Hollanda’da Kilo ve Doğurganlık İlişkisi Üzerine Önemli Araştırma

Hollanda’da gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, aşırı kilo, obezite veya düşük kilonun kadınların hamile kalma ve sağlıklı bir gebelik süreci geçirme şansını olumsuz etkileyebileceğini ortaya koydu. Bunun yanı sıra, erkeklerin doğurganlığı üzerinde de kilonun önemli bir etkisi olduğu vurgulandı. Araştırma, hem kadınların hem de erkeklerin sağlıklı bir kiloya ulaşmasının doğurganlık sorunlarını azaltabileceğini ve gebelik sürecini iyileştirebileceğini göstermektedir.
Kilo ve Doğurganlığın İlişkisi
Hollandalı bilim insanları, 3.600’den fazla çiftin vücut kitle indeksini (BMI) ölçerek, bu verileri doğurganlık ve gebelik sonuçlarıyla karşılaştırdılar. Araştırma sonuçları, hem kadınlarda hem de erkeklerde yüksek BMI’nin doğurganlığı olumsuz etkilediğini ve çiftlerin hamile kalma süresini uzattığını ortaya koydu. Genel olarak, BMI arttıkça çiftlerin hamile kalma süresi de uzamaktadır.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, daha önce hiç doğum yapmamış 15-49 yaş arasındaki her beş evli kadından biri kısırlık sorunlarıyla karşılaşmaktadır. Ancak doğurganlık uzmanı Julia Young, kısırlığın yalnızca kadınlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Bir bebeği dünyaya getirmek, iki kişilik bir sorumluluktur. Doğurganlık ve sağlıklı bir gebelik için her iki partner de eşit derecede önemlidir.” diyor.
Erkeklerde de Kilo Doğurganlığı Etkiliyor
Young, kısırlık vakalarının yüzde 30 ila 40’ının erkek partnerden kaynaklandığını belirtiyor ve ekliyor: “Doğurganlık, bir takım çalışmasıdır ve çiftler birbirlerini desteklemelidir.” Araştırmada, kilolu ve obez kadınların bir ay içinde hamile kalma olasılığının daha düşük olduğu, hamile kalma süresinin 12 ayı geçme olasılığının arttığı ve düşük yapma riskinin sağlıklı kilo aralığındaki kadınlara kıyasla daha yüksek olduğu gözlemlendi. Ayrıca, düşük kilolu kadınlar ve aşırı kilolu ya da obez erkekler de çocuk sahibi olma konusunda sıkıntılar yaşadı.

Çalışmanın yazarlarından Dr. Vincent Jaddoe, “Çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlerin, her iki partnerin de BMI değerlerini dikkatlice gözden geçirmesi son derece önemlidir. Eğer BMI normal aralıkta değilse, öncelikle kilo kaybı ya da kilo alımına odaklanmak, doğurganlık sorunları ve düşük riskini azaltabilir.” şeklinde açıklamada bulundu.

Araştırma sonuçları, yalnızca obezitenin değil, aşırı kilo ve düşük kilonun da doğurganlık sorunlarına yol açtığını göstermektedir. Sağlıklı aralığın dışına çıkıldıkça, hem kadınların hem de erkeklerin doğurganlık oranlarının düştüğü tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca, erkeklerin yalnızca fazla kilolu olmasının bile kadınların hamile kalma süresini uzattığına dikkat çekildi.
Hormonlar ve Hamilelik
Araştırmacılar, bu ilişkiyi hormonal problemlerle ilişkilendiriyor. Fazla ya da yetersiz yağ dokusu, hormon dengesizliklerine yol açarak kadınlarda yumurtlama sorunlarına, erkeklerde ise sperm kalitesinin düşmesine neden olabiliyor. Nutritional terapist Julia Young, BMI’nin kadınlarda yumurtlamayı etkileyerek adet düzensizliğine veya adet görmeme gibi sorunlara yol açabileceğini vurguladı. Erkeklerde ise aşırı kilo, düşük sperm sayısı ve testosteron seviyelerinin düşmesiyle doğurganlık sorunlarına neden olabiliyor.