NASA’nın yeni nesil kızılötesi gözlem aracı SPHEREx, Mart 2025’te uzaya fırlatıldıktan sonra gökyüzünün en geniş kapsamlı renkli haritasını tamamlamak üzere yolculuğuna başladı. Tüm gökyüzünü 102 farklı renk dalga boyunda gözlemleyen bu teleskop, görünmeyen kızılötesi ışınları kullanarak evrenin saklı kalmış sırlarını gün yüzüne çıkarıyor. Bu sayede, evrenin en eski dönemlerine ait detaylar ilk kez böyle yüksek çözünürlükte ve detayda ortaya konmuş olacak. Ayrıca, galaksilerin yaklaşık 14 milyar yıl önceki evrimsel süreçleri de bu verilerle daha yakından inceleme imkânı bulacak bilim insanları. Bu tarama sayesinde, evrenin başlangıcını ve onun zaman içindeki genişleme hızını anlamada önemli adımlar atılacak.
SPHEREx, her gün Dünya’nın Güneş etrafında dönerken, gökyüzündeki belirli bir şeridi tarıyor. Bu süreçte, yaklaşık 3.600 farklı görüntü kaydederek gökyüzünün tamamını 6 ay gibi kısa bir sürede haritalamış oluyor. Hedef, gökyüzünde 360 derecelik kapsamlı ve detaylı bir 3 boyutlu harita oluşturmak. Görev başlamadan önce, yıldızların ve galaksilerin konumlarını belirlemek amacıyla çeşitli gözlemler yapıldı ve şu anda ilk tüm gökyüzü haritası hazır durumda. Görev iki yıl boyunca sürecek ve toplamda üç yinelemeyle, daha hassas ve kapsamlı ölçümler yapılacak. Bu veriler, hem akademik araştırmalar hem de geniş kamu erişimi için açık hale getirilecek. Buna ek olarak, şimdiye kadar yapılmış tüm gökyüzü haritalarına kıyasla SPHEREx’in sağladığı renkli ve çok katmanlı veriler, evrenin yapısını daha iyi anlamamıza imkan tanıyacak.
SPHEREx’in öncüsü olduğu bu yenilikçi yaklaşım, geçmişte gerçekleştirilen Wide-field Infrared Survey Explorer gibi görevlerden farklı olarak, geniş alan ve yüksek renk çözünürlüğünü bir araya getiriyor. James Webb Uzay Teleskobu ise, çok daha gelişmiş spektrum ölçümleri yapabilmesine rağmen, düşük görüş alanıyla karşılaştırıldığında sınırlı kalıyor. Bu nedenle, SPHEREx’in geniş ve çok renkli tarama yeteneği, onun uzay gözlemlerinde benzersiz olmasını sağlıyor. Toplamda 102 farklı renk boyutunu kullanarak her görüntü, yüz milyonlarca galaksinin mesafesini ve konumunu kesin olarak ölçmeye olanak tanıyacak. Böylece, galaksilerin evrensel dağılımındaki küçük farklılıklar tespit edilerek, evrende yaşanan en büyük olaylardan biri olan Büyük Patlama sonrası enflasyon döneminin detayları ortaya konacak.