Transport & Environment (T&E), Avrupa Birliği’nin (AB) Yolcu Paketi kapsamında hazırlanan demir yolu biletleme kurallarının kapsamının genişletilmesini istedi. Kuruluşa göre mevcut öneri, Avrupa’da en yoğun uçuş yapılan 30 güzergâhtan yalnızca ikisinde demir yolu biletleme sürecini değiştirecek. T&E, 1.500 kilometreye kadar uzanan başkent bağlantılarının da düzenlemeye dahil edilmesini ve aktarmalı yolculuklarda yolcu haklarının güçlendirilmesini savunuyor.
En Yoğun 30 Hava Yolu Güzergâhından Yalnızca İkisi Etkilenecek
Brüksel merkezli T&E, Avrupa Komisyonu’nun Yolcu Paketi önerisini yayımlamasından beş ay sonra, 12 Ekim 2026’da konuya ilişkin görüş belgesini kamuoyuyla paylaştı. Kuruluş, paketin yolcu hakları açısından önemli bir adım olduğunu kabul etmekle birlikte, önerilen kuralların coğrafi kapsamının yetersiz kaldığını belirtiyor.
T&E’nin AB’de en yoğun uçuş yapılan 30 güzergâh üzerinde gerçekleştirdiği incelemeye göre, bu hatların yalnızca yüzde 53’ünde yolcular iki ülkedeki ana demir yolu işletmecilerinin internet sitelerinden bütün yolculuğu tek seferde rezerve edebiliyor. İncelenen güzergâhların yüzde 40’ında ise yolcuların hakları güvence altında bulunmuyor.
Nisan ayında yayımlanan araştırmada, güzergâhların yüzde 27’sinde işletmecilerden birinin tüm yolculuk için bilet sattığı, yüzde 20’sinde ise iki işletmecinin de bütün seyahati kapsayan bir bilet sunmadığı tespit edilmişti.
T&E, Komisyonun taslak düzenlemesindeki çevrim içi bilet satışına ilişkin yükümlülüklerin, grup rezervasyonlarında yalnızca Barselona-Paris ve Madrid-Porto güzergâhlarında belirgin değişiklik yaratmasını bekliyor.
Kuruluşun haziran ayında farklı bir ölçütle yaptığı değerlendirmede ise en yoğun 30 sınır ötesi hava yolu bağlantısının 13’ünde, yani yüzde 43’ünde, yeni kuralların uygulanmasının ardından bile yolcuların bağlantı trenini kaçırdıklarında alternatif seferlere erişme veya gecikme tazminatı alma konusunda zorluk yaşayabileceği belirtilmişti.
Başkentler Arasında 1.500 Kilometrelik Kapsam Önerisi
T&E, biletleme yükümlülüğünün demir yoluyla birbirine 1.500 kilometreden daha kısa mesafede bulunan AB başkentlerini de kapsamasını istiyor. Öneriye göre bu yolculukların en fazla iki tren aktarması içermesi gerekecek.
Bu yaklaşımın benimsenmesi halinde Brüksel-Madrid gibi güzergâhlar da düzenleme kapsamına girecek. Böylece SNCF, SNCB ve Renfe gibi işletmecilerin söz konusu hatlarda bilet satışına ilişkin yükümlülükleri genişleyebilecek.
T&E ayrıca talep edilmesi durumunda, diğer başkentlerden AB’ye giriş veya AB’den çıkış içeren yolculukların da kapsama alınmasını öneriyor.
Kuruluş, 1.500 kilometrelik sınırı Avrupa Komisyonu’nun Kasım 2025’te açıkladığı yüksek hızlı tren eylem planıyla ilişkilendiriyor. Plan, AB başkentleri arasındaki demir yolu seyahat sürelerini azaltmayı hedefliyor.
Komisyonun paylaştığı örneklere göre Kopenhag-Berlin arasındaki yolculuk süresinin 7 saatten 4 saate, Paris-Roma hattının 10 saat 50 dakikadan 8 saat 45 dakikaya indirilmesi öngörülüyor. Sofya-Atina arasında ise sürenin 13 saat 40 dakikadan 6 saate düşürülmesi hedefleniyor. Viyana-Ljubljana yolculuğunda da sürenin 6 saat 5 dakikadan 4 saat 30 dakikaya gerilemesi planlanıyor.
Örnekler arasında en büyük zaman tasarrufu Sofya-Atina hattında öngörülüyor. Ancak Komisyonun bu güzergâhları örnek olarak vermesi, 1.500 kilometrelik biletleme eşiğinin doğrudan bu hatlar üzerinden belirlendiği anlamına gelmiyor.
Tek İşlem Yerine Tek Platform Esas Alınsın
Komisyonun taslak düzenlemesi, bir yolcunun birden fazla demir yolu işletmecisini içeren seyahatini tek platform üzerinden ve tek bir ticari işlemle satın alması halinde tek bilet sahibi olmasını öngörüyor.
T&E ise yolcu haklarının yalnızca satın alma işleminin niteliğine değil, kullanılan platforma da bağlı olmasını istiyor. Kuruluşa göre aynı platformdan daha sonra ek bir yolculuk satın alan yolcuların da tek bilet kapsamında sunulan korumalardan yararlanabilmesi gerekiyor.
Bilet satış tarihlerindeki farklılıklar da T&E’nin dikkat çektiği konular arasında yer alıyor. Kuruluş, Paris-Madrid yolculuğunda SNCF’nin biletleri altı ay önceden satışa çıkarabileceğini, Renfe’nin ise Barselona çıkışlı seferleri için Komisyon önerisinde yer alan en az beş aylık satış süresini uygulayabileceğini belirtiyor. Bu tür farklılıkların, bağlantılı yolculukların birlikte planlanmasını ve satın alınmasını zorlaştırabileceği ifade ediliyor.
Bağlantı Kaçırıldığında Alternatif Trene Binme Hakkı
Taslak düzenleme, bağlantının kaçırılmasına neden olan işletmeciye güzergâh değişikliği, yardım ve tazminat sorumluluğu yüklüyor. Yolcunun bağlantı trenini işletmeci kaynaklı bir sorun nedeniyle kaçırması halinde, diğer işletmecinin müsait koltuk bulunması durumunda yolcuyu bir sonraki seferine kabul etmesi de öngörülüyor.
Ancak T&E, mevcut yaklaşımın yolcuları yeterince korumadığını savunuyor. Kuruluşa göre düzenleme, sektördeki Yolculuk Devamlılığı Anlaşması’na benzer bir sistem oluşturuyor ve yolcunun başka bir işletmecinin trenine doğrudan geçebilmesini her durumda güvence altına almıyor.
T&E’nin örneğinde, Brüksel-Paris trenindeki gecikme nedeniyle Brüksel-Milano yolculuğunun bağlantısı kaçırılıyor. Kuruluş, yolcunun SNCF’nin sonraki seferinde yer beklemek yerine, uygun olması halinde Trenitalia France’ın Milano trenine binebilmesini öneriyor.
Bu yaklaşımın, özellikle günün son treninin kaçırıldığı durumlarda yolcuların mağduriyetini azaltabileceği belirtiliyor. T&E ayrıca daha hızlı alternatiflere erişimin, işletmecilerin yolcular için otel konaklaması sağlama ihtiyacını da azaltabileceğini değerlendiriyor.
Kaçırılan Bağlantılar Yolculara Ek Maliyet Getiriyor
T&E’nin haziran ayında yayımladığı ücret analizine göre, yolcu haklarının güvence altında olmadığı güzergâhlarda bağlantıyı kaçıran yolcular yeni bilet almak zorunda kaldıklarında daha yüksek maliyetlerle karşılaşabiliyor.
İncelenen güzergâhlarda yeni bilet satın almanın maliyeti ortalama 86 avro daha yüksek çıkarken, yolculuğun bir ay önceden yapılan rezervasyona kıyasla 1,6 kat pahalıya gelebildiği belirtildi.
Analizde Lizbon-Barselona yolculuğunun Madrid-Barselona bölümünde son dakika uçak biletinin ilk fiyatın 2,6 katına ulaştığı kaydedildi. Amsterdam-Kopenhag seyahatinin Hamburg-Kopenhag bölümünde ve Viyana-Milano yolculuğunun Venedik-Milano bölümünde ise aynı gün alınan uçak biletlerinin ilk fiyatın 1,8 katına çıktığı ifade edildi.
T&E, daha güçlü yolcu hakları bulunmadığı sürece bağlantısını kaçıran yolcuların daha pahalı bir yedek bilet almak zorunda kalabileceğini belirtiyor. Kuruluşa göre incelenen güzergâhların yarısında yolcuların bir gece konaklama masrafıyla karşılaşma ihtimali de bulunuyor.
Demir Yolu Biletleme Düzenlemesi Parlamento Gündeminde
Avrupa Komisyonu, demir yolu biletleme, çok modlu rezervasyon ve demir yolu yolcu haklarını kapsayan üç yasal düzenleme önerisini 13 Mayıs 2026’da sundu.
Biletleme taslağında çevrim içi satış yükümlülüğü, ülkelerindeki yolcu-kilometre bazında demir yolu yolcu hizmetlerinin en az yüzde 50’sini sağlayan işletmecilerin biletleme platformları için öngörülüyor. Bu platformların, başka bir işletmecinin hizmetlerini talep etmesi halinde göstermek veya yeniden satmak üzere ticari anlaşma yapması gerekiyor. Ayrıca düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren 12 ay içinde, ilgili ülkede işletilen ya da o ülkede başlayıp biten tüm demir yolu hizmetlerinin platformlarda gösterilmesi planlanıyor.
Avrupa Parlamentosu’ndaki dosya, Ulaştırma ve Turizm Komitesi’nde ele alınıyor. Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı (Yeşiller/EFA) milletvekili Kai Tegethoff, 23 Haziran 2026’da dosyanın raportörü olarak atanmıştı. İşlem kayıtlarında komitenin kararının beklendiği belirtiliyor.
Avrupa Demiryolu ve Altyapı Şirketleri Topluluğu (CER) ise paket açıklandığında zorunlu bilet dağıtım yükümlülüklerine karşı çıktı. CER, bu yaklaşımın büyük dijital platformların konumunu güçlendirebileceğini ve bilet fiyatlarını artırabileceğini savunuyor. Kuruluş ayrıca, aksayan yolculuklardan kaynaklanan sorumluluğun demir yolu işletmecileri yerine bilet satıcılarına yüklenmesine ilişkin endişelerini dile getiriyor.
T&E ise önerdiği kapsam genişlemesi ve daha güçlü bağlantı haklarıyla, sınır ötesi demir yolu yolculuklarının daha kolay planlanmasını ve yolcuların uçak yerine treni tercih etmesini teşvik etmeyi amaçlıyor.