Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Uygulamaları
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu çerçevesinde, devlet ve vakıf üniversitelerinde yeni göreve başlayacak idari-teknik personel ile akademisyenler için güvenlik soruşturması ve geriye dönük arşiv araştırması gerçekleştirilmektedir. Üniversitelerin güvenlik soruşturma taleplerine emniyet tarafından yanıt verilmediği durumlarda, öğretim görevlileri işe başlayamamakta; mevcut akademisyenler ise soruşturma sonuçlanana kadar çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır.
Söz konusu arşiv ve güvenlik araştırmaları, devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan kadrolu akademik personel için uygulanmaktadır. Ancak, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından alınan bir kararla, yarı zamanlı ve ders saat ücretli olarak çalışan akademik personelin de arşiv soruşturmasından geçmesine karar verilmiştir. Akademisyenler, vakıf üniversitelerinde pek çok hukuksuz işten çıkarma vakası yaşandığını ve bu kararın ardından devletin üniversiteleri denetlemeye çalıştığını belirterek bu duruma itiraz etmektedirler.
‘KADROLAŞMAYI HEDEFLEYEN UYGULAMALAR’
Konuya dair değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmalarının sadece adayları değil, aynı zamanda yakınlarını da kapsayacak şekilde genişletildiğini, bunun da toplumun geniş kesimlerini derinden etkilediğini ifade etti. Gülez, bu uygulamanın liyakati değil, iktidara sadakati esas aldığını ve kadrolaşmayı hedeflediğini vurguladı. “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, fişlemeleri de içerecek şekilde olağan hale getirildiğinden, muhalif olsun ya da olmasın tüm vatandaşlarımızın ‘Kişisel Verilerin Korunması’ başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerini tehdit etmektedir. Özü itibariyle bu uygulama, liyakati ortadan kaldırmakta ve güvenlik soruşturması adı altında ‘AKP’ye sadakat soruşturması’ yapmayı hedefleyerek temel hak ve özgürlüklere saldırı niteliği taşımaktadır” dedi.
‘BU UYGULAMADAN VAZGEÇİLMELİDİR’
Mahkemelerin beraat kararı verdiği, savcıların takipsizlikle sonuçlandırdığı dosyaların da güvenlik soruşturmasına tabi tutulduğunu belirten Gülez, “Nasıl ve hangi kriterlerle hazırlandığı bilinmeyen, itiraz edilemeyen istihbarat raporlarının esas alındığı bu uygulama, birçok ağır mağduriyetin yaşanmasına neden olmaktadır. En kısa sürede güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulamasından vazgeçilerek, ister devlet üniversitesi ister vakıf üniversitesi olsun tüm kurumlarda liyakat esas alınmalıdır” şeklinde konuştu.
EĞİTİM-SEN TARAFINDAN DAVA AÇILMIŞTI
Eğitim-Sen, 3 Haziran 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan “5649 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelik”in Anayasa’ya, yasalara ve yargı kararlarına aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açmıştır.