Getty Images NATO’nun eski Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan. ABD’nin 47’nci başkanı olarak seçilen Donald Trump’ın ilk döneminde, Ankara-Washington ilişkilerinde ciddi krizler yaşanmıştı. Peki, Trump’ın ikinci döneminde iki ülke arasındaki ilişkilerde neler bekleniyor? Uzmanlar, Trump’ın ikinci iktidarının ilişkilere kısa vadede somut kazançlar getirebileceğini, ancak uzun dönemde bazı sorunları da beraberinde getirebileceğini öne sürüyor. Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, Ankara-Washington ilişkilerinin önümüzdeki aylarda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Seçim sonuçlarını BBC Türkçe’ye aktaran Ülgen, beklenen ivme değişikliğinin temelinin Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında geçmişte var olan yüksek düzeyli ilişkiye dayandığını ifade ediyor. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabında Trump’ın seçim zaferini “Dostum Donald Trump’ı tebrik ediyorum” mesajıyla kutladı.
- Trump: Dünya liderleri seçim zaferini kutladı, Erdoğan ‘dostum’ dedi
EPA Donald Trump, 2024 seçimini kazanarak ABD’nin 47’nci Başkanı oldu. Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Deniz Tansi, Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile “özel bir diyaloğu” olduğuna dikkat çekiyor ve bu durumun göz ardı edilemeyeceğini vurguluyor. Ancak Tansi, Trump döneminde yaşanan krizleri hatırlatarak “Uluslararası ilişkilerde pürüzsüz ilişki modeli yoktur” hatırlatmasını yapıyor.
Suriye Politikaları
Trump’ın Beyaz Saray’daki ilk döneminde Suriye’nin kuzeyi ile ilgili farklılaşan politikalar, ilişkileri düğüm noktasına getirmişti. Washington, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile iş birliği yaparken, Ankara bu kuvvetlere karşı 2019’da Barış Pınarı Harekâtı’nı başlatmıştı. SDG’nin omurgasını, Türkiye’nin PKK’nın uzantısı olarak gördüğü ve “terörist” olarak tanımladığı Halk Savunma Birlikleri (YPG) oluşturuyor. Sinan Ülgen, ABD’nin 2015 yılından beri sürdürdüğü bu politikaların ve beraberinde gelen anlaşmazlıkların Türkiye-Amerikan ilişkileri açısından “en büyük olumsuzluk” olduğunu vurguluyor. EDAM direktörü, Ankara’da ikinci Trump döneminde Washington’ın Suriye politikasını gözden geçirmesine yönelik bir beklenti olduğunu belirtiyor. Deniz Tansi de Washington’ın SDG ve bileşenlerine yönelik askeri desteğinin azalabileceğini düşünüyor. Ancak Tansi, Pentagon’un bu konuda sıkı bir tutum sergilediğini ve Trump’ın Suriye’den tamamen çekilip çekilmeyeceğinin bir soru işareti olduğunu ekliyor.

Siyaset Bilimci Soli Özel, İran’ın bölgedeki nüfuzunun zayıflaması durumunda Beşar Esad’ın Türkiye’ye karşı daha olumlu bir yaklaşım sergileyebileceğini ifade ediyor. Özel, “ABD’nin çekilmesi durumunda Suriye ve Türkiye, Kürtlerin kazandığı siyasi alanı daraltmak ya da yok etmek isteyecektir” diyor ve ekliyor: “Türkiye ve ABD arasında bir mutabakat arayışı mutlaka vardır. Bir anlaşmaya varılabilirse bu durum sürpriz olmayacaktır.”
İsrail ve İran
Trump’ın, İsrail’e ve Başbakan Binyamin Netanyahu’ya mevcut Joe Biden yönetiminden daha fazla destek vermesi bekleniyor. Yeditepe Üniversitesi’nden Deniz Tansi, Türkiye’nin İsrail’e yönelik tutumunun, Trump iktidarıyla sorun yaratabileceğine dikkat çekiyor: “Trump ve Netanyahu arasında özel bir siyasi ilişki modeli var. Türkiye’deki iktidar bu anlamda nasıl bir strateji geliştirecek? Burada ciddi soru işaretleri var.” Sinan Ülgen de Türkiye’nin Filistinlilere verdiği desteğin, Trump’ın İsrail politikalarıyla “tam bir tezat” oluşturduğunu vurguluyor.
Getty Images İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump’ın başkanlığının “İsrail ve Amerika’nın ittifakına güçlü bir yeniden bağlılık fırsatı” sunduğunu belirtmişti. Sinan Ülgen’e göre, “ABD’nin İran konusunda İsrail güdümünde yürüteceği bir politikada bölgesel istikrarsızlığa yol açma ihtimali oldukça yüksek”. Seçim döneminde Trump’ın, İsrail’in İran’ın nükleer altyapısını bombalaması yönünde mesajlar verdiğini hatırlatan Ülgen, “Bu durum Türkiye açısından da olumsuzluk taşıyabilir ve bölgesel bir savaş senaryosunu tetikleyebilir” diyor. Trump, 4 Ekim’de yaptığı bir konuşmada, İsrail’in İran’ın saldırısına karşılık olarak Tahran’ın nükleer tesislerini vurması gerektiğini ifade etmişti. Ancak Deniz Tansi, Trump’ın başkanlık koltuğuna oturduktan sonra bu konuda daha temkinli davranabileceğini belirtiyor: “İran’ın nükleer tesislerinin vurulması, çevresel felaket demek. Trump, adayken açık çek vermişti. Seçilmiş başkan olduktan sonra aynı tavrı sergileyip sergilemeyeceğini de düşünmek gerekiyor.”

Ekonomi Politikası
İkinci Trump iktidarının Türkiye üzerindeki olası ekonomik etkileri de merak konusu. ABD, 2018’de Rahip Brunson krizi sırasında Türkiye’ye yaptırımlar uygulamış, 2019’da Barış Pınarı Harekâtı’nın başlamasının ardından Trump, Türkiye’nin “sınırı aşması” durumunda ekonomisini “yok etme” tehdidinde bulunmuştu. Sinan Ülgen, Trump’ın yeniden başa geçmesiyle ABD’nin “daha tek taraflı, daha korumacı ve çok taraflı kuralları yok sayan bir güç ekonomisi politikasına” yönelebileceğini ve bunun Türkiye’yi dış ekonomik ilişkiler bakımından “daha zorlu bir konjonktüre” sürükleyebileceğini ifade ediyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) analisti Selim Koru da Trump’ın ekonomik politikalarının Türkiye ekonomisini etkileyeceğini düşünüyor: “Trump, hakim neoliberal paradigmada büyük değişiklikler vadediyor. Bunun nasıl bir şekil alacağını bilmek zor, ancak yapısal değişikliklerin olacağı kesin ve bu durum Türkiye’yi derinden etkileyecektir.”

Getty Images Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekim ayında Rusya’nın ev sahipliği yaptığı BRICS zirvesine katıldı. Deniz Tansi, Trump’ın iktidara gelmesi durumunda Türkiye’nin BRICS grubuna üyelik başvuru sürecini erteleyeceğini düşünüyor ve “Trump’ın bu konuda anlayışlı olacağını sanmıyorum” yorumunu yapıyor. Tansi, benzer şekilde Trump yönetimindeki bir Washington’ın Türkiye’nin Çin’den elektronik araç alımı ve Pekin’in Türkiye’ye yönelik yatırımlarına sempatik bakmayacağını da vurguluyor: “Trump’ın Türkiye’ye yönelik dış politika ve savunma bakımından göreli olarak rahatlatıcı bir söylemi olabilir, ama ekonomi konusunda müsamaha göstereceğini sanmıyorum.”
- Çin’in Türkiye’deki varlığı artıyor mu?
Ukrayna Savaşı
Trump’ın seçim vaatlerinden biri de Ukrayna’daki savaşı 24 saat içinde bitirmekti. EDAM Direktörü Sinan Ülgen, “Türkiye, hem Trump ile hem de [Rusya Devlet Başkanı Vladimir] Putin ve [Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir] Zelenski ile var olan yüksek düzeyli siyasi ilişkileri üzerinden yakın geçmişte olduğu gibi bir diplomatik rol üstlenebilir” diyor. Türkiye, 2022’de Rusya, Ukrayna ve BM’nin parçası olduğu ve “Tahıl Koridoru” olarak da bilinen Karadeniz Tahıl Girişimi müzakerelerine ev sahipliği yaptı. Taraflar Temmuz 2022’de anlaşmaya vardılar ve İstanbul’da imzalar atıldı. Ancak Rusya, ihracat engellerinin kaldırılmamasını gerekçe göstererek Temmuz 2023’te bu anlaşmadan çekildi. Deniz Tansi, Trump’ın Ukrayna’ya askeri yardımı büyük oranda kesmesini bekliyor ve savaşın bitmesi için “Ukrayna’yı hızla ikna etmek” adına Ankara’dan bir “kolaylaştırıcı” olarak yardım isteyebileceğini düşünüyor.

- Tahıl koridoru rafa mı kalktı, hangi alternatifler gündemde?
NATO
Trump, geçmişte Türkiye’nin de parçası olduğu NATO ittifakını eleştirmiş ve müttefikleri taahhüt ettikleri savunma harcamalarını yapmamakla suçlamıştı. İkinci Trump iktidarında ABD’nin NATO’ya karşı nasıl bir yaklaşım benimseyeceği belirleyici bir faktör olacak. Sinan Ülgen, Trump’ın NATO’yu zayıflatacak bir politika yürütmesinin Türkiye’nin dezavantajına olacağını düşünüyor. TEPAV analisti Selim Koru ise Trump’ın Türkiye’nin NATO tutumundan “memnun” olduğu kanaatinde: “Trump’ın NATO’ya dair sıkıntısı, Avrupalı ülkelerin stratejik yetersizliğiyledir. Türkiye ise tam tersi bir yönde ilerliyor.” Yeditepe Üniversitesi’nden Deniz Tansi de Trump’ın çevresinin Türkiye’nin NATO’daki konumuna önem verdiğini vurguluyor.
- NATO nedir, üye ülkeler savunmaya ne kadar harcıyor?
- Trump: NATO üyeleri savunma harcamalarını iki katına çıkarmalı
İlgili Haberler
- ABD’de başkan adayları Türkiye’ye nasıl bakıyor?
- Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump kimdir?
- ABD Seçimleri 2024: Senato Cumhuriyetçi Parti’ye geçti