Yenidoğan Çetesi Skandalının Yankıları Devam Ediyor
Ülkemizde son günlerde büyük bir tartışma konusu haline gelen yenidoğan çetesi skandalı, sağlık sisteminin iç yüzünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Türk Tabipler Birliği, bu olayın sağlık alanındaki piyasacı dönüşümün son derece vahim bir sonucu olduğunu vurguladı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu İstifaya Davet Etti
Yenidoğan çetesi skandalı, Türkiye’nin gündeminde sıcaklığını korurken, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu istifaya çağırdı. Özdağ, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde derhal bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun derhal istifa etmesi ya da görevden alınması gerekmektedir” şeklinde açıklamalarda bulundu. Kendisi, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde yaptığı basın toplantısında, yenidoğan bebekleri hedef alan çeteye karşı tepkisini dile getirerek siyah çelenk bıraktı.
TTB, “Yenidoğan Çetesi Olayını Takip Ediyoruz”
Konu hakkında Türk Tabipler Birliği (TTB) de bir basın açıklaması gerçekleştirdi. TTB, İstanbul’da birçok bebeğin, aralarında hekimlerin ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu bir çete tarafından, tıbbi gereklilik olmaksızın anlaşmalı özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerine yönlendirildiğine dair haberleri yakından takip ettiklerini belirtti. Bu durumun, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan ve ailelerden haksız gelir elde etmek amacıyla gerçekleştirildiği ve ne yazık ki bazı bebeklerin bu süreçte hayatını kaybettiği vurgulandı. TTB, İstanbul Tabip Odası’nın konuyla ilgili inceleme başlattığını ve sürecin titizlikle yürütüldüğünü kamuoyuyla paylaştı.
Sağlıkta Dönüşüm Programı Sağlık Sistemini Çürütmüştür
Türk Tabipler Birliği’nin açıklamalarında, bu olayın, Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde uygulanan politikaların halk yararına olmadığı ve sağlık sisteminde yıkıcı sonuçlar doğurduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdiği ifade edildi. Sağlık hizmetlerini sıradanlaştıran, niceliğe önem veren, hastaneleri ticarethane ve hastaları müşteri haline getiren bu program, sağlık sistemini derinden etkilemiştir.
TTB, Sağlık Bakanlığı’nı, halk sağlığına ve hekimlik değerlerine zarar veren, ülke kaynaklarını israf eden ve insanlık onurunu hiçe sayan politikalarını bir an önce terk etmeye çağırdı. Ayrıca, halkın eşit, ulaşılabilir, ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmeti alabilmesi için koruyucu hekimlik ve birinci basamağın güçlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi. Sağlık çalışanlarının güvenli ve güvenceli bir ortamda çalışabilmesi, verilen hizmetin niteliğinin değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Ülkemizin maddi ve insan kaynaklarının bu hedeflere ulaşmak için yeterli olduğu ifade edildi.
(BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)