AYM, İletişim Başkanlığı’na Basın ve İfade Özgürlüğüne Müdahale Yetkisi Veren Kararnameyi İptal Etti

AYM, İletişim Başkanlığı’na Basın ve İfade Özgürlüğüne Müdahale Yetkisi Veren Kararnameyi İptal Etti - RayHaber
AYM, İletişim Başkanlığı’na Basın ve İfade Özgürlüğüne Müdahale Yetkisi Veren Kararnameyi İptal Etti - RayHaber

AYM, İrtibat Başkanlığı’na basın ve tabir özgürlüğüne müdahale yetkisi veren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni iptal ettiği ile ilgili bir açıklama yayımladı.

Cumhurbaşkanlığı İrtibat Başkanlığı bünyesinde “manipülasyon ve dezenformasyonla mücadele” için kurulan Stratejik Bağlantı ve Kriz İdaresi Dairesi Başkanlığı’yla ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılan düzenlemeyi “basın ve söz özgürlüğüne müdahalede bulunduğu” gerekçesiyle iptal edildiği bildirildi.

Anayasa Mahkemesi’nin Bağlantı Başkanlığı Yetkileri Hakkındaki Kararı

AYM’den yapılan açıklamada, “Bu bağlamda kuralların, kapsamları prestijiyle Anayasa’nın İkinci Kısım İkinci Anayasa Mahkemesi 27/12/2023 tarihinde E.2020/88 numaralı belgede, (66) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 5. unsuruyla (14) numaralı İrtibat Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne eklenen 6/A hususunun (c) ve (ç) bentlerinin bahis bakımından yetki istikametinden Anayasa’ya alışılmamış olduklarına ve iptallerine karar vermiştir. Bölümü’nde yer alan kişi hakları ve ödevleri ile ilgili düzenlemeler içerdiği görülmüştür. Sonuç olarak kuralların CBK ile düzenlenemeyecek yasak alana ait düzenlemeler içerdiği anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi açıklanan münasebetlerle kuralların husus bakımından yetki tarafından Anayasa’ya ters olduklarına ve iptallerine karar vermiştir” denildi.

Basın Hürriyeti Vurgusu

Dava Konusu Kurallar Dava konusu kurallarda; Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik iç ve dış tehdit ögelerini tahlil ederek stratejik irtibat ve kriz idaresi açısından gerekli önlemleri uygulamanın ve Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen ruhsal harekât, propaganda ve algı operasyonu faaliyetlerini belirleyerek her çeşit manipülasyon ile dezenformasyona karşı faaliyette bulunmanın İrtibat Başkanlığı (Başkanlık) bünyesinde ihdas edilen Stratejik İrtibat ve Kriz İdaresi Dairesi Başkanlığının misyonları ortasında olduğu düzenlenmiştir. Müracaat Münasebeti Dava dilekçesinde özetle; kurallarla Başkanlığa verilen stratejik irtibat ve kriz idaresine ait misyonların haberleşme ve basın özgürlüğüyle ilgili olması nedeniyle kanunla düzenlenmesi gerektiği, temel hak ve özgürlüklerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) ile düzenlenemeyeceği, kurallarda öngörülen vazifeler kapsamında alınacak önlemlerin genel çerçevesinin prensip ve temellerinin belirlenmediği belirtilerek kuralların Anayasa’ya karşıt olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemenin Değerlendirmesi Anayasa’nın 104. hususunda Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Kısımlarında yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin CBK’larla düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Dava konusu kurallarla, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen algı operasyonu faaliyetleri sonucunda oluşan krizin stratejik bağlantıyla yönetilmesine ait önlemler alınması ve her çeşit manipülasyon ile dezenformasyona karşı faaliyette bulunulması amaçlanmaktadır. Kurallar uyarınca alınacak önlemler ve yapılacak faaliyetlerin Anayasa’nın 26. hususunda yer alan kanıyı açıklama ve yayma hürriyeti ile 28. unsurunda yer alan basın hürriyetiyle ilgili olduğu açıktır.