Septimius Severus’un Heykel Başı Türkiye’ye Döndü

Septimius Severus’un Heykel Başı Türkiye'ye Döndü - RayHaber
Septimius Severus’un Heykel Başı Türkiye'ye Döndü - RayHaber

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Danimarka’dan iadesi sağlanarak Antalya’ya getirilen tarihi eserleri tanıtarak, kültür varlıklarının korunması ve yasadışı olarak yurt dışına çıkarılanların geri kazandırılmasına yönelik yaptıkları çalışmaların mutluluk verici bir sonucunu daha paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti bildirdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü çalışmalar sonucu Danimarka Glyptotek Müzesine sunulan deliller ile kendi bilimsel incelemeleri doğrultusunda etik nedenlerle Türkiye’ye iade edilen Anadolu kökenli tarihi eserler, Antalya Arkeoloji Müzesi’nde gazetecilere tanıtıldı.

Eserler arasında, Burdur, Boubon Antik Kenti kökenli Roma İmparatoru Septimius Severus’un başı ve yine Burdur’un Düver Köyü kökenli 48 pişmiş toprak mimari levha bulunuyor.

Bakan Ersoy, son 7 yılda 8 bin 967 eserin iadesini sağladıklarını, dünyanın neresine kaçırılmış olursa olsun bu topraklara ait hangi eser varsa bu eserlerin izini sürüp Türkiye’ye getirmeye devam edeceklerini söyledi.

“Bugün iade süreçleri tamamlanarak ülkemizde koruma altına alınan bu eserler, vatandaşlarımız ve dünya insanları için korumakla ve erişilebilir kılmakla yükümlü olduğumuz mirasa geri kazandırılmıştır.” diyen Ersoy, şunları kaydetti:

“Danimarka’dan iadesini sağladığımız Roma İmparatoru Septimius Severus’un tasvir edildiği heykel başı, Boubon Antik Kentinde 1960’lı yıllarda gerçekleştirilen kaçak kazılar neticesinde yurt dışına çıkarılan eserler arasında yer almaktadır. M.S. 3. yüzyıla tarihlenen bu eserin iadesi vesilesiyle bu eser grubu hakkındaki çalışmalarından faydalandığımız merhume Prof. Dr. Jale İnan’ı da anmak isterim. Biz son 5 yılda gerçekten bu mücadelede önemli kazanımlar elde ettik ama Anadolu’nun kültürel mirasının korunması çalışmaları on yıllardır sürüyor. Rahmetli Jale İnan hocamız, bu heykel başını yerinde incelemiş ve Boubon kökenli olduğuna dair tespitlerde bulunmuştu. O dönem yapılan tespitlerin de ışığında Kaçakçılıkla Mücadele Dairemiz çalışmalarını genişletip iade talebimizi Danimarka’ya iletti. Danimarka ve Glyptotek Müzesi’ni de iş birliğine açık tutumları ve etik bir duruş sergileyerek verdikleri iade kararından dolayı kutluyorum. Kopenhag Büyükelçimiz Sayın Hakan Tekin ile Kültür ve Tanıtma Müşavirliğimize de ayrıca teşekkür ederim.”

Ersoy, bir diğer iadesi sağlanan eser grubunun Düver kökenli pişmiş toprak levhalar olduğuna dikkati çekerek, Burdur’un Düver kökenli pişmiş toprak levhalarının da yine 60’lı yıllardaki kaçak kazılar neticesinde yurt dışına kaçırıldığını ve dünya çapında koleksiyonlara girdiğini vurguladı.

Ersoy, 1960’lı yıllarda Boubon Antik Kenti’nin arkeolojik mirasının kaçak kazı faaliyetleriyle zarar gördüğünü ve bu süreçte pek çok eserin sahte belgeler ve köken bilgileriyle İsviçre üzerinden ya da doğrudan ABD’ye kaçırıldığını ifade etti.

Daha önce de Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi ile Manhattan Bölge Savcılığı arasında yürütülen iş birliği sayesinde birçok Boubon kökenli eserin iade edildiğini dile getiren Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Lucius Verus, Septimius Severus, Genç İmparator ve Giyimli Kadın heykellerinin yanı sıra İmparator Caracalla’ya atfedilen iki büst ve dönemin önemli şahsiyetlerine ait beş baş ile bir bronz kadın büstü Türkiye’ye yeniden kazandırılmıştı. Bu iadeler; sunulan belgeler, görgü tanığı ifadeleri ve adli kriminolojik çalışmalar sayesinde gerçekleşti. Bakanlığımız ile Manhattan Savcılığı iş birliğinde yapılan geniş kapsamlı soruşturmalar ve iadeler de dünyada ciddi düzeyde yankı buldu, örnek oldu.”

“Projenin sonucunu büyük bir mutlulukla paylaşacağız”

Yıllar sonra Septimius Severus’un başı ile gövdesinin birleştirilmiş halini herkesin görmek istediğine değinen Ersoy, şöyle konuştu:

“Bu konuda çok titiz bir çalışma süreci başlatmış bulunuyoruz. Antik dönemde, bu heykel gövdeleri son derece idealize bir şekilde yapılmakta ve tarih içinde imparatorların değişmesi gibi durumlarda farklı başların birleştirilmesiyle kullanılmaktaydı. İşte bu sebeple şu an baş ve gövdenin ani ve hızlı bir müdahaleyle ayrım noktalarının birbirine oturtulması esere zarar verebileceğinden konservatörelerimiz bu süreci çok dikkatli analiz ederek zamana yayılan bir proje kapsamında ele alacaklar. Pek tabii bu projenin sonucunu da bilim dünyası ve kamuoyuyla yine büyük bir mutlulukla paylaşacağız.”

Ersoy, yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi konusunda çok titiz davrandıklarına değinerek, “2025 yılında 14 önemli eserin iadesini sağladık. 2024 yılında ise tam 1.149 tarihi eseri bulup ülkemize geri getirdik. 2018-2025 yılları arasında, 7 yılda biz 8 bin 967 eserin iadesini sağladık. 2002-2025 yılları arasında iadesi sağlanan eser sayısı ise tam 13 bin 282’dir.” dedi.

“Anadolu’yu karış karış geziyoruz”

Kaçakçılıkla Mücadele Dairesinin faaliyetlerini sadece rakamlarla ele almanın yanlış olacağını belirten Ersoy, eserlerin yurt dışına kaçırılmadan müze envanterlerine girmesi için Bakanlığın gerçekleştirdiği çalışmaları anlattı.

Ersoy, “Bakanlık yetkililerimiz Anadolu’yu adeta karış karış geziyor. Köy köy dolaşıp muhtarlarımız başta olmak üzere herkese bu mücadelenin önemini anlatıyor. Sadece yetişkinlerin bilinçlendirilmesi değil, geleceğimizin sahibi çocuklarımıza geçmişin mirasının önemini anlatmak için hikaye kitapları hazırlıyor, ağaç yaşken eğilir mantığıyla onlara eğitimler veriyoruz.” dedi.

Bakan Ersoy, eserlerin iadesinin sağlanmasına katkı sunanlara teşekkür ederek, kolektif başarının kültür mirasının korunmasına yönelik küresel ölçekteki çalışmalara katkı yapmasını ve gelecekteki çalışmalara ilham vermesini diledi.

Danimarka’nın Ankara Büyükelçisi Ole Toft ise eserlerin ait olduğu topraklara getirmiş olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek şöyle konuştu:

“Tarihî eserlerin iadesi önemli ancak genellikle karmaşık bir süreçtir. Ve bugün bizatihi Türkiye ve Danimarka olarak birlikte İmparator başı özelinde güzel bir çözüm üretebildik. Burada karşılıklı saygı ve iş birliği olduğu süreç neticesinde bu noktaya gelmiş olmayı da kutluyoruz. Danimarka’nın Glyptotek Müzesi yalnızca heykel başını değil 48 adet pişmiş toprak levhayı da iade ediyor. Levhaların iadesi Türkiye’nin talebi olmadan ancak Glyptotek Müzesi’nin iç incelemeleri neticesinde pişmiş toprak eserlerin Türkiye’ye ait olduğunun anlaşılması üzerine müzenin girişimiyle gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz yıl Türkiye’yi 350 bin Danimarkalı ziyaret etti. Bunların 200 bini Antalya bölgesine geldi. Güzel doğası ve iklimiyle Türkiye Danimarkalı turistler için her zaman cazibe noktası olmuştur. Önümüzdeki dönem daha fazla Danimarkalı turist Türkiye’yi ziyaret edecek ve bu bağlamda bu güzel eserleri görmeye Antalya müzesine gelmelerine ilham olacaktır.”

Demiryolu Manşetleri

Ulaştırmada 2027 Bütçesi 1 Trilyon Lirayı Aştı: En Büyük Pay Demiryollarının - RayHaber
DEMİRYOLU

Ulaştırmada 2027 Bütçesi 1 Trilyon Lirayı Aştı: En Büyük Pay Demiryollarının

Türkiye’nin 2027 yılı ulaştırma yatırımları için ayırmayı planladığı kaynak 1 trilyon lirayı aştı. Demir yollarından kara yollarına, deniz taşımacılığından haberleşme altyapısına kadar birçok alanda ödenekler artırılırken bütçede en büyük payın hangi sektöre ayrıldığı da netleşti. Bir ulaşım alanındaki yüzde 166’lık artış ise dikkat çekti.

🚆

Ispartakule-Çerkezköy YHT Hattında Son Durum - RayHaber
59 Tekirdağ

Ispartakule-Çerkezköy YHT Hattında Son Durum

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gülermak-YSE Adi Ortaklığı tarafından yapımı sürdürülen Ispartakule-Çerkezköy Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi’nin şantiyesini ziyaret etti. Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı’nın önemli bölümlerinden biri olan projede yürütülen 🚆
Kadıköy-Moda Tramvay Seferleri 19 Ekim’de Duracak - RayHaber
34 İstanbul

Kadıköy-Moda Tramvay Seferleri 19 Ekim’de Duracak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), T3 Kadıköy-Moda Tramvay Hattı’nda 19 Ekim 2026 Pazartesi günü ray ve altyapı yenileme çalışmalarına başlayacak. Çalışmalar süresince tramvay seferleri geçici olarak durdurulacak, Kadıköy-Moda arasındaki ulaşım ise 🚆
Almanya’da 5 Bin 700 Tren İstasyonunda Alkol Yasağı - RayHaber
49 Almanya

Almanya’da 5 Bin 700 Tren İstasyonunda Alkol Yasağı

Almanya’nın demiryolu işletmecisi Deutsche Bahn (DB), 15 Ekim 2026 itibarıyla ülke genelindeki 5 bin 700 istasyonunda alkol tüketimini yasakladı. Yeni uygulama, istasyonlarda açık alkollü içecek taşınmasını da kapsıyor. İstasyonlardaki yiyecek 🚆