İtalya’nın başkenti Roma’daki Kolezyum’da açılan “Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri, Hikayeleri” sergisi, ağustos ayı sonuna kadar 2 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı. Türkiye ve İtalya’nın kültür kurumlarının işbirliğiyle düzenlenen sergide, Çanakkale’deki Troya Müzesi başta olmak üzere 19 farklı müzeden seçilen 200’den fazla arkeolojik eser sanatseverlerle buluştu.
Troya’nın Tarihi Kolezyum’da Dünyaya Tanıtıldı
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği, Büyükelçilik Kültür ve Tanıtma Müşavirliği, İtalya Kültür Bakanlığı, Kolezyum ve Roma Forumu Arkeolojik Sahası Direktörlüğü ile Türk Hava Yollarının (THY) katkılarıyla hazırlanan sergi, 11 Haziran’da ziyarete açıldı.
Serginin açılışı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli tarafından gerçekleştirildi. Kolezyum’un tarihi atmosferinde düzenlenen organizasyon, dünyanın farklı ülkelerinden gelen ziyaretçilerin ilgisini çekti.
Troya Müzesi Müdürü Sinem Düzgören, serginin açılışından ağustos ayı sonuna kadar 2 milyondan fazla kişi tarafından ziyaret edildiğini belirtti. Düzgören, Kolezyum’u Roma tarihini görmek amacıyla ziyaret edenlerin, sergi sayesinde Roma’nın kuruluşuna ilişkin anlatılarda Troya’nın oynadığı rolü de öğrenme fırsatı bulduğunu ifade etti.
Roma’nın Kuruluş Efsanesi Troya’ya Uzanan Kökleriyle Anlatıldı
Troya Antik Kenti Kazı Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Reyhan Körpe, sergiyi Türkiye’nin son yıllarda gerçekleştirdiği önemli uluslararası kültür ve tanıtım çalışmalarından biri olarak değerlendirdi.
Kolezyum’da 5 bin yıllık Troya eserlerinin yanı sıra Anadolu’nun farklı bölgelerinden Roma tarihiyle bağlantılı arkeolojik buluntuların da sergilendiğini aktaran Körpe, Roma’nın kuruluş anlatısının Troya Savaşı sonrasına uzanan bir geçmişe dayandığını belirtti.
Körpe’nin aktardığı mitolojik anlatıya göre Romalılar, atalarını Troya Savaşı’nın ardından Anadolu’dan ayrılarak İtalya’ya gelen Troyalı Prens Aeneas’a bağlıyordu. Aeneas’ın soyundan geldiğine inanılan ikiz kardeşler Romulus ve Remus ise Roma şehrinin kurucuları olarak kabul ediliyordu.
Sergideki eserlerin, bu tarihsel ve mitolojik bağın ziyaretçilere aktarılmasına katkı sağladığını belirten Körpe, Troya’nın uluslararası alandaki tanınırlığının da bu tür organizasyonlarla desteklendiğini kaydetti.
Kolezyum’da Troya’dan Roma’ya Uzanan Hikâye
Kolezyum Arkeolojik Kazı Başkanı Paola Quaranta da serginin Roma şehrinin kuruluşunda Troya’nın rolünü anlatan kapsamlı bir organizasyon olduğunu söyledi.
Quaranta, serginin Roma’nın kuruluş mitini arkeolojik eserler aracılığıyla görünür kıldığını belirterek Aeneas’ın Troya Savaşı’nın ardından bugün Lazio olarak adlandırılan bölgeye gelerek yeni bir şehir kurduğu yönündeki mitolojik anlatıyı hatırlattı. Bu anlatıda Aeneas’ın soyundan gelen Romulus ve Remus’un Roma’yı kurduğu kabul ediliyor.
Kolezyum’u ziyaret edenlere bu önemli mitolojik hikâyeyi tanıtmayı amaçladıklarını ifade eden Quaranta, serginin arkeolojik buluntular aracılığıyla Roma ile Troya arasındaki kültürel bağı ortaya koyduğunu dile getirdi.
Troya Müzesi’nin Uluslararası Tanıtımına Katkı Sağladı
Sergi, Troya Antik Kenti’nin ve Anadolu’nun arkeolojik mirasının uluslararası ölçekte tanıtılması açısından da önem taşıdı. Farklı müzelerden bir araya getirilen eserler, ziyaretçilere antik Akdeniz dünyasının mitlerini, efsanelerini ve kültürel ilişkilerini birlikte değerlendirme imkânı sundu.
Troya Müzesi Müdürü Düzgören, 2026 yılı ziyaretçi verilerinde müzenin elde ettiği sonuçlarda Troya’nın bilinirliğinin önemli payı bulunduğunu belirtti. Roma’daki serginin de bu tarihî mirasa yönelik ilgiyi görünür kıldığını ifade etti.
Kolezyum gibi dünyanın en çok ziyaret edilen tarihî alanlarından birinde düzenlenen organizasyon, Troya ile Roma arasındaki mitolojik bağlantıyı geniş bir uluslararası izleyici kitlesine ulaştırdı.