İmamoğlu’ndan Beyoğlu’na Ziyaret
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, öğleden sonraki mesaisinin önemli bir kısmını Beyoğlu ilçesine ayırdı. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve İBB bürokratlarıyla birlikte Baruthane Millet Kütüphanesi, Terra Santa Manastırı, eski Fransız Yetimhanesi ve Kasımpaşa matbaa binasında detaylı incelemelerde bulunan İmamoğlu, yerel seçimler öncesinde Beyoğlu Kaymakamlığı’na ve belediyeye tahsis edilen eski kışla binasını da ziyaret etti.
İmamoğlu ve Güney, ziyaretlerin ardından Cezayirli Hasan Paşa Parkı’nda düzenlenen ‘İSKİ Beyoğlu İlçesi Atık Su, Yağmur Suyu ve İçme Suyu Yatırımları Temel Atma Töreni’ne katıldılar. Törende yaptığı konuşmada İmamoğlu, kendilerine birçok zorluk yaşatıldığını ve buna rağmen işlerini layıkıyla yapma konusunda büyük bir gayret içerisinde olduklarını belirtti.
“İstanbul’da İlkleri Başaran Bir Yönetim Olma Gayreti İçindeyiz”
İmamoğlu, “Belediyeciliğin daha güçlü bir kavramla insanlarımız tarafından hissedilmesi adına ihmal edilmiş konular da ilave olmak üzere birçok konuya İstanbul’da ilk kez değinen, ilk kez odaklanan bir yönetim olduk. Kronikleşen altyapı problemleri, ne yazık ki İstanbul’umuza, dünyanın en güzel şehrine hiç yakışmayan görüntüler arz ediyor. Marmara Denizi’ne, Karadeniz’e, Boğaz’a akan atık sular ve bunların görüntüleri, ana arterler, meydanlar, caddeler, sokaklar ve maalesef su basan evler, iş yerleri… Bütün bu sorunların çözümü için İSKİ, tarihinin en büyük altyapı yatırımlarını gerçekleştirerek, birçok zorlukla başa çıktığı gibi, olması gereken gelir imkanlarından geri tutulmasına rağmen 5 yılda 62 milyar liralık altyapı yatırımı yaparak tarih yazdı. İSKİ kurumumuzun tam da bu sorunları Beyoğlu’nda da gidermekle ilgili temel atma törenindeyiz. Ne mutlu bize, ne mutlu İSKİ’ye, Genel Müdürü’ne ve bütün çalışma arkadaşlarına. Bu temel atma törenimiz Beyoğlu’na hayırlı ve uğurlu olsun.”
“143 Noktada Sel Tehditlerini Ortadan Kaldırdık”
İmamoğlu, 5 yıl içinde 143 noktada sel ve su baskınıyla ilgili tehditleri ortadan kaldırdıklarına dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Bunlar nokta derken defterdeki nokta değil. Eminönü Meydanı, Üsküdar Meydanı, Kadıköy Meydanı, Bakırköy sahili, Kartal’ın meydanı ve sahili, Pendik’in meydanı ve sahili de bu kapsama giriyor. İstanbul’u boydan boya büyük bir ihmal döneminden kurtararak, keyifle ve gururla bu yatırımları gerçekleştirdik. Altyapıda rekor düzeyde, az önce belirttiğim 62 milyar liralık yatırımı, tüm zorluklara rağmen yaparken, en büyük kaynağımız şehrimizin kaynaklarını israftan arındırarak insanlara güzel hizmetler sunmayı kendimize çok önemli bir ideal olarak benimsedik. Bu yüzden başardık. Bütçeyi özenle kullanırken, günübirlik hareket etmeden, millet için harcarken her zaman şöyle düşündük: ‘Şimdi böyle yapalım, sonrasına sonra bakarız’ demedik. Tam tersine, İstanbul’un geleceğini de tasarladık.”
“Rekor Kırmaya Devam Edeceğiz”
Şehrimizin altyapısını ve üst yapısını dünya standartlarında düzenlerken, diğer yandan sağladığımız güçlü desteklerle vatandaşlarımızın zor anlarında yanlarında olmayı asla unutmadan güzel hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Bazen yapılan işler böyle unutuluyor ve hayatın bir standardı haline geliyor. Yüz binlerce annemizin cebinde Anne Kartı bulunmasından onur ve gurur duyan bir belediye başkanıyım. Artık her yıl 100 bin gencimize üniversite bursu vermekten ve 300 bin öğrenciye ‘Sen de oku’ diye okul desteği sunmaktan onur duymaktayım. Sıfırdan 300 tane kreş açabilmenin mutluluğunu yaşıyorum. Tüm bu alanlarda rekor kırmaya devam edeceğiz.
“Bizim Defterimizde Kayırmacılık Yok”
“Yıllarca siyasi yol arkadaşlığımızda, şimdi hayatını adadığı Beyoğlu ilçesine güzel hizmetler sunma konusunda bütün hararetiyle ve duygusuyla hareket eden İnan Başkanımıza hem teşekkür ediyorum hem de yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum. İnan Başkanımız, bugün özenle seçtiği sokakları, tarihi alanları, yenilenmesi gereken birçok yeri bizlere gezdirdi. Biz de kendisine halka hizmet etme konusunda iyi bir dönemi yaşatmak için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğimizin sözünü verdik ama bir farkımız var. Burada ‘Söz verdik’ derken, aklınıza şu gelmesin; Ekrem İmamoğlu, aynı siyasi partiden olan bir arkadaşını, kardeşini koruyacak, ona kayırmacılık yapacak. Öyle bir şey yok bizim defterimizde. Hizmetimiz, her ilçeye eşittir. 31 Mart 2024’ten önce Beyoğlu’nun yanında nasıl durmuşsak, bazen dirsek gösterip bazen kötü sözler söylemelerine rağmen itibar etmedik, dikkate almadık, hizmetimize devam ettik.”
“Partizan Akıldan Allah Korusun”
Çünkü ne yapıyoruz? Milletin parasını millete harcıyoruz. Öyle değil mi? Ha Ekrem, ha bir başkası. Ha benim partim, ha bir başkasının partisi. Bu partizan akıl, bütün evlatların, bütün çocukların, bu ülkenin tüm insanlarının en büyük düşmanıdır. Bunu asla unutmayın. Partizan akıl, bir annenin, bir babanın evlatlarını birbirinden ayırması gibidir. Bir anne, bir baba evlat ayırabilir mi? Böyle bir şey olabilir mi? İnsan, evladını ayırabilir mi? Allah öyle bir duygu veriyor ki size, iki evladı birbirinden ayıramıyorsunuz. Millet, her evladını eşit şekilde sevmek ve hizmet etmek üzere bir araya gelmiştir. Bütün insanlarımızın isimleri ister partili, ister inançlı, ister etnik kökenli olsun; giyimi kuşamı fark etmez. Biz, eşitlikçi bir biçimde, en üst düzeyde hizmetimizi İnan Başkan’la Beyoğlu’na vermeye devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
“Ne Olmuş, ‘Burayı Terk Edin’”
Engin Altay vekilimiz, başkanımız burada. Kendilerinin dikkatine sunmak isterim. Trajik bir durum. Tabii alışık olduğumuz bir şey. Nedir? Kaymakamlık -karşımızdaki bina- yapılmış. Tam karşımızda. Eski kışla burası. Yapılmış. Denmiş ki, ‘Buraya kaymakamlık yerleşecek, belediye yerleşecek’. Hatta bir yönetim planı çalışılmış, yönetim planında şuralar belediye, şuralar kaymakamlık denmiş. 9 bin metrekarenin yaklaşık yüzde 20’si belediyeye verilmiş. Hatta yetinmemişler, bir tarafına Beyoğlu Belediyesi diye tabela da asmışlar. Buraya da Beyoğlu Kaymakamlığı asılmış ve hizmet başlamış. Ne zaman? 31 Mart’tan hemen önce. Çok yakın zamanda. Güzel. Benim de hoşuma gitti. ‘Ne güzel bina’ dedim yani. Kurumları zan altında bırakmıyorum ama her birini tek tek mercekle takip edeceğim. Sizin de Meclis’te etmeniz gerekir. Başka ilçelerde de var bu arada. Neymiş efendim, ‘Burayı terk edin, bu gece terk edin, haftaya terk edin, bak, en son ayın 1’inde terk edin’. Niye? Böyle isteniyor. Niye? Kaymakamlık olacak.
“Siyaset Yapma Aklını Neden Yitirdiler?”
3 ay önce niye belediyeyi yerleştirdin oraya? Yani seçimi kazansaydı diğer arkadaşımız, acaba binanın hepsini mi vereceklerdi ona; ‘Seçimi kazandı, hadi verelim’. Bunu düşünmeden edemiyoruz. Ben diyorum ya, ‘Kimin malını kimden esirgiyorsun? Milletin, ecdadın malı. Ben bu şaşkın aklın… ‘Şaşkın’ deyince ördek geldi aklıma, biliyorsunuz. Şimdi bir şey olmaz. Bir şey olmaz tabii. Çünkü olmadı bir şey. Ha bir şey oldu! Hani ‘Bir şey oldu’ dedi ya bir arkadaşımız 2019’da. ‘Bir şeyler oldu ama bir şeyler olmadı’ falan… Bir şey oldu. İşte böyle yaparlarsa bir şeyler oluyor, tam 1 milyon fark yiyorsun. Hayır, ben anlamıyorum, siyaset yapma aklını niye yitirdiler? Yani siyaset aklını yitirirken şunu unutuyorlar: Bizim milletin vicdanını ve ahlâk anlayışını unutuyorlar. Bizim millet, adaleti, vicdanı asla terk etmez zihninde. Birine haksızlık yapıyorsa birisi asla zalimin yanında durmaz. Asla zulmü kabul etmez. Bunu unutuyorlar. Arkadaş, nerede yaşıyorsun? Burası Türkiye, burası İstanbul. Onun için, buradan sesleniyorum. Gelin, bu akıldan vazgeçin kardeşim. Zannetmeyin afişe etmeyiz sizi. Söyleriz, her yerde milletimize şikâyet ederiz. Bana zamanında yaptığımız camiye imam vermeyen görevli kişi, her yerde diyormuş ki birilerine, ‘Ya demesin beni, daha çok sefil oldum. Millet hep yüzüme vuruyor, demesin’ diye. Vallahi öyle bir şikâyet ederim ki, milletimize milletin yüzüne bakamazsınız. Ayıptır. Bin 600 metre yere ihtiyacınız varsa gelin, konuşalım. Büyükşehir Belediyesi’nin var mı bir yeri? Vallahi helali hoş olsun, kaymakama da valiye de bakana da. Sorun yok, milletin malı milletin hizmetinde. Esas olan onu korumak, kollamak.”