İmamoğlu, Erdoğan’a Verdiği Kanal İstanbul Mektubunun İçeriğini Açıkladı

İmamoğlu, Erdoğan’a Verdiği Kanal İstanbul Mektubunun İçeriğini Açıkladı - RayHaber
İmamoğlu, Erdoğan’a Verdiği Kanal İstanbul Mektubunun İçeriğini Açıkladı - RayHaber

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul için hazırlanan ÇED raporunun ardından, “Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği” için de itiraz dilekçesi verdi.

İmamoğlu, itiraz öncesinde gazetecilerin faytondan cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi sürecine kadar birçok sorusuna yanıt verdi. İmamoğlu, Cumhurbaşkanı’nı Erdoğan’a Ankara’da teslim ettiği 4 sayfalık mektubun içeriğiyle ilgili soruyu, “Mektubumuzda, İBB ile merkezi hükümetin arasındaki kanalların bozulmasını isteyen kişilerin olduğunu, bunun düzeltilmesi gerektiğini, buna müsaade edilmemesi gerektiğini yazdım. Bazılarının gazetede yazdığı gibi değil. 4 sayfalık mektupta Kanal’ı anlatacak değilim. Ben, o konuyu yüz yüze anlatmak isterim. Yüz yüze konuşmak istediğimi, bir brifing vermek istediğimi, İstanbul’un bugününü ve yarınını bizler tarafından kendilerine aktarmak istediğimi çok samimi bir dille, İstanbul Büyükşehir Başkanı olarak, Türkiye tarihinin İstanbul’da en yüksek oy sayısıyla seçilmiş belediye başkanı olarak Türkiye’nin Cumhurbaşkanı ile görüşme talebimi ilettim. Bundan sonraki takdir, bundan sonraki vicdan, adalet duygusu verilecek karar tamamen Sayın Cumhurbaşkanı’na aittir. Cevabımı merakla ve açıkçası acil bir şekilde İstanbul halkı adına beklemekteyim henüz bir cevap almadım” şeklinde yanıtladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul için hazırlanan ÇED raporunun ardından, “Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği” için de itiraz dilekçesi verdi. İmamoğlu, itiraz dilekçesini sunmadan önce gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Beşiktaş İl Müdürlüğü önünde yanıtladı. İmamoğlu’na sorulan sorular ve İBB Başkanı’nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

“İSTANBUL’A İHANETİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYORUZ”

“Bir süre önce de itiraz için gelmiştiniz. O zaman ÇED raporuna itiraza gelmiştiniz. O rapor, bütün itirazlara rağmen bugün kabul edildi Çevre Bakanlığı tarafından. Şimdi yeniden buradasınız. Nasıl değerlendireceksiniz ve bugün neden buradasınız?”

ÇED raporuyla ilgili biliyorsunuz on binlerce insanımız başvuruda bulundu. Bugün, Bakanlık bu konuda ÇED’i kabul kararını verdi. Bizim için şaşırtıcı bir karar değil aslında. Biz, süreçleri an be an takip etmeye devam edeceğiz. Öncelikle bugün gelişimin sebebi; askıda bulunan planlara itiraz edeceğim. 100.000’lik planlar, İstanbullu adına Bakanlık tarafından düzensiz, hiçbir kamuoyu paylaşımı yapılmaksızın, toplumun bileşenlerinin, paydaşlarının sürece dair düşünceleri alınmaksızın, yeni gelen İstanbul yönetiminin sürece katkıları bir masada tartışılmaksızın bir karar verilmiştir. Kent anayasası denen, kentin değişmez kuralları denen 100.000’lik planın değişikliği süreci, her şeyi abur cubur aceleye getirme üslubuyla yapılmış ve askıya çıkmıştır. Bu ayın sonuna kadar askı süreci var ve ben bugün bu plana itirazımı vereceğim. Hemşehri hukuku dahilinde itirazımı vereceğim. İtirazı vereceğiz; ama süreci burada bitirmiyoruz. ÇED raporuna toplumun, kişilerin, hemşehri hukuku çerçevesinde İBB’nin, başka kurumların, sivil toplum kuruluşlarının mahkeme açma hakkı vardır. Ben, şahsen bu konuda mahkeme açma hakkımı kullanacağım. Toplumun da bunu en üst seviyede kullanacağını biliyorum.  Örneğin; bu ayın sonuna kadar, bütün İstanbulluların bu plana itiraz haklarını kullanma konusunda özveride bulunacağını hissediyorum. Yine Şehircilik Bakanlığı’nın temsilciliklerine gelecekler ve itirazlarını verecekler. Daha sonra planla ilgili süreç de askı süreci bittikten, karar verildikten sonra, bunun da olumsuz olması halinde mahkeme süreci var. Hukuki yollarla sonuna kadar, İstanbulluların büyük katılımıyla ve desteğiyle, İstanbulluların hayati bir sorunu olan ve geleceğini tümüyle etki altına alacak olan, bana göre İstanbul’a yapılacak en büyük ihanet kavramını, (ki bu ihanet kavramını Türkiye’nin, İstanbul’un gündemine biz oturtmadık, oturtanları sizler biliyorsunuz. Kimin, ‘İhanet ettik’ dediğini sizler biliyorsunuz ama bu ihanet onların kat be kat fazlası. Geri dönüşü olmayan, büyük bir ihanet) engellemeye çalışıyoruz. Bu kararı almaya çalışanlara da yardımcı olmaya, onları tarihi büyük hatadan döndürmeye çalışıyoruz. Bu yönüyle hem itiraz hem hukuki süreçleri, tüm hukuki haklarımızı görecekler ki sonuna kadar milyonlarca insan kullanmaya devam edeceğiz.

“REHBERLİK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİM”

“ÇED raporuna yüzlerce itiraz oldu…”

Yüzlerce değil on binlerce itiraz oldu. Bence bırakın incelemeyi, işin ruhunu kavrama noktasında bir çaba gösterdiklerini de düşünmüyorum. Bu nereye gitmek istediğinizle alakalı. Siz eğer toplumla birlikte bir yere gitmek istiyorsanız, toplumun her sesini duyarsınız. Bu sizin algılarınızın açık olmasıyla alakalı. Şu an süreçte en baştan beri ben bilirim, ben yaparım, isteseniz de istemeseniz de yaparım anlayışının vuku buluş biçimi. O bakımdan ben bu itirazları bırakın incelemeyi, gördüklerini, hissettiklerini dahi düşünmüyorum. Ben her şeye rağmen bu ülkenin üniversitelerinde yetişmiş hukukçularının, sıkıntıda olan hukuk sistemiyle dahi olsa bu denli tehlikeli bir sürece hukukun cevap vereceğini ve bizim hakkımızı hukuk sayesinde savunabileceğimizi düşünüyorum. ÇED’de de bu kararı bekliyordum. Planda da çok umutlu değilim; ama yine on binlerce itirazın olmasını umut ederim. Bugün itibariyle İstanbul’un gönüllü insanları kadınları, erkekleri, gençleri buraya hemşehri hukukuyla başvurularını yapacaklar. Ama esas ondan sonraki hukuki süreç çok önemli. Ben o anlamda rehberliğimi yapmaya devam edeceğim. Bu İstanbul haklının bana verdiği görevin karşılığıdır.

“ATLARIN DA SATIN ALINMASI KONUSUNDA KARARIMIZ VAR”

“Faytonlarla ilgili İBB’nin kasasından çıkacak miktarın yüksekliği de konuşuluyor. Faytonlarla ilgili son durum nedir? Ve bu çıkacak parayla ilgili eleştirilere ne söyleyeceksiniz?”

İstanbul’un birikmiş çok sorunu var. Bu da o birikmiş sorunlardan bir tanesi. Yani fayton meselesi, dünden bugüne oluşmuş bir konu değil. Fayton, Adalar’ın geleneğinde de olan bir kültür. Bunun altını çizelim. Biz bunu yok saymıyoruz. Ama onlarca yıldır kötü yönetilen bu süreç, geldiğimiz noktada ne yazık ki hiçbirimizin, toplumun hiçbir kesiminin vicdanına sığmayacak bir noktaya gelmiştir. Adalar’da bu süreç, ne yazık ki olumsuz kullanılmıştır. Bu, insanların canını acıtmaktadır. Biz, bu konuya çözüm bulma çabamızı aylardır yapıyoruz. İnceliğimizi ve titizliğimizi buradan anlayabilirsiniz. İstanbul’un bütününü ilgilendiren devasa bir konunun, kamuoyuna açık bir alanda tartışılmaksızın, ‘pat’ diye milletin önüne koymasını bir kenarda tutun, biz de fayton meselesini dahi defalarca Adalar’a gidip, işin paydaşlarıyla konuşup, çalıştaylar yapıp, nasıl çözeceğimize dair bütün toplumsal dinamikleri harekete geçirip demokratik metotları kullanma çabamız aslında örnektir. Günün sonunda; aldığımız bütüncül karar, -tabi bu arada üzücü olaylar da yaşandı atların ölümünü ve oradaki yok oluşlarını hastalıklarını yaşadık- geldiğimiz noktada mecliste bir karar oluşturmak üzere bir kanaat belirttik. Faytonların geçmişten bugüne gelen bir hakları var. Yani bugün oradaki faytonların bir piyasa değeri var. Biz, bu piyasa değerinde de bu işten emekçi olarak geçimini sağlayan insanların da mağdur edilmemesi hususunda bir karar alması gerektiğini, bundan sonraki taşıma süreçlerinin tümüyle kendi hizmetleri olarak üzerinden yapacağını, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İETT olarak taşıma hizmetlerini vereceğini, yok olan haklarına dair de bir kereye mahsus fayton sahiplerine 250’şer bin TL verme konusunda fikrini kurumumuz beyan etmiştir. Meclisimiz fayton başına 300 bin TL verilmesinin daha doğru olacağını belirtmiştir bütün siyasi partilerin kararıyla. Biz şimdi bu uygulamaya geçiyoruz. Atların da satın alınması konusunda bir kararımız var. Onları da valilik, Tarım Bakanlığı ve ilgili kişilerle görüşüyoruz. Bunların Tarım Bakanlığı uygun haralarında bakımıyla ve süreçle ilgili iş birliği yapıyoruz.  Gerçekten hassas bir biçimde atların oraya nakledildiği, faytoncuların haklarının ödendiği ve yeni ulaşım sistemiyle Adalar’a uygun, çevreyi kirletmeyen, elektrikli araçlarla ve de turistik anlamda da farklı elektrikli araçların dizayn edilerek sürece katılmasını sağlamak ki bu konuda da bir yarışma hazırlığımız var. Hizmeti de aksatamdan bu geçişi sağlayacağız. Adalar’da kimsenin canını sıkmadan, canını yakmadan, ebette faytonları seven bir kitlenin olduğunu da biliyorum. Bunun bir gelenek olduğunu da biliyorum. Bunu da hissediyorum ama şu aşamada yapacağımız kararlılığımız olan uygulama budur. Bunu da kamuoyuyla paylaşalım.

“BÖYLE OLSUN İSTEMEZDİK”

“Cumhurbaşkanıyla görüşme talebiniz vardı. Mektupta verdiniz. Bir yanıt geldi mi?”

Keşke hemen yanıt gelse. Sayın Cumhurbaşkanı’mızla Ankara’daki buluşmanın ilkini de biz talep etmiştik ama kendisi 30 büyükşehir belediyesiyle buluşmak olarak planlamıştı. Bu da Belediyeler Birliği’nin bir buluşmasıydı. Ne yazık ki, ilkinde gündeme nasıl olduğu belli olmayan kırılan bir sandalyeyle oturan bir buluşma, ikincisinde de nezaketsiz bir buluşma ortamı gündeme oturdu. Böyle olsun istemezdik. Can sıkıcı. Ancak şöyle söyleyeyim; bu sürecin böyle oluşmasından ziyade, benim için en faydalı şey orada dört sayfalık mektubumuzu vermekti. Mektubumuzda, İBB ile merkezi hükümetin arasındaki kanalların bozulmasını isteyen kişilerin olduğunu, bunun düzeltilmesi gerektiğini, buna müsaade edilmemesi gerektiğini yazdım. Birtakım hususlara değindim. Bazılarının gazetede yazdığı gibi değil. 4 sayfalık mektupta Kanal’ı anlatacak değilim. Ben, o konuyu yüz yüze anlatmak isterim. Yüz yüze konuşmak istediğimi, bir brifing vermek istediğimi, İstanbul’un bugününü ve yarınını bizler tarafından kendilerine aktarmak istediğimi çok samimi bir dille, İstanbul Büyükşehir Başkanı olarak, Türkiye tarihinin İstanbul’da en yüksek oy sayısıyla seçilmiş belediye başkanı olarak Türkiye’nin Cumhurbaşkanı ile görüşme talebimi ilettim. Bundan sonraki takdir, bundan sonraki vicdan, adalet duygusu verilecek karar tamamen Sayın Cumhurbaşkanı’na aittir. Cevabımı merakla ve açıkçası acil bir şekilde İstanbul halkı adına beklemekteyim henüz bir cevap almadım.

“BAKANLARIN VERDİĞİ BİLGİLERİN HEPSİ YANLIŞ”

“Cumhurbaşkanına verdiğiniz Kanal İstanbul mektubunda hangi başlıklar vardı?”

İçinde bizim sağlıklı ilişki kumamızı engelleyen unsurlar, bazı sahada söylenerek bence Sayın Cumhurbaşkanını yanlış yönlendiren ifadeler. Örnek ararsanız; “İmamoğlu metroyu iptal etti. Ya da hiçbir su sorunumuz yok. Ya da Kanal İstanbul ile ilgili süreçte tek bir asra hareketi olmamıştır” diye bilgi veren bakanlar var. Bu bakanların verdiği bilgilerin hepsi yanlış. Daha ağır ifade kullanırım da yakışmıyor. Bütün bunların olmaması ve bu ilişkilerin nasıl yürütülmesi gerektiğini ortaya koyan bir mektuptu. Kanal mektupla anlatılacak bir husus değil. Ama onu da İstanbul’un bütün sorunlarını da yüz yüze anlatmak istediğimi ifade ettim.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Mektupta da ayrıca bizim söylememiz doğru olmaz, başka şeyler de var’ demiş…”

Ben de zaten söylediğimi, söyledim zaten. Tabi mektup özeldir yani. Doğru söylemiş. Özel olanı, özel buluşmayı bekliyoruz: Ekrem İmamoğlu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı.

“CUMHURBAŞKANI ARSA HAREKETLERİNİ ANALİZ ETSİN”

“Kanal İstanbul güzergahında, Katar Emiri’nin annesi de dahil olmak üzere pek çok kişinin arsa aldığı yönünde haberler çıkmıştı. Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan da ‘Katar Emiri’nin annesinin arsa aldığı doğru değil; ama bazı CHP’lilerin o güzergahtan arsa aldığı söyleniyor’ şeklinde bir iddiası var…”

Vallahi Cumhurbaşkanı’nı doğru bilgilendirdiğimiz için mutluyuz. Çünkü Bakan da ‘Hiç arsa hareketi olmadı’ demişti. Ama biz oradan arsa alanlardan kimin CHP’ye oy verdiğini, kimin AK Parti’ye oy verdiğini; kimin AK Partili, kimin CHP’li olduğunu bilemiyoruz. Katarlı veya bir başka şey de beni ilgilendirmiyor. Orada yaratılan rantın, birileri tarafından önceden arsa hareketine dönüştürülmesi ve nereden alacaklarının bilinmesi… Bence Sayın Cumhurbaşkanı onu analiz etsin. Kimin partili olduğuna, kimin AK Partili, kimin CHP’li olduğuna değil.

“BİR YERİN İBADETHANE OLMASINA FAİZ KARARINI VEREN İLAHİYATÇILAR MI KARAR VERİR?”

“Dün meclisten bir karar geçti. CHP grubunun Cemevleri’ne ibadethane statüsü verilmesi talebi uygun bulunmadı. Cemevleri’nin temizlik ve benzeri hizmetlerden ücretsiz yararlanması kararı çıktı. Siz bu kararı veto edecek misiniz?”

Bir kere şunu söyleyeyim; tabi ki bu karar çıksa da çıkmasa da bu konular, İBB’nin yetkisi dahilinde yapabileceği işler. İstanbul halkının bir maneviyat ve bir eşitlik duygusu arayışı var. Cemevlerinin ibadethane olduğu yönündeki sürecin İstanbulluların hukukunda da ‘Evet böyledir’ denmesi kadar manevi tatmin olamaz. Yani bunu İBB’nin meclis üyeleri yaşasın, hissetsin istedim. ‘Efendim niye bu dilekçeyi İmamoğlu vermedi’ deniliyor. Meclis bunu yapsın. İmamoğlu verseydi o zaman da ‘Bak işte kullanıyor. Siyasete alet ediyor’ Vermedik, ‘Niye o vermedi?’ Bunlar çok komik gündem yaratma hususları. ‘Efendim bir yerin ibadethane olup olmayacağına ilahiyatçılar karar verir’ Hangi ilahiyatçılar? Faiz kararını veren ilahiyatçılar mı? Hangileri? Artı, bir inanışa sahip bir ilahiyatçının bir başka inanışa yönelik karar vermesi ne kadar doğru? Milyonlarca Alevi vatandaşımızın yüzyıllardır ibadethane kabul ettikleri mekanın biçimine nasıl bir başkası karar verecek? Hukuka atıfta bulunanlar hukuksal tüm alanlarda bu kararlar verilmiş. Çok üzüldüm, tartışmalara da çok üzüldüm. İYİ Parti Grup Başkan Vekili çok güzel bir Hadis hatırlattı. Evet, ‘Bütün yeryüzü ibadethanedir’ diyen bir Peygamber’e inananmış insanlarız. Bu şeklide bunun halledilmesi varken, bu şansı kullanamayan o iki partiye çok üzüldüm. Ama ben bu mücadeleyi vermeye devam edeceğim.

“Ne yapacaksınız?”

Onu zaman içerisinde göreceksiniz…

Demiryolu Manşetleri

Mamak Metrosu Cengizhan İstasyonu Bölgesinde Kritik Adım - RayHaber
06 Ankara

Mamak Metrosu Cengizhan İstasyonu Bölgesinde Kritik Adım

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü, A1 ANKARAY Dikimevi-Natoyolu Raylı Sistem Projesi kapsamında Cengizhan Metro İstasyonu bölgesinde yürütülen içme suyu hattı deplase çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. Çalışmaların sona ermesinin ardından bölgede yeniden su verilmeye başlandı. İçme Suyu Hatları Yeni Güzergâha Taşındı Başkentte raylı sistem ağının doğu yönünde genişletilmesi amacıyla 🚆
Ankara’da YHT Gar-Esenboğa Hattında 12 İstasyonlu Raylı Sistem Geliyor - RayHaber
06 Ankara

Ankara’da YHT Gar-Esenboğa Hattında 12 İstasyonlu Raylı Sistem Geliyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da yapımı için hazırlıkların sürdüğü YHT Gar-Esenboğa Havalimanı Raylı Sistem Hattı’nın 36 kilometre uzunluğunda olacağını açıkladı. Proje kapsamında hattın 12 istasyonla hizmet vermesi ve tasarım hızının saatte 120 kilometre olması planlanıyor. Üç Kesimde Yer Teslimi Tamamlandı Bakan Uraloğlu, projeye ilişkin yaptığı açıklamada YHT Gar-Esenboğa 🚆
Sakarya’da Ray Dönüşümü Projesinde Peronların Yıkımına Başlandı - RayHaber
54 Sakarya

Sakarya’da Ray Dönüşümü Projesinde Peronların Yıkımına Başlandı

Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından Mithatpaşa ile Adapazarı Gar Meydanı arasındaki 2 kilometrelik demiryolu hattının yer altına alınması amacıyla hayata geçirilen “Ray Dönüşümü ve Yeşil Koridor” projesinde çalışmalar devam ediyor. Rayların sökülmesi ve kazı işlemlerinin başlamasının ardından Adapazarı Gar’daki peronların yıkımına da geçildi. Raylar Söküldü, Kazı Çalışmaları Başladı Mithatpaşa’dan Adapazarı Gar 🚆
EGO’dan ANKARAY’da Kış Hazırlığı Denetimi - RayHaber
06 Ankara

EGO’dan ANKARAY’da Kış Hazırlığı Denetimi

EGO Genel Müdürlüğü, kış aylarında raylı sistem hizmetlerinin güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülmesi amacıyla yürüttüğü hazırlıkları sahada incelemeye devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin son durağı ANKARAY İşletme Şube Müdürlüğü oldu. EGO Genel Müdürü Adem Yılgın, Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Daire Başkanı Ongun Dinçer ve Metro İşletme Şube 🚆
KiwiRail 2026 Mali Yılında Fazla Gelir Hedefini Aştı - RayHaber
67 Yeni Zelanda

KiwiRail 2026 Mali Yılında Fazla Gelir Hedefini Aştı

Yeni Zelanda’nın devlet demiryolu işletmecisi KiwiRail, 2026 mali yılını 161,7 milyon Yeni Zelanda doları işletme fazlasıyla tamamladı. Şirket, Kurumsal Niyet Beyanı’nda yer alan 160 milyon dolarlık hedefi aşmasına rağmen, 1,75 milyar dolarlık değer düşüklüğü giderlerinin etkisiyle 1,41 milyar dolarlık net zarar açıkladı. 30 Haziran 2026’da sona eren mali yılda KiwiRail’in 🚆
Alstom’dan Gautrain İçin 800 Milyon Euroluk Modernizasyon Programı - RayHaber
27 Güney Afrika Cumhuriyeti

Alstom’dan Gautrain İçin 800 Milyon Euroluk Modernizasyon Programı

Alstom, Güney Afrika’daki Gauteng İl Hükümeti ve Gautrain Yönetim Ajansı’nın (GMA), bir sonraki Gautrain imtiyazı için Sihamba Sonke Mobility (SSM) Konsorsiyumu’nu başarılı teklif sahibi olarak seçtiğini açıkladı. SSM imtiyazının hissedarı ve stratejik endüstriyel ortağı olan Alstom, yeni dönemde Gautrain sisteminin modernizasyonu ve uzun vadeli performansının geliştirilmesinde görev alacak. Alstom’un Sözleşme 🚆
Port Washington LIRR İstasyonu Yenileniyor: İki Depo Rayı Uzatılacak - RayHaber
1 Amerika

Port Washington LIRR İstasyonu Yenileniyor: İki Depo Rayı Uzatılacak

ABD’nin New York kentindeki Port Washington LIRR istasyonunun yenilenmesi için proje tasarım aşamasına geçti. Metropolitan Ulaşım Otoritesi (MTA) tarafından yürütülen çalışma, istasyonun yolcu olanaklarını ve erişilebilirliğini geliştirmesinin yanı sıra demiryolunun daha uzun trenleri istasyon yakınındaki depolama alanında tutabilmesi için iki rayın uzatılmasını da kapsıyor. MTA, 28 Eylül 2026’da Port Washington 🚆
Melbourne Havalimanı Demiryolu’nda 2. Aşama Başlıyor - RayHaber
61 Avustralya

Melbourne Havalimanı Demiryolu’nda 2. Aşama Başlıyor

Avustralya’nın Melbourne kentinde havalimanına demiryolu bağlantısı projesinin ikinci aşamasında çalışmaların birkaç hafta içinde başlaması planlanıyor. Albion’dan havalimanı yönüne uzanacak 7,4 kilometrelik hattın kapsamında yer alan yeni Keilor East istasyonuna trenlerin 2031 yılında ulaşması hedefleniyor. 7,4 Kilometrelik Hat İnşa Edilecek Melbourne Havalimanı Demiryolu’nun 2. Aşaması, Albion’dan başlayarak Jacana yük koridorunu takip 🚆
Alstom Kanada’da Yerli Tedarikçi Ağı İçin Yeni Portal Açtı - RayHaber
1 Kanada

Alstom Kanada’da Yerli Tedarikçi Ağı İçin Yeni Portal Açtı

Alstom, Kanada’da aldığı toplam 7 milyar Kanada doları değerindeki Toronto Transit Commission (TTC) ve VIA Rail sözleşmelerinin ardından yerli işletmelerin tedarik zincirine dahil olabilmesi amacıyla yeni bir kayıt portalını kullanıma açtı. 28 Eylül’de faaliyete geçen portal üzerinden yerli halka ait şirketler, ürün ve hizmet kapasitelerini Alstom’un tedarik ekibine tanıtabilecek. 7 🚆
IDA Türkiye Savunma ve Havacılık Sektörünü Ankara’da Buluşturacak - RayHaber
06 Ankara

IDA Türkiye Savunma ve Havacılık Sektörünü Ankara’da Buluşturacak

Savunma ve havacılık sanayiinin bölgesel ve küresel ölçekteki temsilcilerini bir araya getirmeye hazırlanan IDA Türkiye, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara Congresium Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. NGF Fuarcılık A.Ş. organizasyonunda ve OSSA – OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinlikte, sektör paydaşlarının yeni iş bağlantıları kurması ve stratejik 🚆