Sağlık Emekçilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri
Günümüzde sağlık emekçileri, birçok zorlukla karşı karşıya kalmaktadır. Bu zorluklar, hem çalışma koşullarını hem de maddi durumlarını etkilemektedir. Sağlık sektöründeki uygulamalar, emekçilerin motivasyonunu ve verimliliğini düşürmekte, dolayısıyla hastaların sağlık hizmetine erişimini de olumsuz etkilemektedir.
Çalışma Koşulları ve Adalet
Sağlık emekçileri, döner sermaye uygulamaları nedeniyle, kamuda çalışan emsallerine göre daha düşük maaşlar almakta ve daha erken vergi dilimine girmektedir. Bu durum, emekçilerin motivasyonunu düşürmekte ve çalışma barışını bozmaktadır. Emekliliğe yansımayan döner sermaye ve teşvik ödemeleri, sağlık çalışanlarının maddi güvencesizliğini artırmaktadır.
Vergi Politikasının Gözden Geçirilmesi
Emekçilerin üzerindeki vergi yükünün azaltılması adına, vergi dilimlerinin sabitlenmesi gerekmektedir. Yüzde 10’luk bir vergi dilimi, sağlık emekçilerinin maddi durumunu iyileştirebilir. Aynı zamanda, yapılan düzenlemelerle, emekçilerin emeklilik hakları da güvence altına alınmalıdır.
Koruyucu Sağlık Hizmetleri ve Yasal Düzenlemeler
Koruyucu sağlık hizmetlerinin yeniden ele alınması ve güçlendirilmesi, hastalıkların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. ASM’lerde uygulanan eziyet yönetmeliklerinin geri çekilmesi, sağlık emekçilerinin çalışma koşullarını iyileştirecektir. Bu alanda, meslek örgütleri ve halkla işbirliği yapılarak, yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Emekçi Haklarının Güvence Altına Alınması
- Yıllık 90 gün üzerinden fiili hizmet süresi uygulaması, sağlık emekçilerinin haklarının korunması adına önemlidir.
- 3600’den 7200’e kadar kademeli ek gösterge uygulaması, emekçilerin maddi kazançlarını artıracaktır.
- Her türlü güvencesiz ve sözleşmeli çalışma kaldırılmalı, kadrolu personel istihdamı sağlanmalıdır.
Angarya Çalışmanın Önlenmesi
Angarya çalıştırmanın yasaklanması, sağlık emekçilerinin motivasyonunu artıracaktır. Esnek çalışma, mesai dışı çalışma ve fazla çalışma gibi uygulamalar, sağlık emekçilerinin iş hayatındaki dengesizliği artırmaktadır. Bu nedenle, bu tür uygulamaların sona erdirilmesi gerekmektedir.
İş Güvenliği ve Çalışma Ortamı
Sağlık emekçileri için güvenli bir çalışma ortamı sağlanması elzemdir. Yeni ve etkili bir “Sağlıkta Şiddet Yasası” çıkarılması, sağlık çalışanlarının güvenliğini artıracak ve mobbing gibi olumsuz durumların önünü kesecektir. Ayrıca, kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan sağlık emekçilerinin derhal göreve başlatılması, adaletin sağlanması açısından önemlidir.
Kamu Sağlık Hizmetlerinin Yeniden Yapılandırılması
Kamu sağlık kurumlarının daha demokratik bir yapıya kavuşturulması, sağlık emekçilerinin karar alma süreçlerine katılımını artıracaktır. İdareci belirlenmesi kriterleri, o kurumda çalışan emekçilerin oylarıyla belirlenmelidir. Bu durum, sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracak ve çalışanların motivasyonunu yükseltecektir.
Özel Hastaneler ve Kamu Sağlık Kurumları
Özel hastanelere verilen teşviklerin kaldırılması, kamu sağlık kurumlarının güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Özel hastanelerle SGK arasında yapılan anlaşmalar, kamu sağlık hizmetlerine olumsuz etki etmektedir. Bu nedenle, özel hastanelere aktarılan teşvik ve bütçenin kamu sağlık kurumlarına aktarılması gerekmektedir.
Çocukların Bakımı ve Çalışma Hayatı
Sağlık emekçilerinin çocuklarıyla iş hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalmamaları için her işyerine kreş açılması, büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, vardiya çıkışlarında ve gece vardiyalarına gelirken emekçilerin güvenli bir şekilde işlerine ve evlerine ulaşmaları için yeterli sayıda servis sağlanmalıdır.
Sağlık ve sosyal hizmetlerin planlanmasından sunulmasına kadar, emekçilerin örgütleri aracılığıyla, halkın da merkezi bir rol üstlenmesi sağlanmalıdır. Bu süreçte siyasi partiler, yerel yönetimler ve muhtarlıklar gibi yapılar, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak adına önemli birer aktör olmalıdır.