TMMOB ve Türkiye Ormancılar Derneği’nin Orman Arazileri Üzerine Açıklaması
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ve Türkiye Ormancılar Derneği İzmir Temsilciliği, Cumhurbaşkanlığı kararları ile 17 ilde orman arazilerinin orman vasfından çıkarılmasına yönelik endişelerini dile getirdi. Bu durumu büyük bir kaygıyla takip ettiklerini belirten dernekler, orman alanlarının ormancılık amacı dışındaki tahsislerle (turizm, enerji, sanayi ve yerleşim gibi) baskı altında kaldığını vurguladı.
Endişe ile Takip Ediyoruz
İki kuruluş, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Orman alanları, ormancılık amacı dışında farklı alanlara tahsis edilmekte ve bu durum insan ile orman arasındaki etkileşimi artırmaktadır. 28.06.2024 tarihli Artvin, Bitlis, İstanbul ve İzmir İllerinde bulunan bazı orman alanlarının orman sınırları dışına çıkarılması kararından sonra, 17 Temmuz 2024 ve 2 Ağustos 2024 tarihlerinde Manisa, Balıkesir (Balya, Bigadiç ve Dursunbey), Amasya, Bingöl, İstanbul, Kastamonu, Kütahya, Mersin, Muğla, Niğde, Samsun, Sinop ve Sivas’ta toplamda yaklaşık 393 hektar alan orman sınırları dışına çıkarılmıştır.”
Bu Kararlar Gözden Geçirilmeli
Her ne kadar mevzuat gereği orman sınırları dışına çıkarılan alanın en az iki katı büyüklüğünde arazilerde orman tesis edilmesi zorunlu olsa da, bu kararların uygulanmasına yönelik işlemler ve tahsis edilecek alanların ormanların sağlığı açısından uygunluğu konusunda ciddi endişeler bulunmaktadır. Bu tür uygulamaların ekolojik dengeleri bozacağı ve orman yangınlarının artmasına neden olacağı düşünülmektedir. Bu nedenle yetkililere çağrıda bulunuyor ve kamuoyunda kabul görmeyen bu kararların yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Yangın Öncesi Hazırlıklar Yetersiz
Orman yangınlarıyla mücadelede fedakârca çalışan Orman Genel Müdürlüğü (OGM) personelinin ve bu çalışmalara destek veren belediyeler ve STK’ların çabaları, yangınlarla mücadelenin yalnızca “söndürme” aşamasıyla sınırlı kalması nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Orman ve kırsal alan yangınlarının önlenmesi için OGM ile birlikte tüm ilgili kurumların iş birliği sağlaması gerekmektedir. Yangın sayıları ve zarar gören alanlar göz önüne alındığında, yangın öncesi hazırlıkların yeterli olduğu söylenemez.
- Yangın riskini azaltmak ve afet yönetim süreçlerini doğru şekilde tanımlamak için, iklim değişikliği senaryoları göz önünde bulundurularak yangın eylem planları hazırlanmalıdır.
- Yeterli araç, gereç ve personel bulundurulmalıdır.
- Orman içindeki izinlerin kapsamı daraltılmalı ve etkin denetim sağlanmalıdır.
- Enerji nakil hatlarının yangına özel bakımlarının planlanması gerekmektedir.
Topluma Yangınlar Hakkında Eğitim Verilmeli
Ülkemiz için en yıkıcı afetlerden biri olan orman yangınları konusunda toplumun acilen bilgi ve eğitimle yangına dirençli topluluklar haline getirilmesi gerekmektedir. İklim projeksiyonlarına göre Akdeniz havzasında her geçen yıl sıcaklıkların artacağı, sıcak hava dalgalarının daha sık görüleceği ve yağış rejimlerinde değişiklikler yaşanacağı öngörülmektedir. Özellikle son yıllarda Akdeniz ülkelerinde meydana gelen büyük yangınlar, sıcak dalgaları dönemlerinde gerçekleşmiştir.
Potansiyel Yangın Risk ve Tehlike Durumları Ortaya Konmalı
Dünya genelinde ve ülkemizde birçok büyük şehirde ve turizm merkezlerinde insan yerleşimleri ile doğal bitki örtüsünün kesişim noktalarının artması, orman yangını riskini doğrudan artırmaktadır. Yangınların yönetimindeki başarı, yangınla mücadele çalışmalarının yanı sıra yangın öncesi alınacak tedbirlerle de yakından ilişkilidir. Bu nedenle, yangına hassasiyet derecelerine göre orman alanlarının potansiyel yangın risk ve tehlike durumları dinamik modellerle ortaya konulmalıdır.
Yangınlara Karşı Eylem Planı Hazırlanmalı
Özellikle yanıcı madde birikiminin tehlikeli boyutlara ulaştığı alanlara özel önem verilmelidir. Sürdürülebilir ve temiz bir enerji kaynağı olarak biokütleden enerji elde etmek amacıyla çeşitli araştırmalar yapılmakta ve bu çalışmalarda ibreli türlerin döküntüleri ile orman altı diri örtü kullanılmaktadır. Bu sayede orman yangınlarının önlenmesi mümkün olurken, alternatif enerji kaynakları da sağlanmış olmaktadır.
Yangın Eğitimleri
Kamuoyu baskısının etkisiyle iklim değişikliğine dirençli ormanların oluşturulması için günümüz koşullarına uygun yönetim süreçlerinin bir an önce planlanması gerekmektedir. Orman köylülerinin varlığını sürdürebilmesi, orman ve yangın kültürü olan köylülerin istihdam edilmesi için köklü değişimlerin bir ülke politikası olarak hayata geçirilmesi elzemdir. Yangın öncesi eğitimler verilerek, bu kişilerin ormanları koruma sorumluluğu artırılmalıdır.
Yanan alanların miktarı ve yanık orman alanlarında yapılacak çalışmalar şeffaf bir şekilde Acil Eylem Planları hazırlanarak kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Yanan ve ardından ülke kaynakları ile yenilenen bu alanların, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve ormanın sağladığı ekosistem hizmetleri öncelikli olarak değerlendirilmelidir.
Su Kalitesi Kontrol Edilmeli
Türkiye’nin kullanılabilir yüzey suyu çıkışının %50’si, ülkemizin yaklaşık %30’unu kaplayan orman alanlarından nehirlere ulaşmaktadır. Orman yangınları, su kaynaklarımızın kirlenmesine sebep olmaktadır. Yangın sonrası su kalitesi kontrolü önemli bir husustur ve belirli aralıklarla numune alınarak izlenmelidir.
Sera Gazlarına Dikkat
Orman yangınlarının bir diğer boyutu sera gazı etkisidir. Yangın sırasında bitki örtüsü, depoladığı karbonu serbest bırakmaktadır. Özellikle büyük ölçekli orman yangınlarında atmosfere salınan karbondioksit (CO2), iklim değişikliği oranını artıran önemli bir faktördür. 2021 yılında yaşanan büyük orman yangınlarında, yaklaşık 12 milyon m³’lük ağaç serveti kaybı yaşanmıştır.
Mega Yangınlar
Mega yangınlar, 10 bin hektar üzerindeki yangınlar, halk sağlığı üzerinde de ciddi etkiler yaratmaktadır. Bu tür yangınların sıklığı arttıkça, orman-şehir kesişiminin yakınlaşması ve nüfusun yaşlanması “halk sağlığını koruma” açısından yangın yönetiminin önemli bir bileşeni haline gelecektir. Yangınların söndürülmesinde sorumlu teknik personelin vereceği bilgi ve uyarılar, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için kritik önem taşımaktadır.
Biyolojik çeşitliliği ve ekosistem hizmetlerini korumak için tüm halkımızı ormanlara sahip çıkmaya ve orman yangınları başta olmak üzere her türlü tehdide karşı sorumluları etkili tedbirler almaya davet ediyoruz. Yangınlarda yaşamını yitirenlerin acısını derinden hissediyor, yangınlarda hayatını kaybeden kamu görevlileri ve vatandaşların yakınlarına sabırlar diliyoruz.