İran’dan Göçmen Sınır Dışı Açıklaması
İran Emniyet Teşkilatı Genel Komutanı Ahmed Rıza Radan, geçtiğimiz ay yaptığı bir basın toplantısında, 2025 yılı mart ayına kadar ülkedeki yaklaşık 2 milyon yasadışı göçmenin sınır dışı edileceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından, sınır dışı edilecek olan göçmenlerin büyük bir kısmının Türkiye’ye gönderileceği iddiaları gündeme geldi. Ancak Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, bu iddiaları kesin bir dille yalanlayarak durumun farklı olduğunu belirtti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan ise, İran’ın sınır dışı edeceği göçmenlerin bir kısmının ülkenin batı sınırına doğru hareket etmeye başladığını ifade etti. Bakan, “Günde en az 200-300 yasadışı göçmenin Türkiye sınırını yasadışı yollarla geçtiği” bilgilerine ulaştıklarını dile getirdi. Ayrıca, iktidarın yasadışı göçmenler konusundaki ılımlı yaklaşımının, göç sorununu daha da artıran bir etken olduğuna dikkat çekti.
Göç Hareketliliği ve İç Politika
İran ve Türkiye sınırındaki göç hareketliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman Arif Keskin, yasadışı göç sorununun Türkiye’de olduğu gibi İran’da da önemli bir siyasi mesele haline geldiğini belirtti. Keskin, İran’daki iç siyasi istikrarsızlığın ve son zamanlarda İsrail ile yaşanan gerilimlerin, Tahran’ı zora soktuğunu ifade etti. Bu bağlamda, “İran yönetimi, iç ve dış politikadaki belirleyiciliğinden faydalanarak göçmenleri Türkiye üzerinde bir baskı aracı olarak kullanma stratejisi izliyor. İran siyasetindeki son dinamiklerle birlikte, yasadışı göçmenlerin yavaş yavaş ülkeyi terk etmesi ve başta Türkiye olmak üzere başka ülkelere yönelmesinin zeminini oluşturmuş durumda” dedi.
Güvenlik Duvarı ve Göçmen Geçişleri
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, geçtiğimiz ay 295 kilometrelik Van-İran sınırındaki güvenlik duvarının inşaatının tamamlandığını duyurmuştu. Ancak, bu güvenlik duvarına rağmen bölgeden yasadışı göçmen geçişlerinin devam ettiği öne sürülüyor. Arif Keskin, “Bitti deniyor ama o duvar hâlâ aşılıyor. Belirli bir dereceye kadar sınırlandırmış olabilir ancak göçmen akışını önleyici bir etkisi yok” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.