Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkanı Cankesen “TCDD Hepimizin”



Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkanı Can Cankesen, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi yakınlarında meydana gelen ve 24 kişinin ölümü ve 318 kişinin yaralandığı tren kazası ile ilgili olarak sendikanın resmi internet sitesinde bir açıklama yaptı.

Genel Başkan Cankesen’in açıklaması şöyle;
08 Temmuz 2018 günü‬ akşam saatlerinde Tekirdağ/Çorlu-Sarılar mevkiinde üzücü bir tren kazası gerçekleşti. Kaza sonrası yirmi dört vatandaşımız/kardeşimiz/canımız hayatını kaybetti. Kazada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet acılı ailelerine sabır, yaralananlara da acil şifa diliyoruz.

Ulaştırma Memur Sen olarak,

Kazanın haberini alır almaz arkadaşlarımızla birlikte olay yerine hareket ettik.

Gece saat 02.30 civarında kaza yerine vardık.

Kazanın olduğu yere askeri ve emniyet yetkililerince girişler yasaklanmıştı.

Demiryolcu ve sivil toplum kimliğimizi bildirerek araçların gidemediği çamur ve toprak yolu kat ederek kazanın olduğu mevkie ulaştık.

Kaza yerine varır varmaz gözümüze ilk çarpan;

Tren dizisinde bulunan Lokomotif ve arkasındaki vagonun devrilmediği ancak ikinci ve altıncı vagon olmak üzere beş vagonun devrilerek raydan çıktığıydı.

Kaza sonrası acil olarak;

Devletimizin, tüm imkânlarının seferber edildiği, tüm yetkililerin de UDHB, TCDD’nin Genel Müdürleri ve tüm ilgili birimleri ile birlikte, sağlık, güvenlik, kurtarma, tüm birimlerin orada olduğuydu.

Devletimiz, bu elim kazaya hemen tüm gücüyle müdahale etmiş ve zamanla yarışarak acaba bir kardeşimizi daha kurtarabilir miyiz diye amansız bir yarış içerisinde arama/kurtarma çalışması yürütüyordu…

Bizim, kaza yerine vardığımızda vinçlerin de yardımıyla bir vagon kurtarma/kaldırma operasyonu yapılıyor, vagonun altından sekiz canımız daha vefat etmiş bir şekilde çıkarılıyordu.

O an ve o anı orada yaşayanların üzüntülerinin tarifi imkânsız bir duyguydu.

Sabah saat 06.00 ya kadar çalışmalar aralıksız sürdü.

Ancak, vefat eden ve yaralanan vatandaşlarımızdan kimse kalmadığına emin olunca arama/kurtarma ekipleri çalışmalarını sonlandırdı.

Kazanın meydana geldiği yere Sivil Toplum Örgütleri bazında bakacak olursak,

Ulaştırma Memur-Sen olarak ilk ve tek gidenlerdeniz;

‪Bu kaza nasıl olmuş diye sorduğumuzda;

Bölgede saat 15.30 ile 16.00 arasında çok kısa bir zaman diliminde bölgesel şiddetli bir yağış olduğunu,

Metre kareye 32 kg civarında normalin çok üzerinde bir yağış düştüğünü,

Bu yağışın sadece Çorlu/Sarılar mevkiine yağdıktan sonra kazanın gerçekleştiği yerdeki menfezin yağıştan zarar gördüğünü,

Akabinde yoldaki rayların ve traverslerin altının boşalması sonucunda kazanın oluşması için tüm şartların oluştuğunu,

Trenin geçişi sırasında da o elim kazanın meydana geldiğini yetkililerden öğrendik.

Olayın olduğu yerde sabah gün ışıdığında dikkat çeken bir diğer detay da ay çekirdeği/Günebakan tarlalarında bu bitkiler ve tarlalar nereden baksan bir metre suyun içindeydi.

Bu görüntüler ve orada oluşan doğal afet yetkili birimlerce kare kare resmedildi ve gerekli görüntüler de alındı.

Bu görüntüler ve o menfezi gördükten sonra böylesi doğal afetlerin bir daha gerçekleşmemesi ve hiçbir kardeşimizin zarar görmemesi dilekleriyle oradan ayrıldık.

Ancak,

Olay halen yeni ve acılarımız da taze iken olayın arkasından hiç vakit kaybetmeden yazılı ve görsel olmak üzere sözde demiryolu bilgeleri acımasızca yorumlarına başladı.

‪Kazada vefat eden ve yaralanarak zarar gören birçok kardeşimizin acıları halen taze iken kazanın oluşunda eskilerin tabiri ile “Bir Cinlik, Bir Hinlik” aramaya da gerek var mıdır onu da takdirlerinize bırakıyorum.

Benim takdirime göre acılar üzerinden prim yapmak diye bir kavram yoktur.

Kazanın öncesi ve sonrası tüm yetkililer ve devletimizin tüm kademeleri görevinin başındadır.

Devletimiz aralık vermeden kazanın oluşumu nasıldır, ihmal, kasıt vs bir durum var mıdır? Diye altı savcı görevlendirmiş, araştırma ve soruşturma sürecini de başlatmıştır…

‪Olayda suçlu(lar)veya ihmali olanlar varsa gereği zaten yapılacak olup,

An itibariyle,

Kanaatimce, kendini veya temsil ettiği makamı ön plana çıkarmaya çalışıp kişileri ve kurumları yargısız infaz yoluyla imha etmeye de gerek yoktur.

‪Böylesi acıların yaşandığı zamanlarda “şeytanca düşüncelere ve şeytanileşmeye değil” Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız vardır.

Unutmayalım ki!

‪Devletimizin tüm kurumları bizimdir. “TCDD de bu kurumlardan biridir.”

Ve bu TCDD bugüne kadar olduğu gibi bu günden sonra da hem bize hem de ülkemize lazımdır.

‪Yani,

TCDD ülkemize ve milletimize bu günden sonra da lazım olacağı için,

Yapacağımız her eleştiri ve kuracağımız her cümlede daha da vicdanlı/dikkatli olmamız,

‪Bu kurumdan yediğimiz ekmeğin ve bize sunduğu itibarın da FARZIDIR…

Reklamlar