Türkiye Basketbol Federasyonu Seçimlerinin Sonuçları
Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanlığı için gerçekleştirilen seçimlerde Hidayet Türkoğlu ve ekibi, üst üste üçüncü kez galip gelerek yönetimi devraldı. Ancak son yıllarda, özellikle Milli Takımlar düzeyinde ciddi sorunlar yaşayan ve ekonomik zorluklarla mücadele eden Türk basketbolu, Merkez Hakem Kurulu’na yönelik artan şikâyetlerle de dikkat çekiyor. Kulüplerin ve delegelerin, bu sıkıntılı süreçte oy haklarını yine aynı yönetimden yana kullanmaları oldukça dikkat çekici bir durum.
Sıkıntılar içerisinde boğuşan kulüplerin, son on yılda 10 kattan fazla azalan İddaa gelirleri, her yıl artan katılım payları, Olimpiyatlarda başarı elde edemeyen basketbol yapılanmaları ve profesyonelleşemeyen hakemlik konularına rağmen değişim yönünde bir adım atmamaları ise düşündürücü. Tüm bu yaşanan süreçleri, Türk basketbolunun önemli isimlerinden biri olan ve gazetemizde yazılar yazan Erman Kunter ile konuştuk. Kunter, son seçimde Hidayet Türkoğlu’na rakip olan Efe Aydan’ın ekibinde yer alıyordu.
“Alan Memnun, Satan Memnun”
Basketbolda bu kadar sorun yaşanırken ve çözüm bulunamazken, yine aynı ekibin federasyon başkanı seçilmesini nasıl açıklarsınız?
“Federasyon seçimleri gerçekleştirildi ve delegeler mevcut yönetimden memnun olduklarını oylarıyla ortaya koydular. Milli Takım’ın elde ettiği başarılı sonuçların etkisiyle, altyapıya önem verdiğini vurgulayan kulüplerin oyları, ekonomik sorunlarını kısa sürede çözen kulüplerle birleşti. Ayrıca, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Spor Bakanlığı ile yakın iş birliği yapması neticesinde seçim beklenmedik bir şekilde sonuçlandı. 7 yıldır büyük projelere imza atan federasyonun 4 yıl daha görevde kalması uygun görüldü. Merkez Hakem Kurulu’ndan gelen memnuniyetin tavan yaptığını anlıyorum! ‘Alan memnun, satan memnun’ durumu söz konusu, bizim bu konuda söz söylememiz pek mümkün değil!”
“Kongreye Bile Katılamıyorduk”
Seçim öncesinde CHP’nin tutumu ile ilgili eleştirileriniz olmuştu. Kongre sürecine baktığınızda, seçim sonrası haklı çıktığınızı düşünüyor musunuz?
“Yiğidin hakkını yememek lazım. Beşiktaş Başkanı Hasan Arat’ın dik duruş sergilemesi ve 6 delegesiyle bize imza vermesi olmasaydı, biz bu seçimlere katılamıyorduk. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise çoğu kişi gibi beni de şaşırtmadı! Delegeleri ne bize imza verdiler ne de seçimde oy kullandılar (birkaç istisna dışında). Yönetimlerine bir asil ve bir yedek üye verdiklerini gördük. Bu da müthiş bir başarı hikâyesi! Bütün federasyon seçimleri bittikten sonra benim ilgi alanımın odağı bu strateji olacak.”
“Demokrasiden Nasibini Almamış”
Adaylık sürecinde ekibinize imza verilmesinde sıkıntılar yaşadınız. Bu durum normal mi yoksa bir korkunun yansıması mı?
“Herkesin bildiği gibi bu seçim sürecinde Efe Aydan’ın ekibinin bir parçasıydım. Enerjimizin büyük bir kısmını bence demokrasiden nasibini almamış bir yönetmelikle mücadele ederek geçirdik. Delegeden adaylık için yüzde 10 oranında (18) imza toplanması gerekliliği, gerçekten garip bir durumdu. Hâlbuki 2016’da Danıştay bu maddeyi iptal etmişti. 2024 Temmuz’unda çıkarılan yönetmelikte ufak değişiklikler ile bu durum tekrar gündeme alındı.”
“Kendi Etti, Kendi Buldu”
Dönüp baktığınızda delegeler neden Efe Aydan’ı tercih etmedi?
“Efe Aydan büyük bir hata yaptı! Tutamayacağı sözler vermekten kaçınmadı. ‘MHK’yi tamamen değiştireceğim’ dedi. ‘Yasa dışı bahisle mücadele edeceğim’ dedi. ‘Oyuncu menajerlerini kontrol altına alacağım’ dedi. ‘Altyapı kulüplerini koruyacağım, Milli Takım’ın başarısı çok önemli’ dedi. İşte sonuç olarak, ‘kendi etti, kendi buldu’ durumu ortaya çıktı!”