Türk edebiyatının büyük ustalarından Selim İleri, dün İstanbul’da 75 yaşında hayatını kaybetti. Edebiyat dünyasında derin izler bırakan İleri, uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ediyordu. İstanbul’da geçirdiği rahatsızlık sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren İleri için yarın, 10.30’da Atatürk Kültür Merkezi’nde devlet töreni düzenlenecek. Ardından cenazesi, cuma namazını takiben Vaniköy Camisi’nden kaldırılarak Sahrayıcedid Mezarlığı’na defnedilecek.
Türk Edebiyatının Vefa Abidesi: Selim İleri
Selim İleri, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olarak sadece kendi yazdığı eserlerle değil, aynı zamanda edebiyat dünyasında kendisinden önceki ustaları büyük bir vefa duygusuyla yaşatarak da tanındı. Onların unutulmaması için büyük çaba sarf etti. İleri, bir anlamda Türk edebiyatının, tiyatrosunun ve kültürünün ‘sisifosu’ gibi, her zaman bir ‘incelikler toplamı’ olarak hayatına ve yazılarına yansıttı.
Çocukluk Yılları ve Eğitim Hayatı
30 Nisan 1949’da Kadıköy Moda’da doğan Selim İleri, çocukluğunda çevresindeki çiçeklerle renklenen bahçelerin içinde büyüdü. Edebiyat tutkusunu ise Cihangir’de ilkokul yıllarında keşfetti. Ortaokula Galatasaray Lisesi’nde yatılı olarak başlayan İleri, liseyi Atatürk Erkek Lisesi’nde tamamladı. Bu okul, hayatında önemli bir yere sahipti çünkü burada Fransızca öğretmeni ve çevirmen Vedat Günyol ile edebiyat öğretmeni yazar Rauf Mutluay ile tanıştı. Her iki isim de İleri’nin edebiyat yolculuğunda önemli birer rehber oldular.
İlk Eserleri ve Edebiyat Yolculuğu
Selim İleri, edebiyat yolculuğuna henüz 19 yaşında “Cumartesi Yalnızlığı” adlı ilk öykü kitabını yayımlayarak başladı. Kitap, babasına adanmıştı ve yayımlanmasını sağlayanlar arasında da hocalarının etkisi vardı. Kitabın arka kapağında yer alan yazı, İleri’nin edebiyat yolculuğu hakkında önemli ipuçları veriyordu: “Amacı: Daha eşitliksever, daha insancıl, daha duygusal bir yeryuvarlağa ulaşmak için çektiği bunalımı – varsa eğer- duyanlarla paylaşmak.”
Ustalara Vefa ve Edebiyat Dolu Bir Hayat
Selim İleri, hayatı boyunca büyük ustaların elini hiç bırakmadı. Onlardan aldığı ilhamla birçok roman, hikaye, oyun, film senaryosu ve köşe yazısı kaleme aldı. Popüler kültürün küçümsendiği bir dönemde, entelektüel bir ortamda hiç çekinmeden kalemini çalıştırdı. Peride Celal’in etkisinde yazdığı ilk yayımlanmış öyküsünü, onun ardından gelen “Pastırma Yazı” eseriyle pekiştirdi. Çocukluğundan beri romanlara olan karasevdası, onu Reşat Nuri Güntekin, Abdülhak Şinasi Hisar, Halide Edip Adıvar gibi büyük ustaların izinden götürdü.
Türk edebiyatına kattığı derinlik, insan ilişkilerine dair duyduğu ince duyarlılık ve vefa ile Selim İleri, her zaman hatırlanacak bir isim olarak kalacak.