Bizlere kontak mı kapattıracaksınız

Bizlere kontak mı kapattıracaksınız :Burdurlu halkçılar; “Hizmet verdiğimiz kentiçi taşımada ücretsiz taşınanlar yüzünden giderlerimiz karşılanamaz noktasına geldi ve bir de ek 65 yaş yükü bizi yok ediyor. Kontak kapatmamız mı istiyorlar?” diye soruyor…
TT: Sayın Acar, yıllardır sektöre katkınızı sistem algısı konusundaki deneyimlerinizle, “Mustafa Acar” faktörü üzerinde du rup, öngörülerinizin öneminden söz ederiz. Esnaf da bunu doğrular. Siz böyle bir ağırlığınız varken, bir basın açıklaması ya parak adeta yakarışta bulunuyorsunuz? Gerçek durum ne- dir? Sizi bu açıklamaya iten gelişmeleri anlatır mısınız?
ACAR: Memnuniyetle. Hemen söylemem gerekirse, Burdur İli’nde belli bir sayıda yolcusu olan, birbirini tanıyan, bilenlerden yolcusu olan özel halk otobüsçüleriyiz ve belediye denetim, yürütümündeyiz. Daha çok da geleneklerimiz, tanışıklığımızla birbirimizle iyi ilişkileri önemseyerek yaşarız. Hizmeti verirken de bu açıdan meseleye bakarız. Belediye talebiyle, abartılı da olsa dayanabildiğimiz kadarıyla, birçok kişiyi ücretsiz taşıyoruz. Özellikle, geliri, bir maaşı olma yan fakir vatandaşlarımızı taşıyoruz.
Ancak, burada dikkate alınması gereken bir husus var, o da şu; eğer biz, emniyetten, belediye personelinden, gaziden, basından, engelliden, 65 yaş üzeri kişilerden hiç ücret almazsak, geride kim kalıyor?
Önce bu soruya bir cevap bulmamamız gerekiyor.
Geride kalanlar var elbette. Mesela, öğrenciler var ve onlar da servisleriyle gidip geliyorlar. Geriye, memur ve esnaf kesimi kalıyor. Onlar da kendi özel araçlarıyla gidip geliyorlar.
Bir de üniversite var. Onlar da tatile girince geride, biz bize kalıyoruz.
Şimdi, size soyurum; Allah aşkına bu durumda bizler, kimden para alıp, araçlarımızı yenileyecek kazancı, borcumuzu ve evimizin çocuklarımızın nafakasını çıkaracağız.
Bu durum, sosyal devlet algısı ile belediye, vali, bakanlık ve hükümet hiyerarşisine göre iletilerek, destek sağlanması adına çözmek üretmek gerekmiyor mu?
İşte, biz; bu anlayışla ve de “ör- nek olalım” diye, harekete geçtik.
Sosyal devlet yapısı gereği; kamu taşımacılığında indirim veya ücretsiz taşıma keyfiyeti olmaz. Yönetenlerin, bu kararı verirken, sosyal devlet yapısını çok iyi okumuş olmaları gerekir.
Şu anda, bizim hizmetimiz için; “Çağdaş bir toplu taşıma” deniliyor. “Otobüsün yeni olsun, ek donanımları olsun” deniliyor. Bir de, önümü- ze; “Ücretsiz taşıyacakların bunlar” diye, bir karar konuyor. Ben de; “Peki” diyor ve bu karara göre hesap yapıyorum ama içinden çıkamıyorum.
Bu kez kafamı kaldırıp, diğer devletlerin uygulamalarına bakıyorum.
Gördüğüm, oralarda, özel taşımacı destekleniyor.
Bizde, bu desteğin, burada da uygulanması gerektiğini düşünüyoruz.
KDV, ÖTV, Sigorta, Akaryakıt, Bağ-Kur, Vergi gibi giderlerimizin indirim oranlarının belirlemesini istiyoruz. Bu maddeler adına destek olun- ması, mağduriyetlerimizin giderilmesini istiyoruz.
Burada sorun; geçimimizi sağlamamamız sorunudur. Sorunlarımız giderilirse, o zaman bizler de hem indi- rimli, hem de bedava taşıyabiliriz…
TT: Kısacası; “Devletin toplu ulaşımda özel taşımacıya bakışını, hizmet verme kriterlerini yenilemesi ve gelir-gider dengesine göre bir denetim ve yürütüm yaptırması, en azından taleplerinin karşılığını ona ödemesini düşünmeli” diyorsunuz?
ACAR: Evet aynen onu söylüyorum. Bunu; “Ülke genelindeki toplu ulaşım hizmetlerini veren özel taşımacılara standartlar eşliğinde yapmasını benimsesin” diyorum. Ben, Burdurlu Özel Halk Otobüsleri Dernek Başkanı olarak, bu sorunlarımızı yetkililere iletiyorum. İletmek için de, basın yolunu kullanıyorum. Sayın valime ve yardımcılarına, belediye başkanımla tüm ilgili makamlara, belirt- tiğim sorunları kendilerine iletiyorum. Bunu, yıllardır hizmet veren bireysel taşımacılığı ile halkın takdirini almış, yeni yapılanmaya da “Evet” diyen, “Esnaf ölmesin, yok olmasın” diye yapıyorum. İçinde bulunduğumuz şart- lar görülsün diye, desteklensin diye yapıyorum.
TT: Sayın Acar; son on yıldır ülkemizde gerek kentleşme, gerekse kentlerde toplu ulaşım hizmetlerinde, kurumsallaşmadan çağdaş ve konforlu, herkes için sürdürülebilinir bir toplu taşımadan söz ediliyor. Kulağa hoş gelen bu söylemi siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
ACAR: Hükümetimiz, iktidara geldiği günden beri değişim, dönüşüm hizmetini kentlere taşıdı. Kenti yönetenlere görev vererek; “Özel taşımacıları da işin içine sokun” dedi. Buna dönük hazırlıklar bitti. Lakin, sahada karmaşa sürüyor ve hariç unsurları kul- lanmak, duruma uymak ya da uymak istemeyenler var. Dünyaya uymak isteyen bir hükümet var. İcraatlarını, standartlarını onlara göre kuruyor. Ama bunu sahadakilerin anlamaları zor. Çünkü, net mesaj bir türlü gelemiyor. O zaman da, iş, bizlere düşüyor. Bizim, aksaklığı ve sebep olacağı sıkıntıları anlatmamız gerekiyor.
Zaman daraldı ve acilen, beklentilerimizi, bir alternatif toplu ulaşım sisteminde, özel taşımacıların rolü ve yapılması gerekenler adlı bir projede toparlamamız gerekiyor.
Bence sizin, gazete olarak verdiğiniz mesajların iyi anlaşılması lazım.
Burada görev, TŞOF’a değil, TÖHOB’a düşüyor. TÖHOB, hızlı hareket ederek Anadolu’ya açılmalı, çalış taylar yapmalı ve de görevlileri bir an önce harekete geçmesi için uyarmalı. Feryadımızı, bu geniş çerçeveden ele alıp değerlendirmeli.
Diyeceklerim bunlar…