Bugün Belçika’da büyük bir öfke patlaması yaşandı. Ülkenin ulusal demir yolu şirketi NMBS/SNCB, trenler için İspanya’nın CAF (Construcciones y Auxiliar de Ferrocarriles) firmasını seçtiğini duyurdu. Bu karar, Fransız demir yolu devi Alstom’u tercih etmeyen şirketin, Belçika’daki işçi sendikaları ve yerel topluluklar tarafından sert bir şekilde eleştirilmesine yol açtı. Karar, 3.000 Belçikalı işçinin iş güvenliğini tehdit ederken, sendikalar bu durumu protesto etmeye başladı.
SNCB’nin Kararı ve Gecikmeli İhale Süreci
2022 yılının sonunda başlayan MR30 sözleşme ihalesine üç firma katıldı. Alstom, CAF ve diğer bir rakip şirketin teklifleri arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda SNCB, CAF’ın sunduğu fiyatları ve kaliteyi en iyi şekilde dengeleyen bir seçenek olarak gördü. Ancak, CAF’ın teklifinin en ucuz seçenek olmadığı belirtiliyor. Buna rağmen SNCB, CAF’ın kalitesinin ve teslimat zamanlarının garanti edilmesi nedeniyle bu tercihi yaptı. Şirket, gelecekteki teslimat engellerinden kaçınmayı amaçladığını ve bu kararın uzun vadede başarı sağlayacağına inandığını belirtti.
Sendikaların Tepkisi: İş Kaybı Tehlikesi
Bruges’teki Alstom fabrikası, özellikle M7 vagonları üretmekte ve lokomotifleri tamir etmektedir. Bu fabrikada çalışan 700 ila 800 işçinin geleceği belirsizleşirken, sendikalar sert bir şekilde tepki gösterdi. ACV Metea’dan Christoph Flokman, “Bu bizi gök gürültüsü gibi vurdu. Audi Brüksel’in yaşadıklarının bir benzerini biz de görmek istemiyoruz” diyerek sendikalardan büyük bir tepki aldı. Flokman, SNCB’yi hızlı bir şekilde tekrar düşünmeye çağırarak, bu kaybın Bruges için büyük bir tehlike oluşturacağını belirtti.
Alstom’un daha düşük fiyat teklifi sunduğu, ancak kalite konusunda CAF’ın gerisinde kalmadığı vurgulandı. Sendikalar, SNCB’yi CAF ile sözleşme imzalamadan önce, tekrar değerlendirme yapmaya çağırdı.
Bruges ve Belçika İçin Tehdit Oluşturan Durum
Sendikaların öfkesinin daha da arttığı bir diğer konu ise Alstom’un fabrikalarının kapanmasıyla birlikte Bruges’ün ekonomik dengesinin tehdit altında olması. Flokman, “Bruges’ün geleceğini buraya bağladık. Şimdi korku, bu başarısızlıkların başka bölgelerde de yankı bulacağına işaret ediyor” diyerek, bölgedeki iş gücünün güvenliğinin ciddi şekilde tehlikeye girdiğini belirtti.
SNCB, CAF’ın sunduğu teklifin güvenilir trenler sağlayacağını, bu nedenle kaliteye odaklanmanın daha önemli olduğunu savunsa da, sendikalar yerel iş gücünün korunmasının daha büyük bir öncelik olduğunu vurguladı. Bu durum, Belçika genelinde büyük bir tartışma başlatmış durumda. Birçok kişi, AB kurallarının yerli sanayinin korunmasına engel olduğunu sorguluyor.
SNCB’nin Kararlılığı ve Sendikaların Mücadele Azmi
Henüz sözleşme tam anlamıyla imzalanmış değil, ancak CAF ile görüşmeler devam ediyor. Sendikalar ise henüz kesin bir karar alınmadığı için mücadele etmeye kararlı olduklarını ifade ettiler. SNCB’ye baskı yaparak, Alstom’a bir şans daha verilmesi için tüm güçleriyle uğraşacaklarını belirttiler.
Belçika’nın demir yolu geleceği, CAF’ın trenlerinin raylara oturmasıyla şekillenecek gibi görünüyor. Ancak, sendikalar bu kararı, bölgesel istikrar ve iş güvenliği açısından büyük bir tehdit olarak görüyor. Bruges’teki Alstom fabrikasında çalışan işçiler, Nisan 2026’dan sonra ne olacağını merak ediyor ve bu belirsizlik, işçileri tedirgin ediyor.
Belçika’da bu durumun nasıl gelişeceği ve SNCB’nin son kararının ne olacağı ise önümüzdeki haftalarda netlik kazanacak.