Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Seçimlerinde Şaibe İddiaları

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Seçimlerinde Şaibe İddiaları - RayHaber
Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Seçimlerinde Şaibe İddiaları - RayHaber

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanlığı Seçimlerinde Şaibe İddiaları

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Seçimlerinde Şaibe İddiaları - RayHaber

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanlığı seçimlerine dair ortaya atılan şaibe iddiaları gündemi sarstı. İddialara göre, İstanbul’dan başkan adayı olan Osman Aydemir ile Konya’dan aday olan Hamdi Demir, genel kuruldan yalnızca 3 gün önce İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan bir çağrı üzerine adaylıktan çekilmek zorunda kaldı. Bu durum, muhtarlar arasında büyük bir rahatsızlık yarattı ve seçimlerin adil olup olmadığı konusunda ciddi şüpheler oluşmasına neden oldu.

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Seçimlerinde Şaibe İddiaları - RayHaber

Bu konuyla ilgili olarak CHP’nin İçişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, önemli açıklamalarda bulundu. Bakan, “Bu durumu sadece ‘muhtarların demokratik seçim yarışına gölge düştü’ veya ‘muhtarlar federasyonuna kayyum atandı’ şeklinde değerlendirmiyoruz; bunu aynı zamanda Saray’ın önümüzdeki genel seçimlere yönelik hazırlıklarının bir parçası olarak görüyoruz” dedi.

Bakan, İçişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın görevlerini kötüye kullandığını savunarak şu ifadelere yer verdi: “Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu’nun genel başkanlık seçimlerine bile Saray’ın müdahalesi karıştı. Seçimle ilgili iddialar, özellikle İçişleri Bakanı’nın müdahalesi hakkında ciddi bir açıklama bekliyor. İçişleri Bakanı’nın, başkan adaylarının adaylıklarını geri çektirdiğine dair iddialar var. Ayrıca, İstanbul Federasyon Başkanı’nın seçilmesi için tüm gücünü kullanarak muhtarlar üzerinde baskı oluşturduğuna dair ciddi söylemler mevcut. Ali Yerlikaya, uyuşturucu kaçakçıları ve suç örgütleriyle mücadele ederken, muhtarlar konfederasyonu seçimlerine müdahale etmesi düşündürücüdür. İçişleri Bakanı’nın görevi, muhtarların iradesine müdahale etmek değil, toplumun güvenliğini sağlamaktır.”

Bakan, İçişleri Bakanı ile Cumhurbaşkanı Yardımcısının, muhtarlar konfederasyonu seçimlerinde Saray’ın istediği adayın başkan olabilmesi için görevlerini kötüye kullandığını öne sürdü. “Bu durum, tam olarak budur. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, sosyal çürüme, kriminal olaylardaki korkunç artış, uyuşturucu sorunları, işsizlik, göçmen sorunları ve hukukun üstünlüğü gibi öncelikli meseleler varken, iktidarın bu tür yerel seçimlere baskı uygulaması bir ‘sorumluluk şaşmasıdır.’ Ülkenin devasa sorunları ortadayken, iktidarın en üst düzey yöneticileri neden böyle bir konuyla ilgilenir?” dedi.

Murat Bakan, sözlerine şöyle devam etti: “Vatandaşın yöneticilerle arasındaki ilk köprü olan muhtarların siyasi rekabetlerde taraflaştırılmasını ve iç seçimlerine dışarıdan müdahaleyi doğru bulmuyoruz. Muhtarlar, halkın en yakın temsilcileridir ve bu makama yapılan müdahaleyi, halkın en temel seçme hakkına doğrudan bir darbe olarak değerlendiriyoruz. Saray’ın muhtarlar konfederasyonu başkanını bile belirleme telaşına düştüğünü gözlemliyoruz. Bu olayı sadece ‘muhtarların demokratik seçim yarışına gölge düştü’ veya ‘muhtarlar federasyonuna kayyum atandı’ şeklinde yorumlamıyoruz; bu durum, Saray’ın önümüzdeki genel seçimlere yönelik hazırlıklarının bir parçası olarak da değerlendirilmelidir. İktidarın seçim süreçlerini manipüle etme çabası, sadece iktidar gücünün kötüye kullanılması değil, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve İçişleri Bakanı eliyle demokrasinin temel unsurlarının yok edilme çabasıdır. Bu, halkın iradesine ve özgürlüğüne yapılan en büyük ihanettir. Halkın iradesi hiçbir makamın, hiçbir gücün oyuncağı olamaz, olmamalıdır.”