. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Avrupa Yatırım Bankasının sağladığı kredinin koşullarına ilişkin bilgi taleplerinin karşılanmadığını belirterek, belirsizliğin büyük yolcu uçaklarına yönelik ticaret uzlaşmasını riske attığını açıkladı.
26 Ekim’de yapılan ve 27 Ekim’de uluslararası ekonomi gündemine taşınan açıklama, Washington yönetiminin Avrupa havacılık sektörüne yönelik finansman uygulamalarını yeniden sorguladığını ortaya koydu. ABD henüz yeni bir gümrük vergisi açıklamazken mevcut anlaşmayı da feshetmedi. Ancak kredi koşullarına ilişkin anlaşmazlığın sürmesi, geçmişte milyarlarca dolarlık ticareti etkileyen Airbus-Boeing uyuşmazlığının yeniden büyümesi ihtimalini gündeme getirdi.
ABD, 3 Milyar Euro’luk Kredinin Koşullarını Sorguluyor
Anlaşmazlığın merkezinde, Avrupa Yatırım Bankasının 29 Haziran 2026’da Airbus için onayladığı 3 milyar Euro’luk finansman paketi bulunuyor. Yaklaşık 3,4 milyar dolara karşılık gelen kredi, bankanın bugüne kadar onayladığı en büyük kurumsal finansman paketlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaynağın ilk 1 milyar Euro’luk bölümü için sözleşme imzalanırken kalan tutar, daha geniş kapsamlı yatırım programını desteklemek üzere ayrıldı.
Washington yönetiminin itirazı, kredinin büyüklüğünden çok hangi koşullarda sağlandığı üzerinde yoğunlaşıyor. Greer, tekrarlanan taleplere rağmen finansmanın ayrıntılarının ABD’ye iletilmediğini belirterek, kredinin Airbus’a piyasa koşullarının dışında bir avantaj sağlayıp sağlamadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.
ABD tarafı, bu konuda şeffaflık sağlanmamasının mevcut ticaret anlaşmasının temel ilkelerine ilişkin belirsizlik yarattığını savunuyor.
Boeing De Temmuz Ayında Başvuruda Bulunmuştu
Airbus’ın Amerikalı rakibi Boeing de söz konusu kredi paketine tepki gösterdi. Şirket, temmuz ayında ABD Ticaret Temsilciliğine başvurarak Avrupa Birliği’nden finansmanın bütün koşullarının açıklanmasını istedi. Boeing, kamu kaynaklı kredilerin piyasa şartlarına uygun verilmesini öngören ticaret uzlaşmasının ihlal edilip edilmediğinin araştırılmasını talep etti.
Boeing’in itirazında finansmanın zamanlaması da önemli yer tuttu. Avrupa tarafının havacılık alanındaki ticaret uzlaşmasını uzatmasının ardından Airbus’a büyük ölçekli kredi sağlanması, Amerikan şirketinin sorguladığı konular arasında yer aldı.
Tartışma, Airbus’ın 2030 yılı civarında A320neo ailesinin yerini alabilecek yeni bir uçak geliştirmeye yönelik hazırlıklarıyla da ilişkilendiriliyor. Bununla birlikte, kredi paketinin tamamının söz konusu uçak projesine ayrıldığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Airbus Ve Avrupa Yatırım Bankası İddiaları Reddediyor
Avrupa Yatırım Bankası ve Airbus, finansmanın haksız devlet desteği niteliği taşıdığı yönündeki iddiaları kabul etmiyor. Banka, kredinin faiz karşılığında kullandırıldığını ve olağan finansman faaliyetlerinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Avrupa tarafı, Airbus’a olağan dışı bir mali avantaj sağlanmadığını ve işlemin mevcut ticaret uzlaşmasıyla uyumlu olduğunu savunuyor.
Airbus Mali İşler Direktörü Thomas Toepfer de daha önce yaptığı açıklamada finansmanın tamamen piyasa koşullarında sağlandığını ifade etmişti. Şirket, uzun vadeli ve esnek finansman imkânının küresel üretim ağını, araştırma faaliyetlerini ve teknoloji yatırımlarını desteklediğini belirtiyor.
Böylece taraflar arasındaki temel anlaşmazlık, kredinin verilmesinden ziyade finansman koşullarının uluslararası ticaret kurallarına uygun olup olmadığı üzerinde yoğunlaşıyor.
17 Yıllık Airbus-Boeing Anlaşmazlığı Yeniden Gündemde
Airbus ve Boeing arasındaki devlet desteği tartışması, Dünya Ticaret Örgütünde yaklaşık 17 yıl süren hukuki mücadeleye yol açmıştı. ABD ve Avrupa Birliği, birbirlerinin uçak üreticilerine haksız destek sağladığını ileri sürerken karşılıklı davalar ve kararlar sonucunda milyarlarca dolarlık ticaret gümrük vergilerinden etkilenmişti. Uyuşmazlık, uçak üreticilerinin yanı sıra havacılık dışındaki ürünlerin ticaretine de yansımıştı.
Taraflar 2021 yılında anlaşmazlıktan kaynaklanan ek vergileri beş yıl süreyle askıya almak üzere uzlaşmaya vardı. Yaklaşık 11,5 milyar dolarlık ticareti ilgilendiren anlaşma, büyük yolcu uçaklarının finansmanında piyasa koşullarına uyulmasını ve desteklerin şeffaf biçimde değerlendirilmesini öngörüyordu.
Temmuz 2026’da uzatılan uzlaşmayla yeni bir ticaret savaşının önüne geçilmesi amaçlanmıştı. Ancak Airbus kredisine ilişkin son açıklamalar, anlaşmanın uygulanması konusunda görüş ayrılıklarının devam ettiğini gösterdi.
Türkiye Havacılık Sektörü De Gelişmeleri İzliyor
Airbus ile Boeing arasındaki rekabet, Türkiye’nin sivil havacılık sektörü açısından da önem taşıyor. Türk Hava Yolları ve diğer hava yolu işletmeleri, uzun vadeli filo planlamalarında iki üreticinin uçaklarına yer veriyor. Uçak geliştirme maliyetleri, finansman koşulları ve üretim kapasitesindeki değişiklikler, küresel havacılık pazarındaki rekabeti etkileyebiliyor.
Türkiye’deki havacılık sanayisi de uluslararası üretim ve tedarik zincirleriyle bağlantılı faaliyet gösteriyor. Bununla birlikte, ABD’nin son açıklaması Türkiye’ye veya Türk hava yolu şirketlerine yönelik bir yaptırım içermiyor. Yeni anlaşmazlığın Türkiye’deki uçak teslimatlarına, siparişlere ya da fiyatlara doğrudan etki ettiğine ilişkin açıklanmış bir karar da bulunmuyor.
Olası sonuçların, Washington ile Brüksel arasındaki görüşmelerin nasıl ilerleyeceğine bağlı olması bekleniyor.
Ticaret Uzlaşmasının Geleceğini Kredi Koşulları Belirleyecek
Kısa vadede en önemli gelişme, Avrupa Birliği ve Avrupa Yatırım Bankasının kredi koşullarına ilişkin ABD’nin bilgi taleplerini karşılayıp karşılamayacağı olacak. Washington, finansmanın piyasa koşullarına uygunluğunu değerlendirmek isterken Avrupa tarafı işlemin ticari koşullarda gerçekleştirildiğini ve mevcut anlaşmanın ihlal edilmediğini savunuyor.
Kredi koşullarının açıklığa kavuşturulması, tarafların yeni ticaret önlemlerine başvurmadan anlaşmazlığı çözmesine imkân sağlayabilir. Görüş ayrılıklarının devam etmesi durumunda ise konu daha kapsamlı ticaret müzakerelerinin gündemine taşınabilir.
Şu aşamada kesinleşmiş yeni bir gümrük vergisi kararı bulunmuyor. Tartışmanın odağında, yaklaşık 3,4 milyar dolarlık finansmanın mevcut ticaret uzlaşmasına uygun olup olmadığı yer alıyor.