Orta Doğu’da bölgesel gerilim yeniden en üst seviyeye ulaştı. ABD ile İran arasında uzun süredir arabulucular üzerinden yürütülen barış görüşmeleri ve mesaj alışverişi, İsrail’in Lübnan hamlesiyle tamamen durma noktasına geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lübnan’a yönelik yeni bir operasyon talimatı vermesi, Tahran cephesinde sert bir karşılık buldu.
Diplomatik Kanallar Kapandı, Boğaz Mühürlendi
İran basınında yer alan son dakika bilgilerine göre Tahran yönetimi, ABD ile yürütülen tüm dolaylı iletişim trafiğini askıya aldı. Ancak asıl kritik hamle küresel ticaretin kalbinden geldi: İran, dünya petrol sevkiyatının en hayati geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapattığını duyurdu. Bu karar, Tahran’ın Lübnan konusundaki talepleri karşılanana kadar geri adım atmayacağının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
ABD Ablukası ve Trump’ın Çıkışı
Washington yönetimi, İran ekonomisini baskı altına almak amacıyla halihazırda Hürmüz Boğazı’na yönelik bir abluka başlatmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, ablukanın kalkması için Boğaz’ın derhal trafiğe açılması gerektiğini vurgulayarak, “Doğru zaman geldiğinde tekneleri serbest bırakacağız. Hürmüz Boğazı herkese açık olacak, kimse kontrol etmeyecek” açıklamasında bulunmuştu.
Ekonomik Kriz Kapıda: Petrol Fiyatları Fırladı
Boğaz’ın kapatılması küresel piyasalarda şok etkisi yarattı. Petrol fiyatlarındaki ani yükseliş dünya genelinde bir enerji krizini tetiklerken, akaryakıt fiyatlarına gelen üst üste zamlar ülkeleri yeni tasarruf tedbirleri almaya zorladı. Öte yandan, İran Meclis Güvenlik Komisyonu’nun Boğaz’dan geçen gemilerden ücret alınmasını öngören yasayı onaylaması, uluslararası toplumda büyük tepkiyle karşılanmaya devam ediyor.
Neden Önemli? Hürmüz Boğazı, dünyadaki toplam deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık %20-30’unun geçtiği tek koridordur. Buradaki bir tıkanma, küresel tedarik zincirinde telafisi zor hasarlara yol açma potansiyeline sahiptir.