10. Eurasia Fuar’ında “Türkiye Yüzyılında Uluslararası Lojistik” konulu panel düzenlendi. Prof. Dr. Mehmet Tanyaş moderatörlüğünde düzenlenen oturuma TCDD Taşımacılık Genel Müdürü Ufuk Yalçın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor, Pasifik Eurasia Genel Müdürü Erol Erkan, Demiryolu Taşımacılığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Onur Küçükdere katıldı.
Kamu ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı panelde TCDD Taşımacılık Genel Müdür Ufuk Yalçın, TCDD Taşımacılık’ın lojistik sektöründeki yerini değerlendirdi.
TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğünün Türkiye’ de demiryolu taşımacılığının lider kuruluşu konumunda 2017 yılından beri faaliyetlerini yürüttüğüne vurgu yapan Yalçın şunları söyledi:
“2003 yılından beri uygulanan demiryolu öncelikli politikalarla her geçen gün büyüyen sektörümüzde 2 bin 251 kilometresi hızlı, 11 bin 668 kilometresi konvansiyonel olmak üzere toplam 13 bin 919 kilometre demiryolu ağında işletmecilik faaliyetleri yürütülmektedir.
Şirketimizin araç filosunda 431 dizel, 125 elektrikli ve 103 manevra lokomotifi olmak üzere toplam 659 lokomotif, 31 tanesi hızlı tren seti olmak üzere toplam 220 yolcu tren seti, 639 yolcu vagonu, 16 bin 737 adet yük vagonu bulunmaktadır.”
Yurtiçi ve yurtdışında günde 662 yolcu treni ve 205 yük treni işletildiğini, günde 672 bin yolcu, 73 bin tona yakın da yük taşıması gerçekleştirildiğini belirten Ufuk Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“ Geçen yıl özel demiryolu tren işletmecileri ile beraber 38,5 milyon ton olarak gerçekleşen taşımalarımızın bu yıl 40 milyon tonu geçmesini bekliyoruz. Yük taşımalarındaki artışlar özel demiryolu tren işletmecileriyle beraber uyum içerisinde çalışmanın bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Genel Müdürlüğümüz kaynaklarının yüzde 3’ünü demiryolu tren işletmecilerine tahsis ederek desteklemeye devam etmiştir.
Ülkemiz Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin yönlendirdiği 3 önemli koridordan birisi olan Orta Koridor’un tam merkezinde bulunmaktadır.
Kuzey ve Güney koridorlarına göre zaman, iklim ve mesafe avantajına sahip Orta Koridor Çin’ den başlayıp Avrupa’nın tam merkezine ulaşmaktadır.
Doğu batı arasında doğal köprü olması, jeopolitik konumunun sağladığı avantajların değerlendirilmesi ve artan ticaretin yarattığı lojistik ihtiyacı doğrultusunda hem Asya hem de Avrupa’ ya düzenli blok yük trenleri işletilmektedir.
Avrupa’da 12 ülkeye; doğuda ise Rusya, Çin, Azerbaycan, Kazakistan, Pakistan, Afganistan, İran olmak üzere 12 ülkeye haftada 64 sefer yapılmaktadır.
Pandemi döneminde karayolu taşımasındaki kısıtlamalar özellikle demiryolu ile taşımaları artırdı, blok konteyner trenleri ve tır kasası taşımacılığını ön plana çıkardı.
Artan talebi karşılamak üzere tren sefer sayıları artırılırken yeni tren seferleri konuldu.
Halen tır kasası taşımacılığı devam ediyor ve haftada karşılıklı 6 sefer yapılıyor.
Tır kasası taşımacılığının ülkemizde farklı noktalardan ve Marmaray Boğaz Tüp Geçişi ile Anadolu yakasından da yapılması hedeflenmektedir.
Bakü Tiflis Kars Demiryolu Hattı ve Orta Koridor ile konteynerlerin Türkiye’den Rusya’ya 8 günde, Çin’den Türkiye’ye 12 günde, Çin’den Avrupa’ya 18 günde ulaştığını söyleyen Yalçın, Türkiye ile İran arasındaki taşımaların da her geçen gün arttığını ilk etapta bu taşımaların 1 milyon tona ulaştırılmasının hedeflendiğini, Van Gölü geçişinde, vagon kapasitesini 8-12 vagondan 35-40 vagona, taşıma kapasitesini 400 tondan 4 bin tona çıkartan yeni Van Gölü feribotlarının devreye girmesi ile İran yönlü taşımalarda çok önemli avantajlar sağlandığını belirtti.
“Kullanım ömrü uzun, çevre dostu, petrole bağımlılığı giderek azalan demiryolu taşımacılığı ekonomik yönüyle sanayicimizin, üreticimizin lojistik girdi maliyetini düşürmekte, uluslararası rekabet gücüne destek vermektedir.”
Yalçın sözlerine şöyle devam etti:
“Türkiye-İran taşımalarının yanı sıra İran üzerinden Afganistan, Pakistan, Orta Asya ülkeleri ve Çin’e yük taşınabilmesi için ilgili ülkeler demiryolu idareleri ile yapılan işbirliği sonuçlarını veriyor.
Pakistan, İran ve Türkiye arasında hayata geçirilen “İslamabad-Tahran-İstanbul (ITI) Kargo Treni Projesi” kapsamında ilk yük treni 5 bin 981 km’lik parkuru yaklaşık 13 günde tamamlayarak İstanbul’a ulaştı. Bu tren seferleri, 30-35 gün süren deniz taşımacılığına kıyasla zaman ve maliyet tasarrufu sağlarken iki ülke arasındaki ticareti artırıyor. Önümüzdeki süreçte Türkiye-Pakistan hattındaki seferlerin düzenli hale getirilmesi ve Marmaray’ı geçerek Avrupa bağlantısının sağlanması hedefleniyor.
Diğer taraftan Türkiye ile Azerbaycan arasında Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu Hattı’ndaki yük taşımacılığına Karabağ güzergahı da eklendi.”
“Demiryolu taşımalarının toplam karasal taşımalardaki payı sürekli artmaktadır”
Yalçın demiryolu yük taşımacılığının artırılması için çok yönlü çalışmaların devam ettiğini, sınır geçiş işlemlerinin elektronik entegrasyonla 5 ila 7 dakika arasında gerçekleştirildiğini, BTK Demiryolu Hattı ve Orta Koridor üzerinden gerçekleştirilen demiryolu yük taşımalarında ortak taşıma belgesinin kullanılmaya başlandığını, Avrupa’ya, Orta Asya’ya yapılan konteyner taşımalarında yerli üretim platform vagonları ile daha fazla yükün, daha kolay taşınmasının sağlandığını ifade etti.
Yalçın, “Kullanım ömrü uzun, çevre dostu, petrole bağımlılığı giderek azalan demiryolu taşımacılığı ekonomik yönüyle sanayicimizin, üreticimizin lojistik girdi maliyetini düşürmekte, uluslararası rekabet gücüne destek vermektedir. Yurtiçi ve yurtdışı yük taşımalarımız sürekli artma eğilimindedir. Demiryolu taşımalarının toplam karasal taşımalardaki payı sürekli artmaktadır. Türkiye Yüzyılını inşa ederken Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı doğrultusunda çalışmalarımız devam etmektedir.
Taşıma modları arasında rekabet yerine işbirliği teşvik edilmesi, multimodal taşımanın yaygınlaşması bu amaçla konteyner taşımasının yaygınlaştırılması, taşımaların çeşitlendirilmesi, Avrupa ile ülkemiz arasında gerçekleştirilen tır kasası taşımalarının yaygınlaştırılması sektörümüzün daha da büyümesinin önünü açacaktır.
Demiryolu sektörünün bileşenleri olarak diğer demiryolu tren işletmecileri ile uyum içerisinde güçbirliği yaparak ülkemizi bölgesel lojistik üs yapmak hedefiyle durmadan çalışıyoruz. “ dedi.
UAB Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor da üç genel müdürlüğü çatısı altında birleştiren Genel Müdürlüğünün demiryolunda da regülasyon görevini yaptığını, demiryolu taşımacılığının serbestleştirilmesi ile sektöre özel tren işletmecilerinin girdiğini belirterek, 2053 vizyonunda çevreci senaryo, dijital senaryo, ihracat ve hareketlilik odaklı senaryo bağlamında çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi.
“Demiryolu tercihti ancak bugün zorunluluktur”
Demiryolu Taşımacılığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Onur Küçükakdere de derneğin 2006’dan beri ulaşım modları içinde demiryolu taşımacılığının payını artırmak ve farkındalık yaratmak için çalışmalarına devam ettiğini belirtti.
Halen demiryolu ile yılda 50 milyon ton yük taşıması yapılabileceğini söyleyen Küçükakdere, “ Pandemi ile demiryolu taşımacılığı çok ön plana geçti. Ancak bunu sürdürülebilir kılmak için ne yapmalıyız? Demiryolu tercihti ancak bugün zorunluluktur.” dedi.
“Tek başına modlar yerini intermodal taşımacılığa bırakıyor”
Pasifik Eurasia Genel Müdürü Erol Erkan da “ Tek başına modlar yerini intermodal taşımacılığa bırakıyor. Türkiye doğu batı aksında lojistik üs haline geliyor. Uluslararası taşımaları Türkiye üzerinden taşınması yönünde önemli adımlar atılıyor. “ ifade etti.