TCDD Taşımacılık İçin 95 Adet E5000 Lokomotifi Üretilecek

TCDD Taşımacılık İçin 95 Adet E5000 Lokomotifi Üretilecek - RayHaber
TCDD Taşımacılık İçin 95 Adet E5000 Lokomotifi Üretilecek - RayHaber

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. (TÜRASAŞ) ve TCDD Taşımacılık arasında gerçekleşen, elektrikli lokomotif ve tren setlerinden yük ve yangın söndürme vagonlarına uzanan yeni nesil araçların teslim töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, “Bir zamanlar ‘yapamazsınız’ denilen ne varsa, bugün bir bir hayata geçiriyor, bu gurur tablosuna yeni bir sayfa ekliyoruz” diyerek Türkiye’nin demiryolu sanayisindeki atılımlarına vurgu yaptı.

“Yerli, Milli ve Özgün Üretime Büyük Önem Veriyoruz”

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda, aziz milletin hayallerini gerçeğe dönüştüren, yerli ve milli üretimle ülkeyi küresel bir güç haline getiren bir yolculuğun tam ortasında olduklarını belirtti. Ulaşım, bilişim, savunma sanayi, otomotiv, denizcilik ve demiryolu gibi tüm alanlarda yerli, milli ve özgün üretime büyük önem verdiklerini ifade etti.

“Yapamazsınız Denilen Ne Varsa, Bugün Bir Bir Hayata Geçiriyoruz”

Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin; yerli uydularla, milli elektrikli trenlerle, metrolarla, yerli sinyalizasyon sistemleriyle, savaş uçakları, helikopterler, gemiler ve yerli ve milli otomobil TOGG ile küresel bir ihracat ülkesi haline geldiğini vurguladı. Özellikle 2002 yılından bu yana demiryolu sektöründe atılan adımlarla, sadece bir ulaşım ağının genişletilmesiyle sınırlı kalınmadığını, aynı zamanda yüksek teknolojiye dayalı, tamamen yerli ve milli bir sanayi ekosistemi inşa edildiğini dile getirdi. Uraloğlu, bu ekosistemin sadece Türkiye’nin değil, bölgenin ve dünyanın da dikkatini çeken bir başarı destanına dönüştüğünü söyledi. “Bir zamanlar ‘yapamazsınız’ denilen ne varsa, bugün bir bir hayata geçiriyor, bugün burada, bu gurur tablosuna yeni bir sayfa ekliyoruz” ifadeleriyle Türkiye’nin üretim gücünü gözler önüne serdi.

TÜRASAŞ’ın Eskişehir, Sakarya ve Sivas’taki üretim tesislerinde tamamen yerli mühendislik ve iş gücüyle üretilen araçların, Türkiye’nin demiryolu sanayisindeki liderliğini bir kez daha perçinlediğini belirten Uraloğlu, demiryolunun güvenli, düşük maliyetli ve hızlı oluşuyla ulaşımın vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında, Çin’den Londra’ya kadar ulaşan Demir İpek Yolu’nun Orta Koridoru’nda yer alması nedeniyle, uluslararası yük ve yolcu taşımacılığında stratejik öneminin büyük olduğunu ekledi.

Demiryolu Uzunluğu 13 Bin 919 Kilometreye Ulaştı

Demiryollarını 2002 yılından itibaren başlattıkları gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldıklarını ve öncelikli sektör olarak belirlediklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağının, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştığını açıkladı. Türkiye’nin, Avrupa’nın 6., dünyanın ise 8. yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldiğini belirtti.

Şu anda; Halkalı – Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep ve Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hatları gibi çok önemli demiryolu projelerinin yapımlarına devam ettiklerini dile getiren Uraloğlu, demiryolu ağını 2028’e kadar 17 bin 500 kilometreye yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi. Ancak hedeflerinin sadece ağı genişletmek olmadığını, aynı zamanda bu ağda kullanılacak her bir aracı ve her bir bileşeni yerli ve milli imkanlarla üretmek, teknolojiyi kendi elleriyle şekillendirmek olduğunu vurguladı. TÜRASAŞ’ın bu vizyonun en somut temsilcisi olarak Orta Doğu’nun en büyük raylı sistem araç üreticisi haline geldiğini de ekledi.

TÜRASAŞ Küresel Demiryolu Sektörünün Parlayan Yıldızı

4 Mart 2020’de TÜLOMSAŞ, TÜDEMSAŞ ve TÜVASAŞ’ı birleştirerek oluşturdukları güçlü TÜRASAŞ çatısının, yerli üretimde de büyük bir sinerji oluşturduğunu anlatan Bakan Uraloğlu, yeni nesil lokomotiflerden elektrikli tren setlerine, yük vagonlarından cer motorlarına kadar uluslararası standartlarda üretim yapan TÜRASAŞ’ın, bugün sadece Türkiye’nin değil, küresel demiryolu sektörünün de parlayan yıldızı olduğunu ifade etti.

Yüzde 100 Yerli ve Milli Üretim: E5000 Milli Elektrikli Lokomotif

Bugün teslimi gerçekleştirilecek araçların, yerli ve milli demiryolu sanayisinin geldiği noktayı gözler önüne seren birer başyapıt olduğunu vurgulayan Uraloğlu, özellikle Eskişehir’deki tesislerde üretilen E5000 Milli Elektrikli Lokomotif’in önemine değindi. Bakan, bu lokomotifte dünyada sadece gelişmiş ülkelerin sahip olduğu cer konvertörü, cer kontrol ünitesi, merkezi kontrol ünitesi, cer trafosu gibi araç sürüş ve kontrol sistemlerinin yüzde 100 yerli ve milli olarak tasarlandığını ve üretildiğini belirtti. Bunun, bir ana hat lokomotifi için ilk kez yapıldığının altını çizdi.

E5000 lokomotifinin TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin ihtiyaçlarına uygun olarak; 5 megavat gücünde, saate 140 kilometre hıza sahip, Avrupa Birliği Demiryollarında Karşılıklı İşletilebilirlik (TSI) sertifikalı, yük ve yolcu taşımacılığına uygun yeni nesil bir teknolojinin ürünü olduğunu ifade eden Uraloğlu, cer motorlarının her birinin bin 280 kilovat gücünde olduğunu ve bugüne kadar Türkiye’de tasarlanan en yüksek güçlü cer motoru olma özelliğini taşıdığını belirtti.

TCDD Taşımacılık İçin 95 Adet E5000 Lokomotifi Üretilecek

Lokomotifte bulunan iki adet cer konvertörünün her birinin 2.5 megavat gücünde olduğunu söyleyen Uraloğlu, söz konusu konvertörlerin bir raylı sistem aracı için Türkiye’de tasarlanan en yüksek güçlü yüksek gerilim cer konvertörü olduğunu dile getirdi. TSI sertifikasına sahip olmasıyla aynı zamanda yurt dışı pazarı için yenilikçi bir ihraç ürünü olarak Türkiye teknolojisinin gücünü küresel arenada gururla temsil edeceğini belirtti.

TCDD Taşımacılık için üretilecek 95 lokomotifin ilk 5’ini bugün teslim ederek yeni bir dönemin kapılarını araladıklarını kaydeden Bakan, bu yıl 15 adet lokomotifi daha teslim ederek 2025 yılında toplam 20 lokomotifi hizmete alacaklarını söyledi. Üretimin 2026 yılı içerisinde 30 adet ve 2027 yılı içerisinde de 45 adet lokomotif ile tamamlanarak 95 adet lokomotifin TCDD Taşımacılık filosuna katılacağını aktardı.

Milli Elektrikli Tren Sayısı ve Gelecek Hedefleri

Bakan Uraloğlu, 2023 yılında saatte 160 kilometre hıza sahip ilk milli ve yerli elektrikli tren setlerini hizmete aldıklarını hatırlatarak, “Yeni Sakarya” ismini verdikleri 3 setin şu an Adapazarı-Gebze arasında yolcu taşımacılığı yaptığını söyledi. Bugün teslim edilen 2 setle birlikte demir raylar üzerinde yol kat edecek milli elektrikli tren sayısının 5’e çıkacağını belirtti.

2026 yılı sonuna kadar 17 set olmak üzere toplam 22 set Milli Elektrikli Tren Seti üreteceklerine dikkat çeken Uraloğlu, 2030 yılına kadar da bu setlerin sayısını 56’ya ulaştırarak vatandaşların güvenli ve konforlu ulaşım taleplerini karşılamaya devam edeceklerini kaydetti. Şubat ayında da saatte 225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı tren seti projesinin ilk kaynağını yaparak üretimine başladıklarını anımsatan Bakan, bu proje kapsamında da 2026-2028 yılları arasında 225 kilometre hıza sahip toplam 14 set üretmeyi planladıklarını vurguladı.

Çevre Dostu Teknoloji ve Yangın Söndürme Vagonu

Teslim edilecek araçlar arasında bulunan 2 adet 700T Akülü Manevra Aracı’nın da hem çevre dostu teknolojisi hem de pratik kullanım özellikleriyle demiryolu sektöründe yenilikçi bir çözüm olarak Türk mühendisliğinin gücünü bir kez daha kanıtladığını dile getiren Uraloğlu, bu araçların demiryolu istasyonları, depo alanları ve terminallerde düşük hızlı, kısa mesafeli manevra işlemleri için tasarlandığını söyledi. Sıfır emisyon özelliğiyle çevre dostu bir alternatif sunan bu araçların, dizel lokomotiflere göre düşük işletme maliyeti ve bakım avantajlarıyla dikkat çektiğini belirtti. Uraloğlu, bu yıl itibarıyla prototip geliştirme sürecinin başarıyla sonuçlandığını ve şu an 6 adetlik ilk seri üretimin devam ettiğini aktardı.

TÜRASAŞ tarafından geliştirilen yangın söndürme ve kurtarma vagonunun ise özellikle petrol ve türevlerinin taşınması sırasında oluşabilecek yangın veya patlama gibi acil durumlarda hızlı ve etkili müdahale için tasarlandığını vurguladı. Bakan, “42 itfaiye arazözü ve 9 tankere eş değer olan 92 tonluk yüksek su kapasitesi ve 20 itfaiye arazözü kapasitesine eş değer 4 metreküp köpük sıkma kapasitesiyle olası yangınlardaki kayıp ve zararları en aza indirip güvenliği maksimuma çıkarıyor” şeklinde konuştu.

Ekonomiye Katkı ve Milli Bağımsızlık

Bakan Uraloğlu, söz konusu araçların her birinin, yalnızca birer demiryolu aracı değil; aynı zamanda milletin emeğinin, alın terinin ve teknolojik birikiminin birer sembolü olduğunu vurguladı. TÜRASAŞ’ın 100’ün üzerinde yerli tedarikçiyle iş birliği yaparak gerçekleştirdiği bu üretimin, Türkiye’nin ekonomisine ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladığının altını çizdi.

“Proje kapsamında geliştirilen tüm bileşenler, daha önce Türkiye’de tasarımı yapılmamış, katma değeri yüksek ürünler. Bu bilgi birikimi, demiryolu sanayimizde yerlilik oranını her geçen gün daha da yukarı taşıyor. Artık lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz. Yurt dışına bağımlılığı ortadan kaldırarak, ihtiyacımız olan her türlü raylı sistem aracını kendi imkanlarımızla üretebiliyoruz. Bu, sadece bir sanayi başarısı değil; aynı zamanda milli bağımsızlığımızın göstergesidir. Türkiye Yüzyılı’nda, demiryolu sanayimizi daha da ileriye taşımak için durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

İstanbul’da Açıkhava Konser Mekanları: 2026 Yazında Öne Çıkan Sahne ve Programlar - RayHaber
Tanıtım Yazısı

İstanbul’da Açıkhava Konser Mekanları: 2026 Yazında Öne Çıkan Sahne ve Programlar

2026 yaz sezonuna girilirken İstanbul’da açıkhava konser programları hız kazanıyor. Özellikle açıkhava konser mekanları, hem yerli hem de uluslararası sanatçıların sahne aldığı yoğun takvimlerle dikkat çekiyor. Yaz aylarında artan konser sayısı, dinleyicilerin açıkhavada müzik deneyimine olan ilgisini yeniden öne çıkarırken, İstanbul konser takvimi içinde belirli mekanlar daha fazla öne çıkıyor. 🚆