TMMOB’dan Kanal İstanbul İçin Karşı Dava Çağrısı

TMMOB’dan Kanal İstanbul İçin Karşı Dava Çağrısı - RayHaber
TMMOB’dan Kanal İstanbul İçin Karşı Dava Çağrısı - RayHaber

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından, 1/100.000’lik İstanbul Çevre Düzeni Planı Değişikliği ve Kanal İstanbul ÇED olumlu kararı hakkında 20 Ocak 2020 tarihinde basın toplantısı düzenlendi.

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde gerçekleştirilen basın toplantısında TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Cevahir Efe Akçelik, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı, İTÜ İnşaat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Gerçek, Bahçeşehir Üniversitesi Türk Boğazları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Saim Oğuzülgen yer aldı.

TMMOB’dan yapılan Basın açıklaması şöyle; “17.01.2020 tarihinde Kanal İstanbul Projesi’nin Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporuna “ÇED Olumlu” kararı verildiği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur.

Kanal İstanbul projesi, gündeme geldiği günden beri birçok bilim ve meslek insanı tarafından incelenmiş, kanalın yapılması halinde oluşacak çevresel ve sosyal boyut tüm detaylarıyla ortaya konulmuştur. Yapılan çalışmalar neticesinde üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve halk yöneticilere defalarca uyarıda bulunmuş; buna karşın yöneticiler ne bu projenin planlama aşamasına halkı dahil etmiş ne de yapılan uyarılara kulak asmıştır. Tepeden inme bir şekilde İstanbul halkına dayatılan bu proje başta İstanbul olmak üzere Marmara’dan Karadeniz’e uzanacak boyutuyla tüm bu coğrafyayı onarılmaz bir biçimde etkileyecek, ekosistemler arasında yarılma meydana getirecek, binlerce yılda oluşmuş doğal bir dengeyi alt üst edecektir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “Olumlu” bulduğu durum işte budur.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın olumlu bulduğu durum; İstanbul gibi dünya mirası bir şehri büyük bir nüfus baskısı altına sokarak yaşanılmaz bir şehir haline getirmek, şehrin kültürel mirasını zedelemek, şehri koca bir şantiye alanı haline getirerek hafriyat kamyonların inisiyatifine terk etmek, büyük İstanbul depreminin yaklaşmakta olduğu bilimsel gerçeklerle ortaya konulmuşken, şehri böylesine bir afete hazırlamak yerine daha da kırılgan hale getirmek sorumsuzluğudur.

Bakanlığın ‘Boğazı Kurtarmak’ diye adlandırdığı bu projenin gerçekteki anlamı Marmara Denizi’nin Boğaz’ını sıkmaktır. Türkiye’nin ‘astımlı’ denizi Marmara’nın oksijen dengesinin bozulmasına neden olacak her müdahale Marmara’yı bir daha geri dönüşü olmayacak bir biçimde etkileme olasılığına sahiptir. Bu olasılığın gerçekleşmesi pamuk ipliğine bağlıdır ve ÇED raporunda öngörüldüğü gibi teorik olarak hesaplanmış, üstelik yanlış değerlendirilerek hesaplanmış, rakamlara tutunarak aşılabilecek bir sorun değildir.

İstanbulchun istatistiki verileri kanalın boğazdaki gemi trafiği ve kaza riskini azaltmak için yapıldığı iddiasını çürütmektedir. Gemi boyutlarının büyümesi ve petrol/doğalgaz gibi kaynakların boru hatlarıyla taşınması nedeniyle aksine gemi trafiği her yıl azalmakta, alınan tedbirlerle boğazdaki kaza riski olasılığı düşmektedir. Boğazın güvenliğini sağlamak yetkililerin görevidir, bu güvenlik açığının karşılığı Kanal İstanbul gibi bir riski riskle örtme projesi değildir. Bu yapay su yolu, İstanbul Boğazı’ndan daha çok kaza riski barındırmaktadır.

Şehrin toplam su biriktirme kapasitesinin %29’u kanal güzergâhında bulunmaktadır. Bu kaynakların yok olması 6 milyon kişinin su ihtiyacına denk düşmektedir. İstanbul’un önemli su havzaları üzerinde bulunan kanal güzergâhı nedeniyle havza alanları büyük zarar görecek, İstanbul’a içme suyu sağlayan Sazlıdere barajı tamamen boşaltılacaktır. Terkos Gölü’nün tuzlanma olasılığı hala büyük bir risk olarak karşımızda durmaktadır. Küçükçekmece Gölü’nün Sazlıdere Baraj Gölüne kadar olan bölümü sulak ve bataklık alanları oluşturmaktadır. Gölün gelgitleri ile oluşan bataklık alan kuşların göç yolu üzerinde dinlenme ve üreme bölgesi durumundadır. İstanbul için üretilen bütün çevre düzeni planları için yapılan doğal yapı sentezlerinde; söz konusu alanı mutlak korunması gereken işlevlerinin bozulmaması gereken kritik önemdeki ekolojik sistemler, su döngüsüsün sürdürülebilmesi açısından birinci ve ikinci derecede kritik toprak ve kaynak alanları olarak tanımlanmıştır. Bölge barındırdığı dere ve doğal topografyası nedeniyle de çok önemli yer altı suyu ve bir yağmur suyu toplama havzası ve İstanbul’un en önemli ekolojik koridorudur.

Küresel iklim değişikliğinin etkisini yakıcı bir şekilde göstermeye başladığı bir zamanda İstanbul’u susuz bırakmak doğa gerçekliği açısından oldukça cüretkar ve yanlış bir seçimdir. İstanbul gibi nüfusun ve üretimin çoğunu bünyesinde barındıran bir şehri su varlıklarından mahrum bırakmak, kayıpların başka illerin havzalarından su temin edilerek giderilebileceğini düşünmek büyük bir yanılgıdır. Plansız yapılaşma ve plansız projelendirme ile İstanbul’un su varlıkları neredeyse tükenmiştir. Bugün İstanbul, içme suyunun %70’ini başka illerden karşılamak zorunda olan bir şehirdir. Şehrin kendi su varlıklarının her geçen gün tahrip edilmekte, başka vadilerden su taşınarak İstanbul’un su sorunun çözüleceği sanılmaktadır. Bu durum başka su havzalarında da baskı yaratmakta, ekosistemin dengesini sistematik olarak bozmaktadır.

Bakanlığın daha önce onayladığı 2009 yılı İBB İstanbul Çevre Düzeni Raporunda küresel iklim değişikliğinin olası etkileri plana dahil edilmiş, yağış rejiminin değişmesi ve kuraklık ile temiz içme suyu temininin güçleşeceği, suya gereksinimin ise artacağı gerçeği plandaki yerini almıştır. 2020 yılına geldiğimizde tüm bu değerlendirmeler göz ardı edilerek İstanbul halkı büyük bir tehlike altına sokulmuştur. Yöneticilerin sadece ekoloji değil tarih bilgilerini de sorgulamaları gerekmektedir: Tarihte her şehir su varlıklarına olan mesafesine göre kurulmuştur. Bir şehri ve ülkeyi su olmadan yönetemezsiniz.

İstanbul’un üst ölçekli planlamasının eklektik olarak yapılması nedeniyle şehirde yapılması planlanan projelerin kümülatif (katlanmış) etkisinin görülmesini engellemektedir. Kanal İstanbul projesine tek başına bir projeymiş gibi yaklaşmak ve projenin etki değerlendirmelerini yalnızca bu proje üstünden yapmak bütüncül bakış açısından yoksun, bilimsel olmayan bir metottur. “Çılgın projeler” ismiyle kamuoyunu yıllar önce duyurulan 3. Havalimanı, 3. Köprü ve Kanal İstanbul projesi entegre projelerdir. Tüm bu projelerle İstanbul’un kuzeyi taşıyabileceğinden çok fazla olumsuz çevresel yükün tesiri altındadır. İstanbul, yaşanılabilecek bir şehir olmaktan çıkarılmış, kısa vadeli siyasal ve ekonomik çıkarlarını her türlü yaşamsal değerin üstünde gören küresel ve yandaş sermayenin oyun ve rant alanı haline getirilmiştir.

Projenin etkileri yalnızca doğal alanlarla sınırlı kalmamakta, projenin kendisinden önce çıkan emlak reklamlarından da anlaşıldığı üzere sosyolojik bir etki de barındırmaktadır. Yapılaşmaya açılacak olan kanal güzergâhında yaşayan insanlar yerlerinden edilecek, yerlerine “Kanal Manzaralı” evlerde yaşama imtiyazına sahip kimseler getirilecektir. Kanalla birlikte İstanbul’un kuzeyi ek bir nüfus yoğunluğu altına daha girecek, şehir yönetilebilir olmaktan çıkacaktır.

Projenin ÇED raporunda projenin çevresel ve sosyal etki alanı neredeyse kanalın başlangıç ve bitiş noktasıyla sınırlandırılmıştır. Oysaki bu kanal; tüm İstanbul’u ve kanalın birleştirdiği iki denizin etrafında yer alan bölgeleri bir domino etkisiyle yıkma potansiyeline sahiptir.

Sadece Türkiye’yi değil Karadeniz’e sınırı olan tüm ülkeleri de ilgilendiren bu projenin stratejik değerlendirmeye tabi tutulmaması da ayrıca bir tartışma konusudur. Hiçbir gemiyi kanaldan geçmeye zorlayamayacakları gibi, projenin belirtilen maliyeti de gerçekçi değildir. Kamu kaynakları bu proje ile gereksiz kullanılacak olup üstüne üstlük İstanbul halkı bunun bedelini yaşam alanlarıyla ödeyecektir.

TMMOB ve bağlı odaları bu projenin yapılmaması gerektiğini ispatlayacak tüm bilimsel ve teknik alt yapıya sahiptir. Ancak projenin ilan edilişinden bu zamana kadar geçen sürede; karşısında tartışmak üzere hiçbir gerçekçi bilimsel ve teknik gerekçe ve açıklama görememiştir. Bu yüzden de Kanal İstanbul projesi yargıya taşınacaktır.

Büyük İstanbul Yurttaş Davası’na Çağrı

Projeye itiraz eden tüm İstanbullulara çağrımızdır: 17 Şubat 2020 tarihine kadar Kanal İstanbul Projesi’ne dava açma hakkınız bulunmaktadır. TMMOB, davaya gerekçe oluşturacak tüm bilimsel ve teknik altyapıyı halkın hizmetine sunmaya hazırdır. Gelin binlerce/yüzbinlerce insan bir arada bu davayı Türkiye tarihinin en büyük davasına dönüştürelim, tarihe İstanbul için almış olduğumuz bu yurttaş sorumluluğunu not düşelim. Bir başka İstanbul daha yok!

Kayseri’de Sosyal Yaşamın Yeni Adresi ’Sarımsaklı Barajı’ - RayHaber
38 Kayseri

Kayseri’de Sosyal Yaşamın Yeni Adresi ’Sarımsaklı Barajı’

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kentin sosyal dokusuna dokunan ve yeşil alan miktarını artıran projelerine bir yenisini daha ekledi. Melikgazi ilçesinde yer alan Sarımsaklı Barajı Mesire Alanı, yaklaşık 29 milyon TL’lik dev bir yatırımla baştan aşağı yenilenerek Kayserililerin hizmetine sunuldu. Modern altyapısı ve doğa dostu peyzaj çalışmalarıyla yepyeni bir çehreye kavuşan alan, 🚆
İzmit Saat Kulesi Gündüz Başka Gece Başka Güzel - RayHaber
35 İzmir

İzmit Saat Kulesi Gündüz Başka Gece Başka Güzel

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Saat Kulesi’nde yürüttüğü restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından tarihi yapıda ışıklandırma uygulamasını da hayata geçirdi. Yapılan aydınlatma ile birlikte Saat Kulesi, artık hem gündüz hem de gece saatlerinde kentin simge yapılarından biri olarak öne çıkacak. TARİHİ YAPIYA ESTETİK DOKUNUŞ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihi ve kültürel mirasına 🚆
Gediz Havzası’nda Kirlilik Alarmı - RayHaber
35 İzmir

Gediz Havzası’nda Kirlilik Alarmı

Ege Bölgesi’nin en hayati yaşam damarlarından biri olan Gediz Nehri, tarihinin en kritik süreçlerinden birini yaşıyor. İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediyelerinin ortaklaşa hazırladığı kapsamlı bilimsel rapor, nehirdeki kirliliğin sadece görsel bir sorun olmadığını; su kaynakları, tarım alanları ve İzmir Körfezi üzerinde geri dönülemez bir yıkım riski oluşturduğunu bilimsel verilerle ortaya 🚆
San Diego Toplu Taşıma Ücretlerinde Yeni Dönem - RayHaber
1 Amerika

San Diego Toplu Taşıma Ücretlerinde Yeni Dönem

San Diego’nun ulaşım devleri MTS ve NCTD, 2009 yılından bu yana ilk kez kapsamlı bir ücret artışı için düğmeye bastı. PRONTO ücret sistemini kullanan her iki kurumun hazırladığı teklif, bölgesel onay sürecine girdi. Bu hamle bütçe açıklarını kapatmayı ve mali sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyor. Onay Süreci ve Uygulama Takvimi Hazırlanan teklif, 🚆
Austin Hafif Raylı Sistemi İşletme ve Bakım Tesisi İçin KAP Seçildi - RayHaber
1 Amerika

Austin Hafif Raylı Sistemi İşletme ve Bakım Tesisi İçin KAP Seçildi

Austin hafif raylı sistem projesinde önemli bir aşama geride kaldı. Austin Transit Partnership (ATP), hafif raylı sistemin kalbi olarak nitelendirilen İşletme ve Bakım Tesisi’nin (OMF) tasarımı ve yapımı için yüklenici ortağını belirledi. Yapılan resmi duyuruya göre, bu stratejik görev için Kiewit Austin Partnership (KAP) seçildi. İşletme ve Bakım Tesisi: Sistemin 🚆
İspanya’da Demiryolu Yük Taşımacılığı Genişliyor - RayHaber
34 İspanya

İspanya’da Demiryolu Yük Taşımacılığı Genişliyor

Tarragona Limanı, İspanya’nın merkezini Akdeniz Koridoru ve Avrupa demiryolu ağına bağlayacak olan 30 milyon Euro’luk dev Guadalajara-Marchamalo intermodal terminalini hazırlıyor. Bu stratejik tesis, bölgedeki yük taşımacılığı kapasitesini önemli ölçüde artıracak. Teknik Kapasite ve Demiryolu Altyapısı Yıllık 100.000 konteyner elleçleme kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlanan tesiste altı ray hattı bulunuyor. Bu 🚆
Ege’de Denizcilik Zirvesi: MAST İzmir Boat Show Kapılarını Açıyor - RayHaber
35 İzmir

Ege’de Denizcilik Zirvesi: MAST İzmir Boat Show Kapılarını Açıyor

Türkiye’nin denizcilik alanındaki en prestijli buluşmalarından biri olan MAST İzmir Boat Show – Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, 29 Nisan’da Fuar İzmir’de kapılarını açmaya hazırlanıyor. Denizcilik dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getirecek olan bu büyük organizasyonda, 350’yi aşkın deniz aracının yanı sıra en yeni tekne ekipmanları ve aksesuarları 🚆