Türk Tabipler Birliği’nin Özel Hastaneler Yönetmeliği Üzerine Değerlendirmesi
Türk Tabipler Birliği (TTB), 30 Ocak 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan yeni özel hastaneler yönetmeliği hakkında kapsamlı bir ön değerlendirme raporu hazırladı. Bu rapor, sağlık alanında önemli değişiklikler içeren yönetmeliklerin detaylarını ve etkilerini ele almaktadır.
Yönetmelikteki Yenilikler ve Eski Yönetmelikle İlişkisi
Yayınlanan yönetmelikteki birçok hüküm, önceki yönetmeliğin istisnalarından alınmıştır. Bu doğrultuda, “yeni” olarak kabul edilen hükümler aslında eskinin istisnai halleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, vakıf üniversitesi hastanelerine yönelik düzenlemeler ve özel sağlık kuruluşlarıyla yapılan işbirlikleri bu yönetmelikte yer almaktadır.
Ruhsatlandırma ve Sağlık Personeli Düzenlemeleri
Yeni yönetmelik, ruhsat tanımını “yönetmeliğe uygunluk” yerine “sağlık hizmeti sunumuna uygunluk” olarak değiştirmiştir. Bu, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırma amacı taşımaktadır. Ayrıca, sağlık personelinin özel hastane kadrosunda çalışabilmesi için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesine uygun olarak sözleşmeli çalışacaklarına dair açık bir düzenleme getirilmiştir. Bu durum, şirket kurarak çalışan hekimlerin bordrolu çalışma sistemine geçiş yapacağı anlamına gelmektedir.
Kadro Dışı Geçici Tabip Çalıştırma Düzenlemeleri
Yönetmelikte kadrolu çalışma vurgulanırken, “kadro dışı geçici tabip çalıştırma” başlığı altında geniş bir düzenleme yapılmıştır. 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren faal muayenehanesi olan ancak başka bir sağlık kuruluşunda çalışmayan tabiplerin, muayenehanelerini kapatmaları durumunda, aynı ildeki en fazla iki özel hastanede kadro dışı geçici olarak çalışmasına izin verilecektir. Bu durum, muayenehanesi olan hekimlerin özel hastanelerden yararlanarak hastalarını tedavi edebilmesi için önemli bir fırsat sunmaktadır.
Akreditasyon ve Hizmet Alımı Düzenlemeleri
Yeni yönetmelikte, özel hastanelerin ruhsatlandırıldıkları tarihten itibaren en geç üç yıl içinde Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’na bağlı Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’nden (TÜSKA) akreditasyon belgesi almak zorunda oldukları belirtilmiştir. Akreditasyon belgesi alamayan hastaneler için “Bu hastanenin TÜSKA akreditasyon belgesi yoktur” ibaresinin asılması zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme, hastaların sağlık hizmetleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlamaktadır.
Ayrıca, özel hastanelerin radyoloji ve tıbbi laboratuvar tetkikleri için hizmet alımı yapmalarına izin verilmektedir. Bu hizmet alımları, ruhsat/faaliyet izin belgesi bulunan diğer sağlık kuruluşlarından veya tıbbi cihaz satış yetki belgesine sahip yüklenici firmalardan yerinde hizmet alımı şeklinde yapılabilecektir. Ancak, tıbbi cihaz satış yetki belgesine sahip yüklenici firmalardan yerinde hizmet alımı olanağının kapsamı belirsiz bırakılmıştır.
Palyatif Bakım Yatakları Düzenlemesi
Eski yönetmelikte bulunmayan “palyatif bakım yatağı” ifadesi de yeni düzenlemeye dahil edilmiştir. Özel hastanelere, talep etmeleri halinde ilgili mevzuatta tanımlanan standartlara uygun olmak şartıyla, en az beş, en fazla ise toplam yoğun bakım yatak sayısının %20’si kadar palyatif bakım yatağı ilave etme izni verilmiştir. Bu yataklar ruhsata işlenmekte ve başka bir amaçla kullanılamaz hale getirilmektedir. Bu durum, palyatif bakım hizmetlerinin daha erişilebilir olmasını sağlamaktadır.
Hukuksal Girişimler ve İptal Talepleri
Yönetmelikte yer alan bazı hükümler, Türk Tabipler Birliği tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle, gerekli hukuksal girişimlerin yapılacağı ve iptali istenen maddelerin mahkemeye taşınacağı ifade edilmiştir. TTB, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak ve hekimlerin haklarını korumak adına bu tür düzenlemelerin önemine dikkat çekmektedir.
Sonuç olarak, Türk Tabipler Birliği’nin yaptığı bu değerlendirme, sağlık alanındaki düzenlemelerin ne denli önemli olduğunu ve bu düzenlemelerin sağlık hizmetlerini nasıl etkilediğini ortaya koymaktadır. Yönetmelikteki değişiklikler, özel hastanelerin işleyişini ve sağlık hizmetlerinin kalitesini doğrudan etkileyecek niteliktedir.