63.Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ulusal ve uluslararası yarışma filmlerinin ekiplerini sinemaseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Festivalin pazartesi günkü programında film gösterimlerinin ardından söyleşiler düzenlenirken, yapay zekâ ile hazırlanan “Uyuyan Kadın” filmi ve kurgu üzerine gerçekleştirilen panel de öne çıkan etkinlikler arasında yer aldı.
Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilen gösterimlerde, Ulusal Yarışma ve Ulusal Özel Gösterim bölümlerinden ikişer, Uluslararası Yarışma bölümünden ise bir filmin ekibi izleyicilerin sorularını yanıtladı. Uluslararası Özel Gösterim kapsamında da bir filmin oyuncusu seyircilerle bir araya geldi.
“Artakalan” Filminin Ekibi Soruları Yanıtladı
Ulusal Yarışma kapsamında gösterilen “Artakalan” filminin ekibi, AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından düzenlenen söyleşiye katıldı. Şair bir kadın ile müzisyen bir adamın evliliğine odaklanan filmin yönetmeni Yeşim Ustaoğlu’nun yanı sıra oyuncular Öykü Karayel, Metin Akdülger, Ali Kayra Kul, İlyas Salman ve Ayşegül Cengiz Akman da etkinlikte yer aldı.
Söyleşiye ayrıca müzisyen Şevket Akıncı, yapımcı Anna Maria Aslanoğlu ve ortak yapımcı Yağmur Ünal katılarak izleyicilerin sorularını yanıtladı.
“Düğün Şarkıcısı” Ekibi Söyleşiye Katıldı
Ulusal Yarışma’nın bir diğer filmi “Düğün Şarkıcısı” da gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşiyle gündeme geldi. Genç ve başarılı bir caz solistiyken düğünlerde şarkı söylemek zorunda kalan Şahnaz’ın hikâyesini anlatan filmin yönetmeni Emre Aybek, oyuncular Yasemin Sakallıoğlu, Yiğit Özşener, Mehmet Korhan Fırat, Şahin Eryılmaz ve Hande Doğandemir ile senarist Erdi Işık ve yapımcı Rodi Kayı, seyircilerle buluştu.
“Six Weeks On” Kişisel Bir Hikâyeden Doğdu
Uluslararası Yarışma kapsamında gösterilen “Six Weeks On” (Altı Haftalık Veda) filminin yönetmeni Jacqueline Jansen ve görüntü yönetmeni Markus Ott, AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından soruları yanıtladı.
Filmini kendi deneyimlerinden yola çıkarak hazırladığını belirten Jansen, yapımını “bir oto-kurgu” olarak tanımladı. Annesinin bir bakımevinde kaldığı dönemde yaşadıklarının filme ilham verdiğini anlatan yönetmen, bu deneyimi bir hikâyeye dönüştürerek benzer süreçleri yaşamamış insanlarla paylaşmak istediğini ifade etti.
Çekimleri 15 Yıla Yayılan Filmde Rol Değişti
Uluslararası Özel Gösterim kapsamında izleyiciyle buluşan “A Messy Tribute to Motherly Love” (Anne Sevgisine Beceriksiz Bir Saygı Duruşu) filminin oyuncusu Bart Klever, AKM Perge Salonu’ndaki gösterimin ardından düzenlenen söyleşiye katıldı.
Filmin yapım sürecinin 15 yıl önce başladığını belirten Klever, bağımsız sinemada finansman bulmanın zorlukları nedeniyle projenin uzun yıllara yayıldığını anlattı. Bütçe kısıtları nedeniyle hikâyede ve çekim mekânlarında değişiklikler yapıldığını belirten oyuncu, başlangıçta başrol için düşünüldüğünü ancak geçen yıllar nedeniyle farklı bir karakteri canlandırdığını söyledi. Klever, filmde kuklacı rolünü üstlendiğini aktardı.
Yapay Zekâ Filmi “Uyuyan Kadın” Gösterildi
Ulusal Özel Gösterim programında yer alan ve tamamen yapay zekâ ile oluşturulan “Uyuyan Kadın” filmi de festival izleyicisiyle buluştu. AKM Perge Salonu’ndaki gösterimin ardından yönetmen Gizem Avcıoğlu ve yapımcı Alkan Avcıoğlu, filmin çıkış noktası ve anlatım dili hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Sinemada Vikki Bardot ismini kullanan yönetmen Gizem Avcıoğlu, film için Georges Perec’in “Uyuyan Adam” adlı eserinden ilham aldığını belirtti.
Yapımcı Alkan Avcıoğlu ise filmin gerçekçi bir dünya kurmak yerine sembolik ve alegorik bir anlatım benimsediğini ifade etti. Avcıoğlu, filmdeki mekânların ve karakterlerin gerçekçi temsiller olarak değil, sembolik modeller olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Altın Portakal’da Yönetmen Ve Kurgucu İlişkisi Ele Alındı
Festivalin üçüncü gününde düzenlenen “Film Yapımında Yönetmen-Kurgucu İlişkisi” başlıklı panelde, kurgu süreci ve kurgucuların mesleki koşulları masaya yatırıldı. Kurgucular Dayanışması’ndan (KUDA) Melike Kasaplar, İsmet Araç ve Naim Kanat’ın katıldığı etkinlikte, yönetmen ile kurgucu arasındaki çalışma ilişkisi farklı yönleriyle ele alındı.
Melike Kasaplar, yaygın kanının aksine kurgunun yalnızca post-prodüksiyon aşamasında başlamadığını, senaryo sürecinde de şekillendiğini belirterek kendi çalışma yöntemini anlattı. İsmet Araç ise meslekte yakınlık ve uzaklık dengesinin korunamamasının zamanla mesleki deformasyona yol açabileceğine dikkat çekti.
Panelde kurgucuların mesleki hakları ve çalışma koşulları da gündeme geldi. Türkiye’de kurgucuların KUDA çatısı altında örgütlendiğini belirten Kasaplar, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve mesleğin daha görünür hâle getirilmesi için çaba gösterdiklerini ifade etti.
Festival programı, film gösterimlerinin yanı sıra yönetmen, oyuncu ve teknik ekiplerle gerçekleştirilen söyleşiler aracılığıyla sinema üretiminin farklı aşamalarını izleyicilerle buluşturdu.