İBB Bilim Kurulundan Salgın Yönetimi Önerileri

İBB Bilim Kurulundan Salgın Yönetimi Önerileri - RayHaber
İBB Bilim Kurulundan Salgın Yönetimi Önerileri - RayHaber

İBB Bilim Kurulu, sokağa çıkma yasağı kararının ardından özellikle İstanbul’da yaşanan sosyal mesafe ihlalleri üzerine, salgınla bilimsel olarak mücadele yönetimini hatırlatan bir açıklama yaptı. Cuma günkü sokağa çıkma yasağı açıklamasının salgın kontrolü açısından birtakım sorunları görünür hale getirdiğini belirten Kurul, şu önerlerde bulundu: “Hasta olanların tanısının konması, onların izole edilmesi, temaslıların taranması ve yakınması olan herkese test uygulanabilmesi sağlanmalı, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonuna ağırlık verilmelidir. Toplumsal hareketliliğin kısıtlanması durumunda düzenli geliri olmayanların, günlük kazanabilenlerin, yoksulların mağdur olmamasını sağlayacak düzenlemeler getirilmelidir. Salgının yönetilmesi kurumlar arası işbirliğini zorunlu kılar. İletişim salgın yönetimi ve toplumsal kaygının azaltılmasında anahtar rol oynar.”

İBB Bilim Kurulu, İçişleri Bakanlığı tarafından 10 Nisan Cuma günü 30 büyükşehir ve Zonguldak illerinde iki günlük süre ile sokağa çıkmanın yasaklanmasının, salgın kontrolü açısından birtakım sorunları görünür hale getirdiğine dikkat çekti. Sokağa çıkma yasağının, yasağın başlayacağı saat olan gece 24:00’ten iki saat öncesinde medya aracılığıyla halka duyurulması üzerine, pek çok vatandaşın market, fırın gibi yerlere yönelmesine, bu sırada fiziksel mesafeyi korumanın mümkün olamayacağı kalabalıkların oluştuğu gözlendiği belirtildi.

İBB Bilim Kurulu, yasağın ilan edildiği illerdeki belediye yöneticilerinin bilgilendirilmemesinin, belediyeler tarafından sunulan hizmetlerin yeni duruma uyumlaştırılmasına olanak vermediğini belirtti. Kurul’un “salgın yönetimi ve iletişimine dair değerlendirme ve önerileri”ni paylaştığı açıklamanın devamı şöyle:

ALINAN KARARLAR BİLİMSEL BİR TEMELE OTURMALIDIR

“Salgın süreçlerinde alınan kararların bilimsel bir temeli olmalıdır. Virüsün enfekte kişilerden yayıldığı, sağlamları koruyacak bir aşı ya da ilacın olmadığı bilgisi, salgının kontrolü için temel stratejiyi “temasın kesilmesi” üzerine yoğunlaştırmıştır. Bu kontrol stratejisinin uygulamadaki karşılığı, çok sayıda test yaparak enfekte kişilerin saptanması, enfekte olduğu bilinen veya şüpheli olanların sağlamlardan ayrılması (izolasyon) ve toplumun geri kalanları için de temasın olabildiğince azaltıldığı düzenlemeler yapılmasıdır. Bazı ülkelerde örneğini gördüğümüz sokağa çıkmanın kısıtlanmasının temel hedefi, toplumda temasın azaltılması ve etkenin dolaşımının önlenmesidir ve bunun için uygulanan süreler etkenin kuluçka süresi, hastalık süresi, yayılma hızı gibi epidemiyolojik özellikleri dikkate alınarak belirlenmektedir. Geçtiğimiz cuma günü itibariyle uygulanan iki günlük sokağa çıkma yasağının, hastalığın kontrol stratejisinde bir yeri olmadığı gibi bilimsel bir temeli de bulunmamaktadır. Üstelik uygulanma biçimi nedeniyle kişiler arasında fiziki mesafenin ortadan kalkmasına ve salgının yayılım hızının olası artışına yol açmıştır. Salgın hastalık gibi bireylerin yüksek kaygı duyduğu bir olayda, panik oluşturabilecek sokağa çıkma yasağı dikkatle ve belirli bir hazırlık süresi bırakılarak ilan edilmeliydi. Geldiğimiz aşamada, salgın hızını yitirene kadar toplum hareketliğinin etkili biçimde kısıtlanması sürdürülmelidir. Hasta olanların tanısının konması, onların izole edilmesi, temaslıların taranması ve yakınması olan herkese test uygulanabilmesi sağlanmalı, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonuna ağırlık verilmelidir. Toplumsal hareketliliğin kısıtlanması durumunda düzenli geliri olmayanların, günlük kazanabilenlerin, yoksulların mağdur olmamasını sağlayacak düzenlemeler getirilmelidir.

SALGININ YÖNETİLMESİ KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİNİ ZORUNLU KILAR

Türkiye’deki COVID-19 olgularının yarısından fazlasının bulunduğu İstanbul ili, çoğu Avrupa ülkesinden daha fazla bir nüfusa sahiptir. Bu durum İstanbul’da salgın yönetimi süreçlerinde olabildiğince az hata yapılması gerektiği gerçeğini göstermektedir.

Salgın yönetimi, salgına neden olan bulaşıcı hastalığın kontrol altına alınmasını ve bu yolla toplumun sağlığını korumayı hedefleyen, merkezinde mikrobiyoloji ve epidemiyoloji bilimlerinin bilgisini kullanan, bunun yanında yönetim biliminin uygulanmasını gerektiren, aynı zamanda da toplumun sosyolojik ve kültürel özelliklerini dikkate alarak yürütülen bir süreçtir.

Salgınlar, rutin hizmetlerde kullanılandan daha fazla insan gücü ve finansal kaynak gerektiren durumlardır. Bu yönüyle afetlere benzeyen salgınlar, başta Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve diğer tüm kamu kurumları olmak üzere sivil toplum örgütleri dahil tüm kurumların işbirliğini zorunlu kılar. Olağandışı durumlarda kurumlar arası işbirliği, her kurumun sahip olduğu olanakları ve rolleri doğrultusunda yapılacak çalışmalardan en üst düzey verimin elde edilmesini mümkün hale getirecektir.

İşbirliğinin tarafları, başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere salgınla mücadelenin tüm unsurlarını kapsamalıdır. Yaşanan bu yıkıcı salgın karşısında sözü edilen işbirliği, gerçek ve güçlü bir işbirliği olmak durumundadır. İstanbul başta olmak üzere tüm illerde salgın ile ilgili tüm süreçlere belediyelerin katılımının sağlanması, karar alma süreçlerine katılımı ve olanaklarını seferber etmesinin sağlanması salgın kontrolü açısından elzemdir.

İLETİŞİM, SALGIN YÖNETİMİ VE TOPLUMSAL KAYGININ AZALTILMASINDA ANAHTAR ROL OYNAR

Salgın yönetiminde işbirliği kadar önemli bir kavram da iletişimdir. Dünya Sağlık Örgütü’nün de belirttiği gibi salgın iletişimi salgın yönetimi planının bir parçası olmalıdır.

Salgın iletişimi, toplumun risklerle ilgili doğru bilgilendirilmesi, riskin daha hafif ya da abartılı bir biçimde sunulmaması, şeffaf ve güvenilir bilgilendirmeleri kapsamaktadır.

Mesajlar basit ve kısa olmalıdır, çünkü kişiler bilginin tamamını hatırlamakta güçlük çekerler, yanlış anlama ve doğru olmayan bilgiyi doğru kabul etme eğiliminde olurlar ve bireyler eski alışkanlıklarını devam etme eğiliminde olur ve Kendi inanç değerlerine uygun bilgiyi kabul etme eğilimindedir.

Salgın esnasında hızlı bilgiye ulaşmak önemlidir. Ancak bilgi eksikliğinde veya kısmı bilgi esnasında spekülatif mesajlara inanma eğilimi artar. Bu genellikle söylentilerle ve dedikodu nitelikli bilginin yayılması ile sonuçlanır. Bu nedenlerle bilginin şeffaf olmalıdır.

Diğer bir önemli nokta “belirsizlik”tir. Belirsizlik bireyleri kaygılandırır ve gerçekçi olmayan kararlara yönlendirir. Yöneticilerin belirsizliği artıran karar vermemeleri gerekir. Sokağa çıkma yasağını son 2 saate açıklama bu belirsizliği artırmıştır.

Salgın sürecinde kaygımızın artışında belirsizliğin etkisi büyüktür. Belirsizliğe tahammül edebilmeyi artıracak durumlar yöneticilerin planlı ve programlı bir şekilde yasak ve kuralları toplumla paylaşmalarıdır. Ani, hızlı ve birden bire ortaya çıkan kararlar belirsizlik ile beraber kontrol kaybı oluşturduğundan bireyler kaygı ile baş etmek adına kontrolü eline almaya çalışarak kendisi ve toplum için riskli davranışlar sergileyebilmektedir.

Salgın iletişiminde diğer bir önemli nokta, bilgilendirmelerin süreci yöneten kişiler tarafından yapılmasıdır. Türkiye’de salgını yöneten kurum olan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan düzenli açıklamalar, toplumla iletişimin olumlu bir örneğidir ancak yine de geliştirilmesi gereken yönleri vardır.

Yaşanan COVID-19 pandemisinin, toplum üzerindeki etkilerinin diğer pek çok salgından daha fazla olduğu gerçektir. Toplumda ortaya çıkan kaygının tek nedeni hastalık bulaşma tehdidi değildir, kaygının ekonomik ve sosyal boyutları da söz konusudur. Tüm bu tablo göz önünde bulundurularak, kişilerin açıklanan kararların etkisi ve gerçekliği konusunda şüphe duymadığı, toplumda güven oluşturacak, şeffaf, bir süreç yürütülmelidir.

Demiryolu Manşetleri

Sydney Southwest Metro’da Açılış İçin Akreditasyon Bekleniyor - RayHaber
61 Avustralya

Sydney Southwest Metro’da Açılış İçin Akreditasyon Bekleniyor

Avustralya’nın Sydney kentinde Sydenham ile Bankstown arasındaki hattın metro sistemine dönüştürülmesiyle oluşturulan Southwest Metro’nun açılış tarihi henüz kesinleşmedi. Beş haftalık deneme çalışmaları tamamlanırken, hattın yolcu taşımacılığına başlayabilmesi için bağımsız düzenleyici değerlendirmesi ve resmi akreditasyon sürecinin tamamlanması gerekiyor. Yeni Güney Galler Hükümeti, hattın 2026 yılının sonlarına doğru açılmasının beklendiğini açıklamıştı. Ancak 🚆
FS Logistix’ten Stadler’e 8 Çift Modlu Lokomotif Siparişi - RayHaber
39 İtalya

FS Logistix’ten Stadler’e 8 Çift Modlu Lokomotif Siparişi

İtalya’nın demiryolu lojistik şirketi FS Logistix, liman, terminal ve istasyonlardaki manevra faaliyetlerinde kullanılmak üzere Stadler’den sekiz adet EUROLIGHT Dual çift modlu lokomotif sipariş etti. Mercitalia Shunting & Terminal filosuna katılacak lokomotifler, elektrikli ve elektriksiz demiryolu hatlarında aynı araçla çalışabilecek. EUROLIGHT Dual lokomotifler, havai hattan sağlanan 3 kV doğru akım elektrik 🚆
Fujairah-ICAD Demiryolu Hizmeti Başladı: Gümrük İşlemleri Abu Dabi’de Tamamlanacak - RayHaber
971 Birleşik Arap Emirlikleri

Fujairah-ICAD Demiryolu Hizmeti Başladı: Gümrük İşlemleri Abu Dabi’de Tamamlanacak

Birleşik Arap Emirlikleri’nde Etihad Rail Freight ile AD Ports Group, Fujairah Terminalleri ile Abu Dabi Sanayi Şehri (ICAD) arasında doğrudan demiryolu yük hizmetini başlattı. 20 Eylül’de duyurulan yeni hizmet sayesinde Fujairah’a deniz yoluyla ulaşan konteynerler yaklaşık 200 kilometrelik demiryolu yolculuğunun ardından ICAD’de gümrük muayenesi, işlemleri ve malın serbest bırakılması süreçlerinden 🚆
Metra’nın İlk Bataryalı Treni Chicago’da Sergilenecek: Yolcu Seferleri 2028’de - RayHaber
1 Amerika

Metra’nın İlk Bataryalı Treni Chicago’da Sergilenecek: Yolcu Seferleri 2028’de

ABD’nin Chicago kentindeki banliyö demiryolu işletmecisi Metra’nın sipariş ettiği bataryalı elektrikli trenlerden ilki, 5 Ekim’de kentte düzenlenecek etkinlikte kamuoyuna tanıtılacak. Stadler tarafından üretilen FLIRT tren setinin 2028 yılına kadar yolcu taşımacılığında hizmete girmesi planlanıyor. Metra’nın satın aldığı sekiz tren setinden biri olan araç, ABD pazarı için üretilen ilk bataryalı FLIRT 🚆
St. Louis MetroLink’te Tek Vagonlu Tren Dönemi Yeniden Test Edilecek - RayHaber
1 Amerika

St. Louis MetroLink’te Tek Vagonlu Tren Dönemi Yeniden Test Edilecek

ABD’nin St. Louis kentindeki Metro Transit, MetroLink trenlerinde tek vagonlu işletmeyi yeniden denemeye hazırlanıyor. 3 Ekim’de başlayacak pilot uygulamada, normal şartlarda iki vagonla hizmet veren trenlerden bazıları tek vagonlu olarak işletilecek. Kurum, uygulamanın yıllık bakım maliyetlerini yaklaşık 4,8 milyon dolardan 800 bin dolara kadar düşürebileceğini öngörüyor. Pilot uygulamanın 2027 baharına 🚆
Auckland Trenleri İlk Haftada 528 Bin Yolcu Taşındı - RayHaber
67 Yeni Zelanda

Auckland Trenleri İlk Haftada 528 Bin Yolcu Taşındı

Yeni Zelanda’nın Auckland kentinde City Rail Link’in (CRL) hizmete girmesiyle tren yolculuklarında yeni bir haftalık rekor kırıldı. 13-19 Eylül 2026 tarihleri arasındaki ilk haftada Auckland demiryolu ağında 528 bin 7 biniş kaydedildi. Böylece Mart 2019’da 504 bin 380 olarak belirlenen önceki haftalık rekor 23 bin 627 biniş farkla geride bırakıldı. 🚆
Batı Avustralya Yük Demiryolunda Geri Alım Planı - RayHaber
61 Avustralya

Batı Avustralya Yük Demiryolunda Geri Alım Planı

Batı Avustralya Hükümeti, eyaletin yük demiryolu ağını yeniden kamu kontrolüne alma planında yeni bir aşamaya geçti. Ulaştırma ve Büyük Altyapı Bakanı Rita Saffioti’nin parlamentoya sunduğu yasa tasarısı, olası geri alımın ardından devletin demiryolu işletmesini uzun süre elinde tutmak yerine yeniden yapılandırabileceği bir model öngörüyor. 16 Eylül 2026’da Batı Avustralya Parlamentosu’na 🚆
UGL Transport ve One Rail Australia Arasında Bakım Anlaşması 5 Yıl Uzatıldı - RayHaber
61 Avustralya

UGL Transport ve One Rail Australia Arasında Bakım Anlaşması 5 Yıl Uzatıldı

Avustralya’nın demiryolu sektöründe faaliyet gösteren UGL Transport ile One Rail Australia arasındaki uzun vadeli bakım anlaşması beş yıl daha uzatıldı. Uzatma seçeneğinin de bulunduğu yeni sözleşme kapsamında UGL Transport, One Rail Australia’nın lokomotif filosunun büyük bölümüne yönelik bakım ve revizyon çalışmalarını sürdürecek. 19 Ağustos 2026’da duyurulan anlaşma; lokomotiflerin döner parçaları, 🚆
InnoTrans 2026’da 113 Demiryolu Aracı Sergileniyor - RayHaber
49 Almanya

InnoTrans 2026’da 113 Demiryolu Aracı Sergileniyor

Almanya’nın başkenti Berlin’de 22-25 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen InnoTrans 2026’nın açık hava ve raylı araç sergisinde 17 ülkeden 113 araç yer alıyor. Yaklaşık 20 bin metrekarelik alana yayılan sergide yüksek hızlı trenlerden lokomotiflere, hidrojen ve batarya tahrikli araçlardan otonom ulaşım çözümlerine kadar demiryolu sektörünün farklı teknolojileri ziyaretçilere sunuluyor. Messe 🚆
Viyana'nın 511,5 Milyon Avroluk Demiryolu Projesinde İlk Kazma Vuruldu - RayHaber
43 Avusturya

Viyana’nın 511,5 Milyon Avroluk Demiryolu Projesinde İlk Kazma Vuruldu

Avusturya’nın başkenti Viyana’da Verbindungsbahn demiryolu hattının modernizasyonu için ana inşaat çalışmaları başladı. ÖBB tarafından yürütülen ve yaklaşık 511,5 milyon avroluk yatırım öngören proje, Hütteldorf ile Meidling arasındaki yaklaşık 5 kilometrelik hattın yenilenmesini kapsıyor. Avusturya Federal Bakanı Peter Hanke, Viyana Ulaşım Konseyi Üyesi Ulli Sima ve ÖBB Üst Yöneticisi Andreas Matthä’nın 🚆