Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, siyasi alandaki değişimlerin etkisiyle üye ülkelerdeki hapishane sayılarının 2023 ile 2027 yılları arasında çarpıcı bir şekilde, yüzde 200’e kadar artabileceği yönünde endişe verici bir öngörüde bulundu. Bu durum, halihazırda 13 üye ülkede bildirilen aşırı kalabalık hapishane hücreleri sorununu daha da derinleştirebilir.
Polonya, Macaristan ve Çekya’da En Yüksek Mahkum Oranları
AB genelinde hapishane doluluk oranları incelendiğinde, Polonya, Macaristan ve Çekya’nın 100.000 kişi başına düşen mahkum sayısı bakımından en yüksek oranlara sahip olduğu görülüyor. Bu ülkelerdeki yüksek mahkumiyet oranları, ceza infaz sistemleri üzerindeki baskıyı artırıyor ve mahkum hakları konusunda endişelere yol açıyor.
AB Genelinde Mahkum Sayısı Artış Trendinde
En son Eurostat verilerine göre, 2023 yılında AB üyesi ülkelerdeki toplam mahkum sayısı yaklaşık 499.000 olarak kaydedildi. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 3,2’lik bir artışı temsil ediyor. Penal Reform International bölgesel program yöneticisi İdil Aydınoğlu, Avrupa’da cezaevi nüfusunun özellikle COVID-19 sonrası tedbirlerin sona ermesiyle birlikte belirgin bir artış gösterdiğine dikkat çekiyor. Aydınoğlu, bu artışın yetersiz veya tutarsız politikalar ile yasal uygulamalar gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanabileceğini belirtiyor. AB ülkelerinde en yüksek tutuklu sayısı ise 2012 yılında 553.000 olarak kayıtlara geçmişti.
Yabancı Mahkum Oranı Yüksek
Raporlama yapan AB ülkelerindeki mahkumların yaklaşık beşte birinin (yüzde 20’si) 2023 yılında yabancı uyruklu olduğu tespit edildi. Bu durum, üye ülkelerin ceza infaz sistemleri üzerindeki yükü artırırken, yabancı mahkumların sosyal entegrasyonu ve hukuki süreçlere erişimi gibi konularda ek zorluklar ortaya çıkarıyor.
Ülkeler Arası Büyük Farklılıklar Göze Çarpıyor
AB ülkeleri karşılaştırıldığında, 2023 yılında 100.000 kişi başına düşen en yüksek tutuklu oranları Polonya’da (203), Macaristan’da (187) ve Çekya’da (181) kaydedildi. Buna karşılık, en düşük oranlar Finlandiya’da (53), Hollanda’da (66) ve Slovenya’da (68) görüldü. Bu büyük farklılıklar, üye ülkelerin ceza politikaları ve sosyo-ekonomik koşulları arasındaki çeşitliliği yansıtıyor.
Aşırı Kalabalıklık En Çok Kıbrıs, Fransa ve İtalya’da
Hapishane doluluk oranları incelendiğinde ise en yüksek aşırı kalabalıklığın yüzde 226,2 ile Kıbrıs’ta, yüzde 122,9 ile Fransa’da ve yüzde 119,1 ile İtalya’da gözlemlendiği belirtiliyor. Bu oranlar, bu ülkelerdeki hapishanelerin kapasitelerinin çok üzerinde mahkum barındırdığını ve insani koşulların sağlanması konusunda ciddi sorunlar yaşandığını gösteriyor. Buna karşılık, en düşük hapishane doluluk oranları Estonya’da (yüzde 56,2), Lüksemburg’da (yüzde 60,8) ve Bulgaristan’da (yüzde 67,7) kaydedildi.
AB yetkililerinin öngördüğü potansiyel yüzde 200’lük artış, mevcut sorunları daha da karmaşık hale getirebilir ve üye ülkelerin ceza infaz sistemleri üzerinde büyük bir baskı oluşturabilir. Bu durum, mahkum haklarının ihlali, rehabilitasyon imkanlarının kısıtlanması ve hapishane güvenliğinin zafiyeti gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Siyasi değişimlerin ceza politikaları üzerindeki olası etkileri yakından takip edilmeli ve aşırı kalabalıklık sorununa yönelik etkili çözüm stratejileri geliştirilmelidir.