Akciğerlerde görülen nodüllerin yüzde 95’e yakını iyi huylu kitlelerdir. İleri yaş, aşırı sigara kullanımı, asbest, radon veya uranyum gibi diğer inhaler kanserojenlere maruz kalmanın yanı sıra amfizem veya fibrozis varlığı ve ailede akciğer kanseri öyküsünün kanser riskini artırdığını paylaşan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, uzun süre sigara içenlerde hiç sigara içmemiş bireylere göre, akciğer kanseri görülme riski 10-30 kat daha fazla olduğuna dikkati çekti. ağır sigara içicilerinde kümülatif akciğer kanseri riski yüzde 30’lara kadar çıktığını, hiç sigara içmeyenlerde bu oran yüzde 1’in altında olduğunu söyledi.
Bir akciğer nodülü varlığında doktorların asıl amacının ileri tetkik yapılmasını gerektirecek kadar şüpheli bir nodülü, mümkün olduğu kadar erken tespit ederek gereksiz teşhis veya tedavi prosedürlerinden kaçınmak olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Malign (kötü huylu) nodül vakalarında akciğer kanserinin erken tanısı, güvenli ve kesin çözüm sağlayabilir” diye konuştu.
Cerrahi olarak nodülün çıkarılmasının tanıda altın standart yöntem olduğunun altını çizen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Bazı kanserlerde tedavi edici de olabiliyor. Yüksek olasılıklı saptanan hastalarda ve orta olasılıklı olup cerrahi dışı yöntemle tanı konulamayan hastalarda, video aracılı torasik cerrahi (VATS) ile nodülün çıkarılması tercih ediliyor. Akciğer dış tarafından görülebilecek lezyonlar, direkt VATS ile alınabilirler. Ancak, gözle görülemeyecek nodüllerde ise, açık toraks cerrahisi ile parmakla palpe edilerek çıkarılabileceği gibi; VATS ile yapılacak cerrahide işlem öncesi tel yerleştirme veya metilen mavisi ile boyama gibi yardımcı yöntemler de kullanılabiliyor” açıklamasında bulundu.