İmamoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kanal İstanbul Çağrısı

İmamoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kanal İstanbul Çağrısı - RayHaber
İmamoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kanal İstanbul Çağrısı - RayHaber

İmamoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kanal İstanbul Çağrısı: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Dudullu-Bostancı Metro Hattı Projesi’nin İçerenköy İstasyonu şantiyesinde incelemelerde bulundu. Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını, yerin 20 metre altındaki şantiye alanında yanıtlayan İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı’nı Kanal İstanbul Çalıştayı’na davet edecek misiniz? Yoksa daha önce olduğu gibi randevu talebiniz olur mu” sorusuna, “Benim talebim şu: Sayın Cumhurbaşkanı’mız, Sayın Genel Başkan’ımız Kemal Kılıçdaroğlu, hatta diğer siyasi liderler de katılabilirler. Kim olursa olsun zevk duyarım. Davet etsinler, gelelim. Ben, bütün bilimsel verileri, bütün dayanakları kendilerine anlatayım. Eminim ikna ederim” yanıtını verdi.

“ÖNCELİK OLAN HER ŞEYİ SAHİPLENİRİZ”

Kanal İstanbul’a karşı olmalarındaki amacın, ülkenin zor koşularında, geçtiğimiz 1,5-2 yıl içerisinde finansmanı tamamlanamayan, kredi bulunamayan bu tarz projeleri öncelemek olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Biz, öncelik olan her şeyi alkışlanırız, sahipleniriz, başlatana teşekkür ederiz. Bitirince onları davet ederiz, kucaklaşırız. Ama önceliği olmayan, vatandaşın lehine, bu kentin doğasına ve lehine olmayan hiçbir işe de asla ve asla öyle oturup, ‘Evet’ demeyiz. Zaten bu süreç içerisinde bu tarz talimatları almayacağımızı, gereksiz ve lüzumsuz olan işlere dönük birtakım sözleri talimata çeviren anlayışa karşı olduğumuzu, 16 milyon insandan talimat alacağımıza da görevimize başlarken bütün halkımıza iletmiştik. Tam da orada duruyoruz biz şu anda. Bu tarz güzel ve faydalı projeler, milli duygusunu içeren projelerdir. Çünkü, siz 16 milyon insanı mutlu ettiğinizde ve huzurlu hale getirdiğinizde bu, Türkiye’ye enerji olarak yansır” ifadelerini kullandı.

“ÇEKMEKÖY’LE NASIL İYİ ÇALIŞIRIZ TOPLANTISINDAN GELDİM”

“Kanal İstanbul ile ilgili dünkü sunumunuz üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan bir açıklama yaptı. Sözlerinin hedefinde siz vardınız. Cumhurbaşkanı; ‘Öncelikle projenin sahibi Türkiye Cumhuriyeti’dir. Onların görevi, devletin aldığı karara uygun şekilde hareket etmektir. Görevini ihmal eden hesabını millete ve hukuka mutlaka verecektir’ dedi. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?”

Ben, Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını bir metin üzerinden okudum, Çekmeköy’de. ‘Çekmeköy’le nasıl iyi çalışırız’ toplantısından sonra. Ben, açıkçası Sayın Cumhurbaşkanı’ndan Kanal İstanbul ile ilgili daha açıklayıcı bir izah beklerdim. Ama hala benzer cümleler duyuyoruz. Daha önce bize yönelik, “Kazma vuracağız, ihale yapacağız, otur işine bak” cümlelerinin yerine, bugün de ‘Hesap verir” cümlesi eklendi. Gerçekten hoş değil. Doğru da bulmuyorum. Tam aksine, belirleyici bir takım eğer varsa delilleriniz, ifadeleriniz; onları ifade ederdiniz. Biz de bir şeyler anlardık. Ben, Kanal İstanbul adına açıklamalardan hiçbir şey anlamadım. Bugün baktığımızda, hesap verme konusunda, tabii ki devlete karşı sorumluluklarımız var. Bazı birimlere, Sayıştay’a, Danıştay’a… Ben, belediye başkanıyım. Ama benim en doğru en belirleyici hesap vereceğim nokta, 16 milyon insanımız. Ben de zaten onlara hesap veriyorum. Geçen hafta, umarım takip etmişlerdir; 16 milyon insana, 6 ayla ilgili bir hesap verdim zaten. Hesap vermeye de devam edeceğim. Hesap veremeyeceğim tek şey; İstanbul için cinayet dediğim Kanal İstanbul’un başlatılması konusu. Eğer o başlarsa, ben İstanbul halkına hesap veremem. Zaten kendileri veremez. Bugüne kadar “İhanet’” dedikleri, “İstanbul’a ihanet ettik” dedikleri sıfata, cinayet de eklenmesin diye aslında Sayın Cumhurbaşkanı lehine de çaba gösteriyorum.”

“BUGÜN SEÇİM OLSA, FARK 1 MİLYON 600 BİN OLUR”

“Nasıl olduysa kazandılar?’ diye de bir cümlesi oldu. Aslında kazananın siz değil, CHP değil, AK Parti olduğunu ve meclisteki çoğunluğu dikkat çekti…”

Tabi hala bunu tartışmaya açmak düşüncesini bile anlayamıyorum. Herhalde yanlış bir iş yapmanın sağladığı bir psikolojinin dili bu. Gerçekten ben, kendilerinin de yakın çevresinin de inanarak bu süreci savunmadığına inanıyorum. Kabinedeki insanlar da inanmıyor bu işe. Ama bu nedir, nereden dayatıldı? “Yüzlerce kurumdan olur alındı”. Ya Devlet Su İşleri’nden alınmadı. Devlet Hava Meydanları’ndan alınmadı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınmadı. Daha ne olsun? Yani televizyona çıkıp konuşan, bu işi anlatan –sözüm ona bilim insanı- bilim insanı yok. Neyi ifade ettiniz, neyi tanımladınız da insanlar ikna olsunlar? Bu yetmiyor işte kazandığımız seçime böyle tarifler yapılıyor. Çok üzüntü verici. Biz, bunlarla açıkçası kendimizi meşgul etmiyoruz. Yani bugün seçim olsa şu yarattıkları travmayla değil 800 bin fark, 1 milyon 600 bin fark olurdu. Bu farkı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın derin siyasi tecrübeleri ile çokça yerel ve genel seçim yaşamış birisi olarak çok iyi analiz ettiğini, çok iyi okuduğunu hissediyorum, anlıyorum ve görüyorum.”

“HALA RANDEVUYA CEVAP BEKLİYORUZ”

“Dün, çalıştaya bakanları da davet ettiniz. Görünüyor ki sadece bakanlarla değil, Cumhurbaşkanı ile de bu diyalog aranızda sürekli yaşanıyor. Cumhurbaşkanı’nı davet edecek misiniz? Yoksa daha önce olduğu gibi randevu talibiniz olur mu? Çünkü onu da ikna etme durumunuz olur mu? Çünkü elinizde belgeler var, dün bilimsel rakamları açıkladığınız gibi. Böyle bir gelişme yaşanabilir mi?”

Biz, 15 maddelik sunumumuzda, zaten tümüyle bilimsel konuştuk. Vatandaşımıza; akılla, bilimle niçin bu işin yanlış olduğunu anlatamaya çalıştık ve devam edeceğiz. Ama görüyorum ki; Sayın Cumhurbaşkanı, bugün bize sadece geçmişi anlattı. Efendim şu yapılırken o siyasi şunu demiş, bu siyasi bunu demiş. Oraya dönersek biz de deriz ki: “Sayın Cumhurbaşkanı, siz de 3. Köprü’nün İstanbul’a ihanet olduğunu söylemiştiniz ama yaptınız.” Şimdi bunlara girmeyelim. Ben, geleceği anlatıyorum. Ben, bu şehrin çocuklarına gençlerine geleceğini anlatıyorum. Bilimsel olarak izah ediyorum. “Bizi ikna edin” demiş. Tamam. Memnuniyet duyarım. Zaten Temmuz’dan beri kendisine, İstanbul’un önemli konularıyla ile ilgili konuşacağımı ifade etmiştim. Arkadaşlarım çok iyi biliyorlar; en önemli 3-4 dosyamdan biri Kanal İstanbul. Hala randevuya cevap bekliyoruz. Ama benim talebim şu: Sayın Cumhurbaşkanı’mız, Sayın Genel Başkan’ımız Kemal Kılıçdaroğlu, hatta diğer siyasi liderler de katılabilirler. Kim olursa olsun zevk duyarım. Davet etsinler, gelelim. Ben, bütün bilimsel verileri, bütün dayanakları kendilerine anlatayım. Eminim ikna ederim. Çünkü bunun karşısında bu toplumun öncelikleri açısından bugün yaşananlar açısından ve gelecekte yaşanacaklar açısından çok doğru dayanaklarla, bu işin olmaması yönünde o kadar netiz ki. Tümüyle bunlar akıl ve bilimli, zerre kadar siyasetle ilgili değil. Biz, “O, bunu dedi” ile ilgilenmiyoruz. Davet bekliyorum. Sayın Cumhurbaşkanı davet etsinler. Sayın Genel Başkanı’mız Kemal Kılıçdaroğlu da gelsin. Başka siyasi parti başkanları da gelsin. İstanbul halkı adına, cinayete dönük bu projenin feryadını bilimsel verilerle kendilerine anlatayım.

TAPU HAREKETLERİ YANITI

“Dünkü açıklamanızda, 30 milyon metrekarelik imar hareketliliği olduğunu ve ilk 3 şirketin de Arap şirketi olduğunu söylediniz. Bu açıklamanız gündem oldu ve bu Arap şirketlerinin ne kadar yerler aldığı haberleştirildi. Bu üç Arap şirketi ile ilgili ayrıntı verecek misiniz?”

Öncelikle şunu söyleyeyim, İmar hareketi değil, tapu hareketi. Yani Şehircilik Bakanı “Hiçbir tapu hareketi olmamıştır” diye çok iddialı bir cümle kullandığı için, açıklamak zorunda kaldım. 30 milyon metrekarelik tapu hareketi. Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa ve Beyoğlu’nu içine alan 3 ilçe boyutunda. Anlattığımız buydu. Yani ilk 3 firmanın en fazla yatırım yapan firmanın Arap olması bir detaydır. Bütün konuların önüne bunun konması, bu sürece ihanet olur. Diğeri daha önemli.

“TANIDIKLARI ÇIKAR MI BİLMEM”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011’deki konuşması da gündemde.’ Kimsenin o güzergahtan haberi yok ki bunun önüne geçmek için’ amaçlı açıklaması olmuştu çünkü.”

Görünen 30 milyon metrekare hareketi, Sayın Cumhurbaşkanı davet ederse, tek tek anlatırız. Orada tek tek hangi tapular kimler tarafından alınmış sıralarız. Sürpriz isimler çıkar mı bilmem. Tanıdıkları çıkar mı bilmem. Ama benim için bir detay. Benim için şehrin geleceği. Suyu, havası bu şehrin düzeninin altüst olmaması. Yani o bakımdan bu biraz magazin olur. Kimin tapusu var vs. bu konular beni çok ilgilendirmiyor.

STM’den Sürü Kamikaze İnsansız Deniz Aracı Hamlesi - RayHaber
Deniz Savunma

STM’den Sürü Kamikaze İnsansız Deniz Aracı Hamlesi

STM, yüksek sürati, düşük silüeti ve sürü operasyon kabiliyetiyle deniz harbinde oyunun kurallarını değiştirmeye hazırlanan yeni nesil Kamikaze İnsansız Deniz Aracı YAKTU KİDA’yı SAHA EXPO’da ilk kez tanıttı.   Türkiye’nin denizlerdeki milli mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş.,askeri deniz platformlarındaki derin tecrübesini otonom sistemlerdeki uzmanlığıyla birleştirerek, Mavi 🚆
STM’den Yeni Nesil Mini Keşif İHA’sı TOGAN SAHA’da - RayHaber
06 Ankara

STM’den Yeni Nesil Mini Keşif İHA’sı TOGAN SAHA’da

STM, İHA ailesinin en küçük ve yeni üyesi TOGAN-M Mini Keşif Gözlem İHA Sistemini ilk kez SAHA 2026 Fuarı’nda gün yüzüne çıkardı. 2,5 kg altındaki ağırlığı ve katlanabilir tasarımıyla öne çıkan TOGAN-M; elektronik harp koşullarına dayanıklı özgün yazılımı ve milli bilgi güvenliği mimarisiyle hem askeri hem de stratejik sivil operasyonlarda 🚆