Ünlü sanatçı Metin Arolat, 5 Eylül’de yakın dostu Armağan Çağlayan’ın YouTube programına konuk oldu. 19 Eylül’de yayınlanan bu programda, yıllar önce yaşadığı ölümcül bir deneyimi paylaştı.
Arolat, bu olayın detaylarını şöyle anlattı: “Çeşme’de bir arkadaşımın evindeydim. Arkadaşlarım İstanbul’a dönerken, ben orada kaldım. Sabahları benim için bir not bırakmışlar; ‘Dolapta et yaptım, yersin’ yazıyordu. Ben de kalkıp dolabı açtım ve etten bir parça ağzıma attım. Ancak çiğnedikten sonra yutamadım, boğazımda takıldı. Su içsem de, su burnumdan çıktı. O anda nefes almakta zorlandım.”
Arolat, o anı devamla şöyle anlatıyor: “Elimi boğazıma soktum fakat dişlerim ellerimi kanattı. Orada bir şeye değdim ama onu çıkaramadım. Zamanla tansiyonum düşmeye başladı. O an düşündüm ki, ‘Bu kadar hayat mı?’ Yere düştüm, gözlerimi açtığımda havuzun kenarındaydım. ‘Keşke havuza atlasaydım’ diye düşündüm. Giderek havuz benden uzaklaştı ve etrafımda beyaz bir ışık belirmeye başladı. O an ölümü düşündüğümü hatırlamıyorum. Sadece aklımdan geçenler şunlardı; ‘Beni burada bulacaklar. Elalemin evinde öleceğim. Annem şimdi ikinci evladını kaybetmiş olacak ve çok üzülüyor.’ Üzerimde ne var, burada mı veda edeceğim diye düşündüm. Hayatla yüzleşme anıydı bu ve sonra bilinç kaybı yaşadım.”
Arolat, o anı şöyle sürdürdü: “Gittim ben, bilinç kapalıydı. Sonra birden bir titreşimle uyandım. İçimde bir böğürme hissi vardı. Sanırım şarkı söylemek ve diyaframımı kullanabilmek, bu zor anı atlatmamda büyük rol oynadı. Uğraşıp çıkaramadığım o parça yerinden oynadı ve hayatımın en güzel nefesini aldım.”
Metin Arolat, art arda yaşadığı kayıplar hakkında da duygularını paylaştı: “Yasın bir süresi vardır. Ama benim için bu yas, tüm bir ömre yayılıyor. Annem ölene kadar abimin yasını tuttum. Şimdi ise ‘Anne, ne olursun bu gece rüyama girme’ diyorum. Çünkü rüyamda hep annemi kurtarmaya çalışıyorum; oradan oraya kucağımda taşıyorum. Garip, karmaşık rüyalar görüyorum.”
Arolat, kötü hissettiği bir dönemde Lape’ye yattığını belirtti: “10 gün boyunca orada tedavi edildim. Yemin ederim, çocukluğumdaki halimle çıktım oradan. O dönem benim için oldukça zorluydu.”