İzmir’de Üniversite Öğrencilerinin Barınma Sorunu
Türkiye genelinde üniversite öğrencilerinin barınma sorunu en çok hissedildiği şehirlerin başında gelen İzmir’de, bu krize yönelik herhangi bir çözüm bulunamaması öğrencilerin kaderine terk edilmesine neden oldu. İzmir, 10 üniversitenin bulunduğu bir kent olmasına rağmen, 200 bin öğrenciye ev sahipliği yaparken, yurtlardaki yatak sayısı sadece 30 bin. Yetersiz barınma kapasitesine rağmen, Konak bölgesinde yer alan Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Bölge Müdürlüğü olarak da kullanılan kız öğrenci yurdu, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle 1,5 yıl önce yıkıldı. Mülkiyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait olan ve toplamda 4 bloktan oluşan 4 bin 750 metrekare büyüklüğündeki bu alan, gençlerin barınma ihtiyacını karşılamak bir yana, şu anda tamamen boş durumda.
Yurt Alanının Geleceği Belirsiz
Bu alana dair iki seçim döneminde de herhangi bir proje üretilmemesi, adeta unutulmuş bir durum sergiliyor. Genel seçimlerde İzmir milletvekili adayı olarak sahaya inen dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun seçim vaatleri arasında bu alan yer almıyordu. İnciraltı bölgesi için projeler açıklayan AKP’li Kasapoğlu, bakanlığın arazisi olan KYK yurdunu görmezden gelmiş gibi görünüyor. Bu durum, alanın ranta açılacağı yönündeki iddiaları gündemde tutarken, AKP’li Kasapoğlu’nun İzmir Körfezi manzaralı bu alanı “otel” için tuttuğu söylentileri kulislerde dolaşmaya başladı.
CHP’li Kılıç’tan Açıklamalar
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, “Varyant’ta bulunan KYK yurdu, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkıldı ve 1.5 yıldır bu alan boş bekliyor. KYK yurtlarının mevcut kapasitesi zaten yetersizken, bir de yurtları yıkıp yerine herhangi bir aksiyon alınmıyorsa burada AKP ve rant ilişkisi akla geliyor. İzmir’in en güzel yerlerinden birinde bulunan bu alanla ilgili hangi tasarruf yapılacak? Bakanlık, bu süreci şeffaf bir şekilde yürüterek kamuoyundaki şüpheleri gidermelidir” dedi.
Barınma Krizi ve Ekonomik Sorunlar
Ekonomik krizle barınma krizinin birbirini tetiklediğini belirten CHP’li Kılıç, “İktidar, öğrencilerin barınma sorunlarını köklü bir şekilde çözmek yerine günü kurtarma derdinde. Her ile üniversite açmakla övündüler ama bu, eğitimin kalitesini düşürdü, üniversiteli işsizler ordusu yarattı ve barınma krizini artırdı. İzmir, bu durumdan en çok etkilenen illerden biri olmuştur” şeklinde konuştu.
“Kriz Daha da Derinleşecek”
Eğitim Sen İzmir Üniversiteler Şubesi Sekreteri Efem Bilgiç de barınma krizine dikkat çekerek, “Artan kira ve özel yurt ücretleri, birçok ailenin karşılayamayacağı seviyelere ulaştı. Bu sorunun çözümü, kamucu bir yaklaşımla mümkün; ancak ne yazık ki, iktidara yakın şirketlerin vergi borçları silinirken, kamusal hizmetlere ve yatırımlara yeterli kaynak ayrılmıyor. Yıkılan yurtların öğrenci barınması dışında başka amaçlarla kullanılacağına dair aldığımız duyumlar gerçekleşirse, mevcut krizi daha da derinleştirecektir. Öğrencilerin barınma hakkını göz ardı eden bu düşünceden bir an önce vazgeçilmeli; bu alanın yeniden öğrenciler için kullanılması için gerekli adımlar atılmalıdır. Eğitim ve bilim emekçileri olarak, İzmir’in kent ve yaşam savunucularıyla birlikte bu alanın öğrencilerin barınma amacı dışında kullanılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Eğitim Sen İzmir Üniversiteler Şubesi olarak, sürecin yakından takipçisi olacağız” dedi.